Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Müslümanları Dinleri Noktasında Aşağılamaya Dönük Medya Kampanyası

Müslümanlar bir kez daha bir taraftan dinleri noktasında incitilmelerini ve aşağılanmalarını hedef almaya diğer taraftan da toplum içerisinde birlikte yaşadığı gayrimüslimlerden olan insanlarla ilişkilerini ifsat etmeye dönük medya kampanyasına maruz kalmışlardır.

Medya, Müslümanların Nasranilerin bayram kutlamalarına katılması meselesini kışkırtmaktadır. Şimdi bu mesele hakkındaki şeri hükmü açıklamadan önce bu medya kampanyasına bir cevap vermek için açık bir şekilde aşağıdaki hususları dile getiririz:

Birincisi: İslam, insanların geneliyle olan muamelede adalete ve iyiliğe çağırmasının yanı sıra tüm durumlarda da İslam ahlakına ve değerlerine bağlı kalmaya çağırdığı bir sırada ancak hiç şüphesiz kafirlerin akideleri ve dinleriyle olan ilişkide onların bayram kutlamalarını Müslümanlara yasaklamaktadır ve bu iki mesele arasında da hiçbir çelişki yoktur.

İkincisi: Şeri hükümler, ne kafirlerin arzularına ne medyalarının baskılarına ne dernek kurucularının arzularına veya maslahatlarına veya bağlantılarına boyun büker. Dolayısıyla Muhammed [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]‘in haram kıldığı kıyamet gününe kadar haram olduğu gibi Muhammed [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]‘in helal kıldığı da kıyamet gününe kadar helal olup herhangi birinin şeri hükümleri değiştirmesi veya bu dünyadaki herhangi bir mahluku hoşnut etmek için yada ondan korktuğundan dolayı nasları bir kenara atması caiz değildir.

Ey Müslümanlar!

Gayrimüslim olan Nasraniler bu günlerde inançlarından dolayı İsa İbn-u Meryem [Aleyhi’s Selam]’ın doğumunu kutlamaktadırlar. Ancak Müslümanlar, kafirlerin bayramlarının kutlanmasının haram olduğunu bildiklerinden dolayı bundan kendilerini uzaklaştırmaktadırlar. Ama ister onlara benzemek için olsun isterse onları güzellikle taklit etmek için olsun bazı Müslümanların evlatlarının, bu kutlamalara katıldıklarını yada bu bayramların ve taklitlerin tahrif olmuş sapık Nasrani akidesiyle olan bağlantısını idrak edemediklerini görünce Müslümanın kalbi hüzünlenmektedir.

Şeriat Müslümanlar için özel bayramlar belirlemiştir ki bunlar, el-Fıtr ve el-Adha günleridir. Nitekim Nesai, Enes’den şöyle dediğini rivayet etmiştir:

قدم النبي صلى الله عليه وسلم المدينة ولهم يومان يلعبون فيهما فقال: أبدلكم الله تعالى بهما خيراً منهما، يوم الفطر والأضحى “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Medine’ye geldiğinde onların oynayıp eğlendikleri iki günleri vardı. O, şöyle buyurdu: Allah bu iki gününüzü onlardan daha hayırlı olan diğer iki günle değiştirmiştir ki bunlar, el-Fıtr ve el-Adha günleridir.”

Bu, Müslümanlar için sadece iki bayramın olduğuna dair Resul [Aleyhi’s Salatu ve’s Selam]‘dan gelen bir nastır ki bu bayramlar, el-Fıtr ve el-Adha günleridir ve bu iki bayram cahiliyye bayramlarını iptal etmiştir. Dolayısıyla bu Iyd-ul Fıtr ve’l Adha, ibadette, itaatte ve Allahuteala’nın emirlerine uymada Allah’ı birleyen Müslümanların akidesiyle ilişkilidir.

