Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Afganistan Hükümetinin Dairelerindeki Rüşvet, Demokratik Sistemin Bir Ürünüdür

Afganistan hükümeti ile Batılı sömürgeciler tarafından açık bir şekilde bilinen Afganistan hükümeti dairelerinde yaygınlaşan rüşvet meselesi Devlet Başkanı Karzai’yi, Amerika’ya gitmek üzere ayrılan Afganistan eski Merkez Bankası Başkanı hakkında şöyle bir yorumda bulunmaya sevketmiştir: “Çifte vatandaşlık hakkına sahip olan personeller, istedikleri şeyi yapmaktalar, ardından da Washington, Paris ve diğer yabancı ülkelere yolculuk etmek için ayrılmaktadırlar.”

Birleşmiş Milletleri’nin yeni raporu, Afganistan’daki idarî yolsuzluğun büyük oranda yükseldiğini gösterdiği gibi bu rapora göre Afganlılar, 2012 yılında 3.9 milyar Amerikan doları rüşvet vermişlerdir. Bu da rüşvetin, 2009 yılına göre yaklaşık %40 oranında artış gösterdiğini göstermektedir. Nitekim 2011 yılında Afganistan, en çok yolsuzluk yapan ülkeler listesinde Somali, Kuzey Kore ve Myanmar’ın ardından dünyada dördüncü sırada yer almıştır. Ayrıca 2012 yılı listesinde Afganistan’ın, bu üç ülkeyi geride bıraktığı yayınlanmıştır.

Maslahatlarını gerçekleştirmek için Afganlılar, günlük hayatlarında rüşvet vermek zorunda bırakılmaktadır. Zira devlet kurumlarına rüşvet olarak gelirlerinin bir kısmını vermeye zorlanmaktadırlar. Hatta onlar, vergiler kısıtlandığında bu defa da elektrik faturaları, belediye hizmetleri ve benzerleri üzerinden rüşvet vermektedirler. Halbuki fasit Afganistan hükümeti, yolsuzlukla ve rüşvetle mücadele etmek adında kurumlar da inşa etmiş ancak bu kurumlar, yolsuzluğa ve rüşvete ortak olarak yolsuzluğun daha da büyümesine neden olmuşlardır.

Ey Afganistan Müslümanları!

Neden Afganistan, birkaç yıl içerisinde dünyanın en çok yolsuzluk yapan bir ülkesi haline gelmiştir?

Afganistan’daki yolsuzluğun ve rüşvetin kökü, fikrî ve siyasî olup Afganistan’da mevcut zamandaki yolsuzluğa göz atan bir kimse, yolsuzluğun ve rüşvetin mevcut siyasî rejimin kurulmasının ardından hızla yayıldığını görür. Zira Afganistan’ın işgal edilmesinin ardından Batılı sömürgeciler, Afgan halkının üzerine demokratik sistemi dayatmışlar ve bunun üzerine bireyler ve Afgan toplumunun çeşitli kesimleri arasında yolsuzluğu üreten laik değerler yaygınlaşmıştır ki laiklik ve demokrasi ile birlikte gelen bu değerlerden biri de menfaatin amellerin ölçüsü kılınmasıdır. Dolayısıyla bu değerlere göre amellerin en iyisi daha çok menfaat gerçekleştiren şey olduğu gibi en çok başarılı insansa daha çok menfaatler elde eden kimsedir. Dolayısıyla da bunun sonucunda Afganistan hükümeti personelleri, (çok azı hariç) Afgan kurumlarının her düzeyindeki yolsuzluğa ortak olmuşlardır. Zira kapitalist ideolojisinin ve onun demokratik sisteminin doğrudan bir sonucu olarak amellerin ölçüsü haline gelen gelirden daha fazla miktarda elde etmek için rekabet etmektedirler.

Afganistan işgalinin ardından meydana gelen yolsuzluğun ikinci nedeni, Afgan para biriminin karşılığı olmayan Amerikan dolarına endekslenmesi olmuştur. Zira Amerikalılar, yıllık olarak herhangi bir nakdî para karşılığı olmayan milyarlarca dolar basmaktadırlar. Dolayısıyla bu da piyasada dolar fazlalığına, enflasyona ve doların değerinin düşmesine yol açmaktadır. Çünkü Afgan para birimi dolara endeksli olup her ne zaman doların değeri düşse onun da değeri düşmektedir. Bunun sonucunda Afganistan hükümetinin personellerinin almış olduğu düşük ücret masraflarını karşılamaya yetmemekte ve daha fazla maddî gelir elde etmeye çağıran bu genel atmosfer de hükümet personellerini rüşvet almaya teşvik etmektedir.

