Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Ürdün’deki Parlamento Seçimleri

Ülkemizde Küfür Yönetimini Pekiştirmeye Dönük Bir Üsluptur

Ürdün rejimi, on yedinci temsilciler meclisi olarak adlandırılan ve 23 Ocak 2013’de yapılması planlanan parlamento seçimlerini yapmaya hazırlanmaktadır. Nitekim rejim, büyük oranda bir katılımın olması için adamlarını, birimlerini ve araçlarını seferber etmiştir. Çünkü rejim bu seçimlere, bölgemizde esen değişim rüzgarlarının kendisine dokunmadığı ve dizginlerin elinde olduğu hususunda kafir Batı‘yı ikna etmek için iddia edilen reformlarının popülaritesinin bir göstergesi olarak itibar etmektedir. Ayrıca Ürdün rejimi, insanları fasit vakıayla meşgul etmek ve onları gerçek değişim için çalışmaktan uzak tutmak amacıyla her defasında seçim oyunlarıyla insanların dikkatlerini dağıtmayı bir alışkanlık haline getirmiştir.

Ey Ürdün’deki Müslümanlar!

Parlamentonun temel faaliyeti yasa koymak ve Ürdün rejiminin sizleri kendisiyle müjdelediği demokrasi olup kendisini demokratik bir sistem olduğu şeklinde pazarlaması da sadece Allah’ın dışındaki bir yönetim olduğu anlamına gelmektedir. Zira sizler çok iyi biliyorsunuz ki yasa koymak, dünyada hiçbir kimseye helal değildir. Bilakis o, sadece Allah’a aittir. Nitekim Subhânehu ve Te’âla, şöyle buyurmaktadır:

فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّى يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُوا فِي أَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيمًا “Hayır! Rabbine ant olsun ki onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda Seni hakem kılıp içlerinden de bir sıkıntı duymaksızın verdiğin hükme tam bir teslimiyet ile teslim olmadıkları sürece iman etmiş olmazlar.” [en-Nîsa 65]

O halde Allahu [Subhânehu ve Te’âla]‘nın haram kıldığı bir şeyin içerisine düşmeyi ve Allahu [Subhânehu ve Te’âla]‘nın emrine tenakuz ve aykırı olan bir şeyin yardımcısı ve bir parçası olmayı nasıl kabul edebilirsiniz?

Mesele, seçim sürecinin temeli üzere yürütüldüğü seçim yasasının nevinde değildir. Bilakis sorun, bizzat parlamentonun faaliyetindedir. Zira parlamentonun daha önce işledikleri size uzak mı? Ayrıca günahkar Wadi-Araba Anlaşması nereden çıktı ki? Dahası ümmetin servetlerinin yağmalandığı özelleştirme yasaları ile imtiyaz sözleşmeleri nereden çıktı acaba? Bunların yanı sıra ülkeyi fesadın ve fasitlerin içerisinde boğan birbirini takip eden hükümetlere güven oyu veren kim? Bunların tamamı, seçilmiş olan parlamentonun bir ürünü değil midir?

Ey Ürdün’deki Müslümanlar!

Sizler, Ürdün rejiminin yalanlarını ve oyunlarını on yıllar boyunca tecrübe ettiniz. Zira onun fesadı burunların direklerini sızlatmakta ve büyük-küçük tartışmalar olmaktadır. O halde Rabbinizi razı edecek, dininizi koruyacak ve sadece kafir Batı‘yı hoşnut ve memnun etmek için Allah’ın öfkelendiği bir şekilde yürümesi halinde rejime açık bir mesaj gönderecek bir tutum sergilemenizin zamanı gelmedi mi? Çünkü sizler, kullarından herhangi birini hoşnut etmek için asla Allah’ı öfkelendiremezsiniz.

Hizb-ut Tahrir / Ürdün Vilayeti olarak bizler sizleri, izzete, kurtuluşa ve Rabbinize itaat etmeye davet ettiğimiz gibi tüm küfür rejimlerini kaldırıp atmaya ve Rabbinizin vaadi ve kerim nebinizin müjdesi olan Nübüvvet Minhacı Üzere Hilafet Devleti’ni kurmak için Hizb-ut Tahrir ile birlikte çalışmak yoluyla Allahu [Subhânehu ve Te’âla]‘nın şeriatına geri dönmeye davet ediyoruz. Zira düşmanınızın tuzağına ve dünyanın izzetine ve ahiretin sevabına nail olmanızın yolu işte budur.

يَا قَوْمَنَا أَجِيبُوا دَاعِيَ اللَّـهِ وَآمِنُوا بِهِ يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُجِرْكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ وَمَن لا يُجِبْ دَاعِيَ اللَّـهِ فَلَيْسَ بِمُعْجِزٍ فِي الأَرْضِ وَلَيْسَ لَهُ مِن دُونِهِ أَوْلِيَاءُ أُولَـئِكَ فِي ضَلالٍ مُّبِينٍ “Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine uyun. Ona iman edin ki Allah da sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun.. Allah’ın davetçisine uymayan kimse yeryüzünde Allah’ı aciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah’tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler. ” [Ahkâf 31 32]

H. 07 Rabi-ul Evvel 1434

 

Hizb-ut Tahrir

19.02.2013
 

Ürdün Vilayeti

 


...:-
  • Başarısız ve Yalancı Politikadan Tek Çıkış Yolu İslam’dı

  • Hizb-ut Tahrir / Amerika’nın “Müslümanın Zihnine Saldırı” Başlıklı Düzenlediği Hilafet Konferansı

  • Tavizci, Peşkeşçi, Bozguncu ve İşbirlikçi (Güvenlik Koordinasyon) Yönetim, Büyük Hilafet Projesi Düşmanı ve İslam Karşıtı Kâfirlerle Aynı Cenahtadır

  • Mücrim Yönetim, Filistin’in Kurtuluşunun Yegâne Yolu Olan Hilafet Çağrısı İle Mücadele Etmektedir

  • Zorlama, Mesajımızı Susturamayacak

  •