Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

Siyasi Tahliller
Konu
İndir

Soru: Son günlerde Sudan Halk Kurtuluş Hareketi ile Ulusal Kongre Partisi arasında yarı gerginliğin sürdüğü mülahaza edilmiştir: Muhalefet güçleriyle birlikte Cuba Konferansı yapılmış, kalabalık yürüyüşler ve mitingler düzenlenmiştir…. Oysa Sudan Halk Kurtuluş Hareketi’nin muhalefetin içerisinde değil de hükümet içerisinde olduğu sanılmaktadır. Ardından Selvakir’in Afrika ile Avrupa turları gerçekleşmesi ve Amerikan elçisi “Gration’un” başarısızlığı hakkındaki söylentilerin yayılmasının yanı sıra parlamento, bu hafta içerisinde Sudan Kurtuluş Halk Hareketi’nin muhalefetine rağmen ulusal güvenlik yasasını onaylamış ve bugün de, yani 22.12.2009’da Sudan Halk Kurtuluş Hareketi’nin oturumu boykot etmesine rağmen referandum yasasını da onaylamıştır. O halde Sudan Halk Kurtuluş Hareketi ile Ulusal Kongre Partisi arasındaki bu gerginliğin gerçek bir gerginlik olduğunu söylemek mümkün müdür? Şayet böyleyse Hareket, sadakatini Amerika’dan Avrupa’ya özellikle de İngiltere’ye çevirdiği anlamına mı gelmektedir? Yoksa bu, Amerika’nın çevirdiği sanal bir gerginlik midir?

H. 05 Muharrem 1431

22.12.2009

Soru: Bugünlerde özellikle Avrupa ve Amerika’daki medyada, önümüzdeki 2011 yılında yapılacak devlet başkanlığı seçimlerinde aday olmayacağını açıklayan Hüsnü Mübarek’ten sonra Mısır’ın gelecek devlet başkanı hakkındaki analizler artmıştır. Bu bağlamda Cemal Mübarek, Eymen Nur, Muhammed el-Baraday, Amr Musa… ve başkalarının isimleri geçmektedir. Ancak bu ifadeler arasında en çok ön plana çıkanlar Cemal Mübarek’in yanı sıra Eymen Nur’un şansı olduğunu ifade eden analizlerdir.

Bizler Cemal Mübarek’in babası gibi Amerika’ya sadık olduğunu biliyoruz. O halde özellikle Obama’nın ziyaretinin hemen öncesinde serbest bırakılmış olan Eymen Nur da aynı kafileden midir? Yoksa Eymen Nur Avrupa’nın adamlarından mıdır? Şayet bu doğruysa Avrupa özellikle de İngiltere, yıllardır Mısır’daki güçlü Amerikan nüfuzunun ardından Mısır’da kendisine bir dayanak olmasını mı arzulamaktadır?

H. 28 Zilhicce 1430

15.12.2009

Soru: Yemen’de neler oluyor? Bu, Husiler ile devlet arasında gerçekleşen yerel mezhebi bir çatışma mıdır? Yoksa yerel araçlarla gerçekleşen devletlerarası bir çatışma mıdır? Açıklamanızı rica ediyoruz. Allah sizleri hayırla mükafatlandırsın.

H. 11 Zilhicce 1430

28.11.2009

Soru: Dün, 23.10.2009 günü NATO Genel Sekreteri “Rasmussen”, Obama’nın planı gereği NATO’nun alternatif füze savunma planını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Ayrıca Çek Cumhuriyeti de Polonya’nın kabul etmesinden iki gün sonra bu savunma sisteminin bir parçası olmaya hazır olduğunu teyit etti. O halde bu nasıl olur? Obama, 17.09.2009’da Polonya’ya füze savunma üsleri ve Çek Cumhuriyeti’ne radar üsleri kurmaktan vazgeçtiğini açıklamamış mıdır? Yoksa Obama’nın vazgeçtiğine dair bu açıklaması gerçek olmayıp güvenlik açısından Rusya’yı geçici olarak sakinleştirmeye yönelik bir aldatma mıdır? Şayet böyleyse Amerika, Rusya’nın gücünün büyümesine yönelik hesaplar yapmakta dolayısıyla onu sakinleştirmeyi önemsemekte dolayısıyla da Amerika’nın askeri üstünlüğü sarsılmış ve devletlerarası konjonktüre tahakkümü de zayıflamış mı olmaktadır?

