Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Soru-Cevap
Namazda Aralıklı Durmak Bidattir!

Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata İbn Halil Ebu Raşta Tarafından Facebook Sayfası Takipçilerinin “Fıkhî” Sorularına Verilen Cevaplar Silsilesi


Namazda Aralıklı Durmak Bidattir!
Erkek ve bayan kardeşlerim; (Ferid Saad, Useyd Selim, Safa Muhammed, Hassan Yaser, Nasır İslam ve El-Riyahi Ebu Fatıma’ya)

Hakkında sormuş olduğunuz Cuma namazı hakkındaki cevap aşağıdaki şekildedir:

1-Daha önce, yani H. 02 Şaban 1441 M. 26/03/2020 tarihinde Cuma namazı hakkında bir cevap yayınladığımız gibi yine aynı şekilde H. 18 Şaban 1441 M. 11 Nisan 2020, sonra H. 17 Şevval 1441 M. 08/06/2020 tarihinde de yayınladık. Dolayısıyla bunlar, sizin sorularınız için yeterlidir. Nitekim bu cevaplarda şöyle geçmektedir. 

Birincisi: H. 02 Şaban 1441 M. 26/03/2020 tarihindeki cevabımızda şöyle geçmektedir:
(…Cuma namazına gelince; Cuma namazı farzı ayndır. إِذَا نُودِي لِلصَّلاَةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ “Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın.”[Cuma 9] Ayetteki emir, farziyet ifade eder. Mubah bir işten nehyeden bir karinenin varlığı, talebin kesin olduğunun delilidir. El Hâkim, Müstedrek Ala Sahihayn adlı eserinde Tarık b. Şihab’tan, Ebu Musa’dan rivayet ettiğine göre Nebi SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: الْجُمُعَةُ حَقٌّ وَاجِبٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ فِي جَمَاعَةٍ إِلَّا أَرْبَعَةٌ: عَبْدٌ مَمْلُوكٌ، أَوِ امْرَأَةٌ، أَوْ صَبِيٌّ، أَوْ مَرِيضٌ “Cuma namazı kılmak; köle, kadın, çocuk ve hasta hariç, her Müslümana vaciptir.” [El Hâkim, hadis şeyhaynin şartına göre sahihtir dedi] Cuma namazı, korku içinde olana da farz değildir. Zira İbn Abbas Radıyallahu Anhuma, Nebi SallAllahu Aleyhi ve Sellem’den rivayet ettiğine göre مَنْ سَمِعَ النِّدَاءَ فَلَمْ يُجِبْهُ فَلَا صَلَاةَ لَهُ إلَّا  مِنْ عُذْرٍ، قَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ وَمَا الْعُذْرُ؟ قَالَ: خَوْفٌ أَوْ مَرَضٌ “Kim, ezanı işitir de bir özrü olmadığı halde icabet etmezse, onun namazı yoktur.” Sahabe: Ey Allah’ın Rasûlü özür nedir? Diye sordu. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem de “Korku ve hastalık” yanıtını verdi.” [Beyhaki, Süneni Kübra’da tahriç etti] Buna göre Cuma namazı, hakkında istisna kılıcı şeri bir nassın gelmiş olduğu kimseler hariç her Müslümana farzdır…) Bitti.

