Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Amerikan Yedek Güçleri İçin Kuveyt Askeri Bir Üs Olarak Kullanılıyor

Çeşitli medya organları Kuveyt Hükümeti Başkanının ABD’ye ve ülkede bulunan Andrews askeri üssüne yaptığı ziyaretin haberini ve bu ziyaret sırasında Amerika Başkan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Amerika Ordusu Genelkurmay Başkanı ile yaptığı görüşmelerin haberini yayınladı. Yine medya organları yapılan görüşmelerde Amerikan güçleri Irak’tan çekildikten sonra Kuveyt’te bulunan Amerikan güçlerinin geleceğiyle ilgili durumun ele alındığını kaydetti. Bu görüşmeler esnasında Amerika Ordusu Genelkurmay Başkanı ‘Amiral Mullen’ bölgede bulunan Amerikan güçlerine sağladığı kolaylıklardan ve sunduğu yardımlarından dolayı Kuveyt’e teşekkür etti. Öte yandan 30 Eylül 2011 tarihli Al Kabes gazetesi ise ‘Yedek güçleri için askeri üssün kurulması hakkında Amerikan talebi ile ilgili bilgiler’ başlıklı konuda şöyle geçti: ‘ABD; yedek güçleri ve askeri eğitim için Kuveyt’in askeri üs görevini yapmasını önerdi. Bu güçler sene sonunda Amerikan güçlerinin gerçekleştireceği çekilme işlemlerinden sonra Irak’ta olayların akışına göre bölgede Amerikan kara kuvvetlerinin artırılması söz konusu olduğunda Kuveyt’e yerleştirilecektir.’

Bütün bunlardan anlaşılıyor ki Amerika kendi güçlerinin büyük bir kısmını Irak bataklığından kurtarıp ona yakın bir yerde (Kuveyt’de) konuşlandırmayı planlıyor. Böylece bu güçler hem Bahreyn’de bulunan deniz filosuna hem de Katar’da konuşlandırılan ‘Al-seyliye’adlı askeri üssüne yakın olacaktır. Ayrıca bu güçler için Kuveyt’i, askeri bir üs olarak kullanmanın ardından bu güçlerin işlerinin kolaylaşması için ona lojistik ve güvenlik yardımlar da yapılacaktır. Zira Amerika Kuveyt’in davranışı ve iyi yardımlarından dolayı durmadan ona teşekkür ediyor.

Amerika Irak’taki durumunu gizlemek için manevralar çevirirken, sıkılmadan çekinmeden ona bağlı güçlerinin Kuveyt’te tekrar konuşlandırılmasını tasarlıyor. Bu ise bazen Irak hükümetinin Amerikan güçlerinin kalış süresinin uzatılmasını talep etmesi bahanesiyle ve bazen de destek ve eğitim gerekliliği bahanesiyle olmaktadır. Gerçekten de Kuveyt’te utanmadan kendi güçlerini konuşlandırırken hiçbir engel ile de karşılaşmamaktadır. Sanki Kuveyt onun arka bahçesi yada ucu bucağı gözükmeyen bir çöl haline gelmiştir ki güven içinde Amerikan güçleri istediği zaman gelip yerleşsin! Ve sanki Amerika’nın geçen yüz yılın doksanlı yıllarında yerleşmesi ve bunun yüzünden bölgeye, Müslüman beldelerine ve kanlarına getirdiği felaketler yetmemiş gibi şimdi de buna Amerika’nın Irak ile ilgili işgalini ve nüfuzunu pekiştirmek için ona yardım etmek de eklendi.

Ey Müslümanlar!

Amerika ile girdiği ilişkilerden dolayı bu memleketin durumunun ne hale geldiğini gördükçe yüreklerimiz sızlıyor. Amerikan askeri üsleri her tarafta, uzun vadeli ve sık sık uzatılan güvenlik antlaşmaları, askeri güçler için geçişler, Irak’ın işgalini kolaylaştırmalar ve bu işgali desteklemeler, daha neler neler… bizi daha çok üzen şey ise bütün bu musibetlerin ve felaketlerin sorgusuz sualsiz geçmesi, bunun hakkında ne tartışmalar var, ne sorgulama var ve ne de protestolar var! Şayet Amerika’nın bu konu ile ilgili durumu, İslam’a ve Müslümanlara duyduğu düşmanlık bize malum değilse bu bir felakettir, yok eğer bu durum bizim için malum ise Allah’a yemin olsun ki bu hal daha korkunç bir felakettir.