H. 05 Zilkade 1430

24.10.2009

Soru: İran’ı uranyum zenginleştirmesi hususundaki tutumunu değiştirmeye sevk eden şey nedir? Nitekim uzun seneler zenginleştirmenin bir dış ülke yerine İran’da yapılması üzerinde ısrar ederken Cenevre toplantısının, özellikle de bu toplantının akabindeki ikili Amerika-İran görüşmesinin ardından bugün İranlı yetkililer, daha önce reddettikleri şeyi kabul ettiklerini açıkladılar. Bu durumun açıklığa kavuşturulmasını rica ediyoruz. Allah sizleri hayırla mükâfatlandırsın.

H. 16 Şevval 1430

04.10.2009

Soru: Batı Türkistan’daki [Orta Asya: Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Kazakistan ve Türkmenistan] siyasi durumun değişken bir durum olduğu mülahaza edilmektedir. Zira bazen bu yöneticilerin Rusya’nın şemsiyesi altında iken bazen de Amerika’ya doğru hareket ettiklerini görmekteyiz… Ve hakeza. O halde bu cumhuriyetlerdeki mevcut siyasi durumun açıklanması mümkün müdür?

H. 29 Ramazan 1430

19.09.2009

Soru: Celselerimizin birinde ıstılah olarak bidati tartıştık. Kimimiz onu, Şâri’nin emrine yönelik her muhalefet üzerine ıtlak ederken kimimiz de sadece Şâri’nin ibadetlerdeki emrine yönelik muhalefet üzerine ıtlak etmiştir… Bu hususu açıklamanızı rica ediyoruz. Allah sizi hayırla mükafatlandırsın?

H. 28 Ramazan 1430

18.09.2009

Soru: Sahih-il Buhari’de (Cizye Kitabı-Yahudilerin Arap Yarımadası‘ndan Çıkarılması Babında) Ebi Hurayra [Radıyallahu Anh]‘tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Biz mescitte iken Nebi [SallAllahu Aleyhi ve Sellem] çıkageldi ve şöyle dedi:

انطلقوا إلى يهود، فخرجنا حتى جئنا بيت المدراس فقال: أسلموا تسلموا، واعلموا أن الأرض لله ورسوله، وإني أريد أن أجليكم من هذه الأرض، فمن يجد منكم بماله شيئا فليبعه، وإلا فاعلموا أن الأرض لله ورسوله “Haydi Yahudilere gidiyoruz. Bunun üzerine yola düştük. Ta ki Beyt-il Midras’a gelince şöyle dedi: Müslüman olunuz, Müslüman olunuz. Biliniz ki arz Allah’a ve resulüne aittir. Ben, sizleri bu arzdan çıkarmak istiyorum. O halde sizden kimin her neyi varsa onu satsın. Yoksa biliniz ki arz Allah’a ve resulüne aittir.”

Yahudilere ait özel okullar olması şeklinde anlaşılması bakımından bu hadis hususunda kafamız karıştı. Zira kimimiz, bu hadisin Beni Kureyza veya Hayber Yahudilerinden ayrı olarak Yahudilerin varlıklarına ilişkin olduğunu anladı... Bu durumda onlara ait özel okulların olmasında bir sorun yoktur. Kimimiz de onların, Beni Kureyza ve Hayber olaylarından sonra Yahudilerden geriye kalan zimmet ehli kimseler oldukları tercihinde bulundular. Bu da zimmet ehline ait özel okulların olması caizdir demektir. O halde burada bir sorun var! Bu durumun açıklığa kavuşturulmasını rica ediyoruz.

H. 11 Ramazan 1430

01.09.2009

Soru: Türkiye-Suriye sınırına mayın döşenmesi meselesinin hakikati nedir? Nasıl ve ne zaman tamamlanmıştır? Buna dair devletlerarası çatışma ilişkisinin boyutu nedir? Allah sizi hayırla mükâfatlandırsın!