İkincisi: H. 18 Şaban 1441 M. 11 Nisan 2020 tarihindeki cevabımızda şöyle geçmektedir:
(... Subhanehu şöyle buyurmuştur: يَا أيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَاةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ  “Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.”[Cuma 9] Dolayısıyla mani olunmaksızın namaza koşar. فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ “Hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın.” Dolayısıyla Müslüman, namaz için koşar, kendisine mani olunmaz… Yani Cuma namazı, evler gibi engellemenin caiz olduğu özel yerlerde kılınmaz… Bu nedenle cevapta, yöneticilerin camileri kapatmasının ve oralarda namazı yasaklamalarının caiz olmadığı, bu yöneticiler için büyük bir günahın olduğu ifadesi yer aldı. Buna göre yöneticiler, camide Cuma namazı kılınmasını yasaklarsa ve evlerden başka da namaz kılınacak bir yer yoksa, o zaman evde dört rekat öğle namazı kılınır. Bu durumda cevapta da belirtildiği gibi camileri kapatan devlet, büyük bir günah işlemiş olur.
Sebeplere tutunma konusuna gelince, doğrudur, ama tabii ki Şeriata aykırı davranmadan. Burada hasta birinin Cuma namazına gitmemesi, sağlıklı kişilerin gitmesi sebeplere tutunmadır… Soru cevapta, sağlıklı kişilerin namaz kılması için camilerin kapatılmaması, bulaşıcı hastalığa sahip hastaların namaza katılımını önlemek için tedbirlerin alınması gerektiği konusunda yeterli açıklayıcı net bilgi mevcut… Sağlıklı insanlar, korona hastası olabilir ama semptomları görünmeyebilir, bu yüzden herkes camilerden alıkonulur yani yeryüzü sakinlerine camiler yasaklanır denilmez. Çünkü bu söylem, hüccete hatta zannı galibe bile dayalı değildir!!...) Bitti. 

Üçüncüsü: 08/06/2020 tarihindeki cevabımızın sonunda şöyle geçmektedir:
(Altıncısı: Yukarıdakilerin özeti şu şekildedir:
1- Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in namaz için açıkladığı keyfiyeti değiştirmek, bidat sayılır. Bu durumdaki şeri hüküm şöyledir; sağlıklı biri, her zamanki gibi arada boşluklar olmadan yapışık saflarda namaz kılmak için camiye gider. Bulaşıcı hastalıklı biri camiye gitmez, dolayısıyla başkalarına bulaştırmaz.
2- Eğer devlet camileri kapatır, sonra da sağlıklı insanların Cuma ve cemaat namazları için camilere gitmesini yasaklarsa, Cuma ve cemaat namazını iptal etmesinden ötürü büyük bir günah işlemiş sayılır. Camiler, Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in açıkladığı gibi namaz için açık kalmaya devam etmelidir.
3- Keza devlet, Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in belirlediği keyfiyete uygun olarak namaz kılanları namazdan alıkoyarsa, dahası, özellikle de semptomları olmadan bulaş korkusuyla yanındakinden bir ya da iki metrelik mesafeyi namaz kılana zorunlu tutarsa, yine büyük bir günah işlemiş sayılır.
Bu konuda benim tercih ettiğim şeri hüküm budur. Allah en iyisini bilir ve en iyi hüküm verendir… Allah’tan Müslümanları işlerinin en düzgün olanına hidayet etmesini, emrettiği gibi Allah Subhânehu ve Teâlâ’ya ibadet etmelerini, Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in yoluna bağlanmalarını, sapmadan Raşidi Hilafetin kurulması ile Hanif Şeriatı ikame etmelerini diliyorum… Şüphesiz bunda Allah’ın izniyle iyilik ve zafer vardır. Yeryüzünde ve gökyüzünde hiçbir şey O’nu aciz bırakamaz. O, Aziz ve Hâkimdir.) Bitti.