Ayrıca medya organları, işgal güçlerinin 2014 yılında çekileceği ve Afganistan’ın çekilmenin ardından da yoksulluk ve sefaletin acısını çekeceği hakkında doğru olmayan senaryonun propagandasını yapmaktadırlar. Bunun nedeni ise insanları, uluslararası güçlerin çekilmesinin ardından gelecek olan kara günler için servet toplamak amacıyla tüm çabalarını kullanmaya sevketmektir. Dolayısıyla bu da savaşın paramparça ettiği ülkede rüşvet uygulamalarını artırmaktadır.

Afganistan, demokratikleşmenin kendisini yolsuzluğa sevkettiği tek örnek değildir. Zira aynı şekilde Irak’ta, üzerine demokratik sistemin dayatılmasının ardından en çok yolsuzluğun olduğu ülkelerden biri haline gelmiştir.

Ey Afganistan Müslümanları!

Yolsuzluğun ve rüşvetin kökleri, fikrî ve siyasî meselelere dönmektedir. Bundan dolayı bunun çözümünün de fikrî ve siyasî olması gerekir. Nitekim Allah bizlere, fikirlerimizi ve amellerimizi İslam üzerine bina etmemizi vacip kılmıştır. Nitekim Allahu Teâlâ, şöyle buyurmuştur:

فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّى يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُوا فِي أَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيمًا “Hayır! Rabbine ant olsun ki onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda Seni hakem kılıp içlerinden de bir sıkıntı duymaksızın verdiğin hükme tam bir teslimiyet ile teslim olmadıkları sürece iman etmiş olmazlar.” [en-Nîsa 65]

Dolayısıyla İslam, rüşveti hara kılmış ve onu alanı da vereni de lanetlemiştir. Nitekim Tirmizî‘de, Abdullah İbn-u Amr’dan şöyle dediği rivayet edilmiştir:

لعن رسول الله صلى الله عليه وسلم الراشي والمرتشي “Resulullah [SallAllahu Aleyhi ve Sellem], rüşvet verene de alana da lanet etti.”

Ayrıca el-Müstedrak’de, Sevban’dan Nebi [SallAllahu Aleyhi ve Sellem]‘in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

لعن الله الراشي والمرتشي والرائش الذي يمشي بينهما “Allah, rüşvet verene, rüşvet alana ve ikisi arasında gidip gelene (yani rüşvete yardım edene) lanet etti.”

Bizim üzerimize düşen, bize kapitalist ideolojiden gelen iğrenç maddî fikirleri reddetmektir. Bu da ancak kafir demokratik kapitalist ideolojiye karşı olan fikrî ve siyasî bir mücadeleye kucak açmamız, onun değerlerini kökünden söküp atmamız ve bunları İslamî değerlerle değiştirmemizle mümkün olacaktır.

Ey Afganistan Müslümanları!

Hizb-ut Tahrir / Afganistan sizlere, yolsuzluğa ve rüşvete dönük köklü ve sahih bir çözüm sunmaktadır. Zira İslam tatbik edilip Hilafet kurulmadıkça bu ikisini yok etmek imkansızdır. Çünkü İslam hükümlerini sahih bir şekilde tatbik edecek ve Allah’ın haram kıldıklarından olması vasfıyla rüşveti yasaklayacak olan sadece Hilafet’tir. Ayrıca Hizb-ut Tahrir / Afganistan sizleri, fasit Batılı değerlere karşı olan çatışmasını ve yolsuzluğun kökünün kazınması amacıyla İslamî Hilafet’i kurmak için olan çalışmasını destekleye davet etmektedir. Zira bizim, dünya ve ahiretteki kurtuluşumuzu gerçekleştirecek olan sadece budur.

H. 04 Cumade’l Âhir 1434

 

Hizb-ut Tahrir

15.04.2013
 

Afganistan Vilayeti

 


...:-
  • Parlamento Seçimleri Saçmalıktır, Halkın Yararına Değildir, Ürdün Rejiminin Sömürgeciliğe Olan Bağımlılığına Hizmettir

  • Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e Yardım Etmenin ve Mescidi Aksa’yı Kurtarmanın Yolu, Hilafet ve Allah Yolunda Cihattır

  • Müslümanların Oyu: Pragmatik ve Anlamsız Mı Yoksa Haram Mı?

  • El Burhan ve Hamduk’un İhanet Trenine Binmesi, Düşmanlara Ajanlık Yaptıklarını ve Sadık Olduklarını Doğrular ve Hilafetin Kurulması Çalışmasını Kaçınılmaz Hale Getirir

  • Ey Dünya Bankası ve IMF Ajanları! Yeter Artık Bu Pahalılık, Yoksulluk ve Zillet!

  •