Ey Müslümanlar!

Amerika’nın ve diğer kafir devletlerin ülkemize hakim olması şüphesiz büyük bir münker ve cürümdür, Allah [Subhânehu ve Te’alâ] şöyle buyurmuştur: وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلًا Allah kafirler için müminler aleyhine asla bir yol vermeyecektir. Nisa 141, ülkemizin Müslüman beldeleri işgal etmek üzere askeri üs ve hareket noktası olarak kullanılması da büyük bir münker ve cürümdür, Allah [Subhânehu ve Te’alâ] şöyle buyurmuştur: وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوَى وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ İyilik ve (Allah’ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın Maide 2, Amerikan ordusuna lojistik destekler sağlamak da büyük bir cürümdür, Allah [Subhânehu ve Te’alâ] şöyle buyurmuştur: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَاءَ Ey iman edenler! benim de düşmanım, sizin de düşmanınızı dost edinmeyin. Mümtehine 1 ve Müslümanların katledilmesi, yurtlarından çıkartılması ve korkutulması hususunda kafirlere ortak olmak da büyük bir münker ve cürümdür, Allah [Subhânehu ve Te’alâ] şöyle buyurmuştur: وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمًا Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebediyyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır. Nisa 93.

Acaba Cebbar, Büyük ve Yüce olan Allah [Subhânehu ve Te’alâ] bu münker ve cürümlere karşı ne yaptık diye bize sorduğunda cevabımız ne olacak? Zira Allah [Subhânehu ve Te’alâ] iyiliği emretmeyi ve kötülükten menetmeyi Müslümanlar üzerine farz kılmıştır. Resulullah (صلى الله عليه وسلم) da şöyle buyurmuştur: Eğer iyiliği emredip kötülüğü menetmezseniz Allah size katından öyle bir azap getirir ki dua etseniz bile onu kabul etmez. Tirmizi süneni.

Her Müslümanın yapması gereken şey Amerikan hegemonyasına karşı çıkmak ve reddetmektir. Güvenlik antlaşmalarına karşı çıkmak ve reddetmektir. Amerika ile yapılan askeri işbirliğine karşı çıkmak ve reddetmektir. Amerikan güçlerine sağlanan kolaylıklara karşı çıkmak ve reddetmektir. Bunu da; yazarlar, milletvekilleri ve imamlar gibi herkes imkanına ve durumuna göre yapmalıdırlar.

Ey Müslümanlar!

Amerikan hegemonyasından ve hakimiyetinden kurtulmak ancak onunla ve başkasıyla yapılan askeri anlaşmaların kaldırılmasıyla ve siyasi ilişkilerin iptal edilmesiyle olur. Bu da yöneticilerin görevidir. Yok eğer yöneticiler bunun tersini istiyor ve yapıyorlarsa, o halde nübüvvet üzere Raşidi Hilafet’ten başka kurtuluş yoktur. Zira bu devlet söylediğini yapar ve yaptığının arkasında durur, Alemlerin Rabbini razı eder ve Amerika’nın değil Müslümanların işlerini gözetler. Resulullah (صلى الله عليه وسلم) da şöyle buyurmuştur: Şüphesiz imam -halife- bir kalkandır. Onun arkasında savaşılır ve onunla korunulur. Müslim sahihi. Allah [Subhânehu ve Te’alâ] şöyle buyurmuştur: إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Resûlüne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak “İşittik ve itaat ettik” demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir. Nur 51.

H. 10 Zilkade 1432

 

Hizb-ut Tahrir

08.10.2011
 

Kuveyt Vilayeti

 


...:-
  • Başarısız ve Yalancı Politikadan Tek Çıkış Yolu İslam’dı

  • Hizb-ut Tahrir / Amerika’nın “Müslümanın Zihnine Saldırı” Başlıklı Düzenlediği Hilafet Konferansı

  • Tavizci, Peşkeşçi, Bozguncu ve İşbirlikçi (Güvenlik Koordinasyon) Yönetim, Büyük Hilafet Projesi Düşmanı ve İslam Karşıtı Kâfirlerle Aynı Cenahtadır

  • Mücrim Yönetim, Filistin’in Kurtuluşunun Yegâne Yolu Olan Hilafet Çağrısı İle Mücadele Etmektedir

  • Zorlama, Mesajımızı Susturamayacak

  •