03.07.2009

Soru: 12.06.2009 günü İran’da Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı. Açıklanan resmî sonuçlara göre oyların %62,6’sını şu anki Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad, %33,7’sini rakibi olan Mir Hüseyin Musavî aldı. Diğer iki rakip ise küçük bir oranda oy kazandı. Bunun üzerine Musavî ve taraftarları, seçim sonuçlarına hile karıştırıldığı iddiasında bulunarak Musavî‘nin taraftarları, 15.06.2009 günü, izinsiz protesto yürüyüşleri ve gösteriler düzenledi. İran güvenlik güçlerinin, göstericileri dağıtmak istemesiyle de açıklandığı üzere Tahran’da yedi kişinin ölümüne ve 29 kişinin yaralanmasına yola açan isyan ve şiddet eylemleri baş gösterdi.

O halde bu olaylar, İran’da devletlerarası bir çatışmanın meydana geldiğini mi göstermektedir? Yoksa bu, görev paylaşımına yönelik güç odakları arasındaki içsel bir çatışma mıdır? Ayrıca Amerika ve Avrupa’nın bu olaylardaki varlık boyutu nedir?

H. 25 Cumâde’s Sânî 1430

18.06.2009

Soru: Mucize, sadece nebilere ve resullere ait olan harikulade olaylardır. Ancak alimler, sık sık “keramet” kelimesini tekrarlıyorlar, onu pek çok şekilde tanımlıyorlar ve bir çok ayeti ve hadisi de bunlara delil olarak getirmeye çalışıyorlar. Soru şudur: Keramet diye bir şey var mıdır? Varsa nedir? Eğer varsa bu mesele hususunda yeterli bir açıklama istiyoruz. Eğer yoksa mesela Ashab-ı Kefh, Ashab-ı Uhdud, Ömer İbn-ul Hattab’ın, “Ey Seriye, dağa doğru!” sözünün yanı sıra Sa’d İbn-u Ebi Vakkas’ın Dicle Nehri’ndeki kıssasına ve bu husustaki pek çok örneklere nasıl bir cevap vereceğiz?

H. 20 Cumâde el-Âhir 1430

13.06.2009

Soru: Burada kimi insanlara isabet eden ve cinlere atfettikleri bir takım hastalıklar var. Keza cinleri gördüğünü, onları işittiğini, onlara emirler verdiğini, pek çok işi onların yardımıyla gerçekleştirdiğini veya onların insanların hizmetine verildiğini iddia eden kimseler de var. O halde insanlar ile cinler arasında hissedilen somut bir ilişki var mıdır?

H. 18 Cumâde el-Âhir 1430

11.06.2009

Soru: Daha önceleri utanılarak araştırılırken bu günlerde açıkça yaygınlaşan bilimsel araştırmalar vardır ki bunlar, “embriyonun dondurulması ve bebeğin cinsiyetinin belirlenmesidir.” Artık bunlar, Batı ülkelerinde satılan bir eşya haline geldi, ardından Müslümanların beldelerine sirayet etti ve sadece bilimsel bir araştırma olarak kalmanın ötesinde bazı Müslümanların bunlarla ilgilenmeye yönelmesi boyutuna dayandı. O halde bu iki husus hakkındaki şer’î hüküm nedir? Allah, sizleri hayırla mükâfatlandırsın.

H. 18 Cumâde’s Sânî 1430

11.06.2009

Soru: Kuzey Kore, 25.05.2009 günü, başarılı bir nükleer deneme gerçekleştirdiğini duyurdu. Daha önce de 08.05.2009 günü, nükleer gücünü güçlendirme tehdidinde bulunmuş, Obama yönetimini kendisine karşı saldırgan eylemleri sürdürmekle suçlamış ve altılı mütarekelere dönmeyi reddetmişti. 27.05.2009’da ise kendisinin, “Amerika ile arasında imzalanan barışa bağlı kalmayacağını ve bunun da Güney Kore’nin nükleer silahların yayılmasını engellemeye yönelik Amerikan güvenlik girişimine katılmasına bir tepki olduğunu” açıkladı. [el-Cezîra / 31.05.2009]