Dördüncüsü: Yukarıda geçenlerden de anlaşıldığı üzere Cuma, farzı ayndır. Dolayısıyla cumanın, daha önceki cevaplarımızda açıkladığımız gibi safların şeri olarak sık tutulmasıyla birlikte Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in rükunlarını ve sıhhatinin şartlarını açıkladığı şekliyle eda edilmesi gerekir… Otoritenin bu şekilde kılınmasını engellemesi halinde otorite büyük bir günah işlemiş olur. İster bu devletin camileri kapatması şeklinde olsun isterse şeri olarak kılınmasını yasaklaması şeklinde olsun fark etmez…
Çünkü Cuma, fazı ayndır. Dolayısıyla mükellef olan tüm Müslümanların, ona koşması ve rükünleri ve sıhhatinin şartlarıyla birlikte saflarını sıklaştırarak şeri olarak cumayı eda etmesi gerekir… Şayet fiziksel bir engelden veya zalim bir yöneticinin cumanın şeri olarak kılınmasını engellemesinden, dahası namaz kılanlara aralıklı durmayı dayatarak bidat işlemeye zorlamasından dolayı bunu yapmaya güç yetiremiyor ve namaz kılan da bunu engelleyemiyorsa, onu gücü yettiği kadarıyla eda etmesi gerekir ve zalim yönetici ise günah işlemiş olur…   
Buhari ve Müslim Rahımehumullahu Teala, Ebi Hureyre Radıyallahu Anhu’dan tahriç ettiklerine göre Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: وَإِذَا أَمَرْتُكُمْ بِأَمْرٍ فَأْتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ “Size bir şeyi emrettiğimde de onu, gücünüz yettiği ölçüde yerine getiriniz.” [Lafzı Buari’ye aittir.] Şayet bir Müslüman, (farzı ayn) Cuma namazını safları sıkı tutarak kılmaya güç yetirebiliyorsa, bu şekilde kılması vaciptir. Çünkü gücü yettiği halde namazı aralıklı kılmak bidattir. Yok eğer gücü yetmiyorsa otorite günah işlemiş olur. Bu durumda namazı gücü yettiği şekilde kılmalıdır. Nevevî “Ölümü: H. 676” (el-Minhâc Şerhu Sahîh-i Müslim b. Haccâc) adlı kitabında, lafzı Müslim’e ait olan bu hadisin şerhinde şöyle demiştir: Ebi Hureyra’dan Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: فإذا أَمَرْتُكُمْ بِشَيْءٍ فَأْتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ “Size bir şeyi emrettiğimde de onu, gücünüz yettiği ölçüde yerine getiriniz.” Dolayısıyla bu, İslam’ın önemli kaidelerinden ve Sallallahu Aleyhi ve Selem’e verilen Cevâmiu’l-kelim’den bir tanesidir. Dolayısıyla da buna, çeşitleriyle birlikte namaz gibi sayısız hükümler girer. Dolayısıyla bazı rükunlarını ve bazı şartlarını yerine getirmekten aciz kalması durumunda geri kalanları yerine getirir…Allah daha iyisini bilir.] Bitti.   

Beşincisi: Soru soran kardeşlerimin üzerine düşen, farzı ayn olmasından dolayı Cuma namazına koşmalarıdır. يَا أيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَاةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ  “Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.”[Cuma 9] Nebi Sallallahu Aleyhi ve Selem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: الْجُمُعَةُ حَقٌّ وَاجِبٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ فِي جَمَاعَةٍ إِلَّا أَرْبَعَةٌ: عَبْدٌ مَمْلُوكٌ، أَوِ امْرَأَةٌ، أَوْ صَبِيٌّ، أَوْ مَرِيضٌ“Cuma namazı kılmak; köle, kadın, çocuk ve hasta hariç, her Müslümana vaciptir.” [El Hâkim, hadis şeyhaynin şartına göre sahihtir dedi.] Dolayısıyla Cuma namazı, Rasul Sallallahu Aleyhi ve Selem’in açıkladığı şekilde saflar sıkı tutularak kılınmalıdır. Şayet otoritelerin engellemesinden ve onları aralıklı durmaya zorlamasından dolayı bunu yapmaya güç yetiremiyorlarsa, güçleri yettiği şekilde kılmaları ve Allah’ın lütfu ve yardımıyla eksiksiz bir şekilde şeri hükümleri tatbik edecek olan Raşidi Hilafeti ikame etmek için ciddi bir şekilde çalışmaları gerekir…
Bunun yeterli olduğunu ümit ediyorum. En iyi bilen ve hüküm veren Allah’tır.

 

H. 27 Saferul Hayr 1442

   
14.10.2020
   



...:-

Namazda Aralıklı Durmak Bidattir!