Genelde Nasranilere özelde ise Batılılara ait olan doğum günlerine gelince; İsa İbn-u Meryem [Aleyhi’s Selam] hususunda sapık ve tahrif olmuş akidelerinden kaynaklanan bir kutlama olup buna, eski putperest Roma gelenekleri de karışmıştır. Dolayısıyla bir Müslümanın, bunların sapık oldukları ve sahiplerinin de kafir olduklarıyla ilgili bir şüphesi yoktur. Nitekim Allahuteala, şöyle buyurmaktadır:

لَّقَدْ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوۤاْ إِنَّ ٱللَّهَ ثَالِثُ ثَلاَثَةٍ “Andolsun Allah, üçün üçüncüsüdür diyenler de kafir olmuşlardır.” [Maide 73]

Ve Azze ve Celle, şöyle buyurmaktadır:

لَّقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَآلُواْ إِنَّ اللّهَ هُوَ الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ “Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesih’tir diyenler andolsun ki kafir olmuşlardır.” [Maide 17]

Ayrıca Nasraniler bu bayramlarında, evleri, iş yerlerini, okulları ve sokakları süsledikleri gibi Kilise ve benzeri yerlerde genel ve özel partiler düzenlemekteler, birbirleriyle hediyeleşmekteler ve bu vesileyle kutlama yapmak için dini ilahiler söylemektedirler.

Ey Müslümanlar!

Şeriat Müslümanlara, dinleri ve ritüelleriyle ilgili hususlarda Nasranileri, Yahudileri ve diğerlerini taklit etmeyi kesin olarak nehyetmiştir. Nitekim Buhari, Ebi Said el-Hudrî‘den Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]‘in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

لَتَتْبَعُنَّ سَنَنَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ شِبْراً شِبْراً، وَذِرَاعاً بِذِرَاع،ٍ حَتَّى لَوْ دَخَلُوا جُحْرَ ضَبٍّ تَبِعْتُمُوهُمْ. قُلْنَا: يَا رَسُولَ اللَّه،ِ الْيَهُودُ وَالنَّصَارَى؟ قَالَ: فَمَنْ “Şüphesiz siz, sizden öncekileri karışı karışına, arşı arşına takip edeceksiniz. Hatta onlar kertenkele deliğine girseler siz de gireceksiniz. Dedik ki: Yahudiler ve Nasraniler mi? Dedi ki: Başka kim olabilir ki!”

Dolayısıyla Nebi [Aleyhi’s Salatu ve’s Selam]‘in, Yahudileri ve Nasranileri takip etmekten nehyetmesi ve onları ve onların yaşam biçimlerini takip edenleri, onların örflerini ve ritüellerini taklit edenleri zemmetmesi, Müslümanların onları takip etmelerinin haram olduğuna dair açık bir delildir. Nitekim şeriat bu nehye, Aleyhi’s Salatu ve’s Selam’ın şu kavlinden dolayı kafirlere benzeyenlerin onlardan olacağı şeklinde vasıflandıracak boyuttan vurgu yapmıştır:

مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُم “Kim bir kavme benzerse, o da onlardan olur.” [Ahmed ve Ebu Davud rivayet ettiler]

Binaenaleyh Müslümanların, özellikle Nasrani ve diğer kafirlerin bayramlarını kutlamaları caiz değildir.

Yine Müslümanların, ister genel ister özel kutlamalar olsun ister Kilisede ister okulda isterse de herhangi bir mekanda olsun herhangi bir şekilde bu kutlamaları katılmaları da caiz değildir.

Dolayısıyla bu, hediyeleşmek, Müslümanlar arasında tebrikleşmek, evleri ve iş yerlerini süslemek gibi bir Müslümanın kutlama yaptığını gösteren görüntü ve ritüeller gibi bu hususla ilgili her şeyi kapsanmaktadır.

Ey Allah’ım! Dinini yeryüzünde iktidar kıl ve İslam’ı ve Müslümanları da izzetli kıl!

Ey Allah’ım, biz tebliğ ettik! Ey Allah’ım, Sen şahit ol!

H. 09 Safer 1434

 

Hizb-ut Tahrir

23.12.2012
 

Avustralya

 


...:-
  • Recep Ayı, Yemen Halkının İslamiyet’e Girdiği ve Hilafetin Yıkıldığı Aydır

  • Hilafet, Devrimlerden Önce de Sonra da Farzdır

  • Devrim, Biçim Değişikliği ve Zalimi Zalimle Değiştirmek Demek Değildir, Aksine Biçim ve İçerik Açısından Yozlaşmış Vakayı Değiştirmek Demektir

  • Şuan ki Umutsuzluk Aşaması, Şiddetlenen Beladan Önceki Zaferin Müjdecisidir

  • Başarısız ve Yalancı Politikadan Tek Çıkış Yolu İslam’dı

  •