O halde bu olaylar karşısındaki devletlerarası tutumun hakikati nedir? İşler, gerginlik yönünde bir savaşın patlak vermesi eşiğine doğru mu gidiyor? Yoksa savaş, uzak bir ihtimal olup işler, tekrar müzakerelere mi dönecektir

H. 07 Cumâde’s Sânî 1430

31.05.2009

Soru: Geçenlerde medya organları, malî krizin en kötü dönemlerinin sona erdiği, bazı Batılı devletlerinin ekonomilerinde iyileşme belirtileri görünmeye başladığı ve bunun da harcanan çabaların ilk meyvesi olduğu şeklindeki basın şirketlerinin tahminlerini yayınladılar. Bu basın raporları, borsa ve banka karlarına ilişkin ekonomi ve siyasî uzmanlarının iyimser görüşlerine ve petrol fiyatının yükselişe geçmesinin de küresel ekonominin en düşük seviyeleri gördüğünün ve iyileşmeye başladığının bir göstergesi olduğunu, bunun da petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtığı şeklindeki sözlerine yer verdi! O halde ekonomide bir iyileşme olduğu doğru mudur? Şayet böyle değil, bunlar da küresel malî sisteme olan güveni geri kazandırmaya yönelik sırf medya şişirmesi ise; o halde borsalardaki hisse senetleri ile emtia ve petrol fiyatının yükselmesindeki bu görünümleri ortaya çıkaran nedir?

H. 06 Cumâde’s Sânî 1430

30.05.2009

Soru: 19.05.2009’da Sri Lanka Devlet Başkanı Mahinda Rajapaksa, televizyon kanalında: “Vatanımız, terörist ayrılıkçılardan tamamen kurtulmuştur” diyerek Hükümetinin Tamil Kaplanları savaşçılarına karşı zaferini ilan etti. Devlet televizyonu da Hükümet ile Tamil Kaplanları arasında yaşanan çarpışmaların durmasından sonra Tamil Kaplanları savaşçılarının liderinin cesedini gösterdi. Genelkurmay Başkanı Sarath Fonseka, bu olayı şu sözüyle değerlendirdi: “Birkaç saat önce ülkeyi tahrip eden teröristlerin lideri Vellupillai’nin cesedi bulundu.” Devlet Başkanı ise, “Amacımız, Tamilli sakinlerini isyancıların pençesinden kurtarmaktır. Şu anda bizlere düşen, bu özgür ülkede hep birlikte yaşamaktır” diyerek tedirgin olan Tamilli sakinlerinin korkusunu yatıştırmaya çalıştı.

O halde Sri Lanka’daki çatışmanın gerçeği nedir? Bu, yerel mi yoksa bölgesel mi yoksa devletlerarası bir çatışma mıdır? Bu çatışmanın sonucu, kimin lehinedir? Artık adadaki çatışmanın sona erdiğini veya uzantısı olacağını söylemek mümkün müdür?

H. 28 Cumâde’l Ûlâ 1430

23.05.2009

Soru: Bizler, Kitleleşme kitabının 6. sayfasının son kısmında şöyle diyoruz: “İslamcı hareketler üzere kaim olanlar, açık-genel bir şekilde İslam’a davet ediyorlar…”

Soru şudur:

a-  Açık-genel bir şekilde İslam’a davet etmek ne demektir? Örneklerle birlikte bu nasıl olmaktadır?

b-  Hareketlerin İslam’a açık-genel şekilde davet etmelerinin caiz olmadığına dair deliller nedir?

H. 21 Cumâde’l Ulâ 1430

16.05.2009

Soru: Ekonomik kriz, tüm dünyayı yiyip bitirmeye devam etmektedir. Mesela Amerika’nın birçok devlete özellikle de Çin’e büyük borçları vardır. O halde Amerika, dolar basarak Çin’e olan borçlarını kapatabilir mi yoksa IMF kanunları buna engel mi olur?

21 Cumâde’l Ulâ 1430

16.05.2009

Soru: İçtimai Nizam kitabının “Kadına Bakmak” bölümünde şöyle geçmektedir: “Bir kadınla evlenmek isteyen kimse, halvette bulunmaksızın ona bakabilir. Câbir, Resulullah [SallAllahu Aleyhi ve Sellem]‘in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

إذا خطب أحدكم المرأة فإن استطاع أن ينظر إلى ما يدعوه إلى نكاحها فليفعل. قال: فخطبت امرأة فكنت أتخبأ لها حتى رأيت منها ما دعاني إلى نكاحها فتزوجتها “Sizden biriniz bir kadınla evlenmek istediğinde, onu nikahlamaya götürecek yere bakma imkânı varsa yapsın.” [el-Hâkim tahriç etti ve Muslim’in şartına göre sahih dedi]

Yine 48. sayfanın sondan bir önceki paragrafında şöyle geçmektedir: “Yani mümin erkeklerin gözlerini sakındırmaları vaciptir. Ancak dünürcü erkekler müstesnadır. Zira bunlar, dünürcü olmak istedikleri kadınlara bakabilmeleri için gözlerini sakındırmayabilirler. “

O halde nişanlıdan maksat nedir? Kadınla nişanlılık sonrası mı yoksa kadınla nişanlılık öncesi midir? Eğer kadınla nişanlanılması öncesiyse nişanlı, bir kadın üzerinde karar kılana kadar bir o kadına bir bu kadına bakan kimse mi yoksa muayyen bir kadını nişanlamaya karar veren kimse midir?

H. 09 Rabi-ul Sani 1430

04.04.2009

Soru-1: 30.03.2009 Pazartesi günü, Arap Zirvesi Konferansı‘nın 21.‘si düzenlendi. Kararlaştırıldığı üzere iki gün sürmesi yerine konferans, aynı gün tamamlandı. O halde bu konferansın arkasında ne vardır ve kararlarının etkinlik boyutu nedir?
Soru-2: Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 23.03.2009’da, Irak’a iki günlük bir ziyarette bulundu. Bu ziyaret, otuz üç yıldan bu yana bir Türk Cumhurbaşkanı‘nın ilk ziyaretidir. Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve Başbakan Maliki’nin yanı sıra Bölgesel Kürt Hükümeti’nin Başbakanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi. Neçirvan Barzani, Türkiye Cumhurbaşkanı‘nın kendisi ile bir araya gelmesinin, Türkiye tarafından Kürdistan Bölgesi’nin tanınmasıdır şeklinde bir açıklama yaptı. [Habertürk Kanalı / 25.03.2009] Ayrıca Talabani, Türkiye Cumhurbaşkanı ile düzenlediği basın toplantısında şöyle dedi: “PKK, ya silahı bırakmalı yada çekip gitmelidir.” [Radyo Sava / 23.03.2009] O halde bu, Türkiye’nin Irak Devleti’nin içerisinde olmak üzere Irak Kürdistan Bölgesi’ni tanıması karşılığında Türkiye’deki PKK’nın Irak’taki varlığının sona erdiği anlamına mı gelmektedir? Dolayısıyla Irak Kürtleri, Amerika’nın kendilerine verdiği Irak’tan bağımsız bir devlet sözünden ümit mi kestiler? Ayrıca bu, devletlerarası boyutlu bir ziyaret midir, yoksa Irak ile Türkiye arası ilişkilerle mi sınırlıdır?
Suru-3: Şeyh Şerîf Ahmed, Somali Devlet Başkanı oldu. O halde bu, iki sene önce olduğu gibi İslâmî Mahkemeleri’nin Somali’ye geri döndüğü anlamına mı gelmektedir? Eğer durum bu şekilde ise İslâmî Mahkemelerden olduğu veya ona yakın olduğu halde ne diye Mücahit Gençler Hareketi, ona karşı durmaktadır? Eğer Şeyh Şerîf, inhirafa uğramış ve Mücahit Gençler Hareketi de bu değişiminden dolayı ona karşı duruyorsa bu Mücahit Gençler Hareketi’nin sadık ve muhlis bir hareket olduğu anlamına mı gelmektedir?

H. 06 Rabî-us Sanî 1430

01.04.2009

Page 17 of 18 pages « First  <  15 16 17 18 >