Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin Hükmü

9 Temmuz 2014’de doğrudan halk tarafından cumhurbaşkanlığı ve yardımcısı seçimleri olacaktır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri, parlamento seçimlerinden vaka itibari ile farklıdır. Zira parlamento seçimlerinde milletvekilleri seçilir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise, yürütme organının başı seçilir. Yürütme organı insanlardan aldığı yetkiyi temsil eder. Yöneticiye hüküm verilirken şu iki husus dikkate alınır: Birincisi: Yöneticinin nitelikleri ve şartları. İkincisi: Uygulanacak sistem.

Devlet başkanı olacak kişide şu yedi şart aranır: Müslüman olmak, erkek olmak, baliğ olmak, akıl sahibi olmak, hür olmak, adil olmak ve devlet başkanlığı yükünü ve sorumluluklarını taşıyabilmek. Eğer bu şartlardan biri eksik olursa, şeri hükümler açısından o kişi devlet başkanı olamaz. Sisteme gelince, İslami sistemi ve bütün hükümlerini uygulamalıdır. Çünkü bu, cumhurbaşkanının işidir. İnsanlar da en küçük ayrıntısına kadar Allah’ın Şeriatının uygulayacağından emin olmaları gerekir. Eğer tevriye yapmaksızın açıkça İslam’ın hükümlerini uygulama taahhüdünde bulunursa, o zaman cumhurbaşkanlığı seçimi caiz olur. Uygulanması gereken İslam’ın hükümler arasında şunlar var: Hilafet sistemini ilan etmek, Müslüman ülkeleri Hilafet Devleti altında birleştirmek, Müslüman ülkeleri işgalden ve hayatın her alanında kâfirlerin nüfuzundan kurtarmak ve İslam Risalet’ini dünyaya taşımak. Cumhurbaşkanlığı adaylarına bakan kimse, içlerinde açıkça İslam’ın hükümlerini uygulayacağını, Rabbimizin farzı, izzetimizin kaynağı olan Hilafeti geri getireceğini beyan eden bir kimsenin olmadığını görür. Aralarında ülkeyi yabancı işgalin etkilerinden temizleyeceğini, birlik ve servetini ümmete geri iade edeceğini söyleyen bile yok. Bu yüzden o adaylardan herhangi birini, devlet başkanı olarak seçmek şeran caiz olmaz. Çünkü laik anayasaya uyacaklarına, laik cumhuriyet sistemini koruyacaklarına dair yemin ettikleri halde onlardan herhangi birini seçmek için seçimlere katılmak, insan yapımı anayasayı korumak anlamına gelir. Ecnebi kâfirin nüfuzunu ve ülkedeki yaygın yolsuzluğu korumak, Allah’ın indirdiğinden başkası ile hükmetmeye yardımcı olmak demektir. Oysa Müslümanlar, Allah’ın indirdiği ile hükmetmekle emrolundular. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

إِنِ الْحُكْمُ إِلَّا لِلَّه “Hüküm ancak Allah’a aittir.” [Yusuf 40]

وَأَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ أَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَا أَنْزَلَ اللَّهُ إِلَيْكَ “Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın.” [Maide 49] İslam’a inandığı halde onunla hükmetmeyen bir yönetici, fasık veya zalim olur.

وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ “Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.” [Maide 44]

وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ “Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler fasıkların ta kendileridir.” [Maide 47] İslam’ı inkâr ederek ve onun yönetime uygun olmadığını söyleyerek İslam ile hükmetmeyen yönetici ise, Allah korusun kâfir olur.

وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ “Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.” [Maide 44]

Ey Müslümanlar! İpler sizin elinizde. Haydi, doğru adımı atın ve Endonezya’yı Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdelediği ikinci Raşidi Hilafet Devletinin çekirdeği olduğunu ilan edin.

  ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُبُوَّةٍ “Sonra Nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır.” İnşaAllah Hilafetin zamanı geldi artık. Dünyanın her tarafında Müslümanlar, özellikle Endonezya’da İslam ile yönetilmenin ve İslami bir hayat yaşamanın özlemini çekiyorlar.

Ey Müslümanlar! Sizler, otorite sahibisiniz. Cumhurbaşkanlığı seçimleri vesilesiyle haydi yüksek sesle Hilafeti ilan edin. Sizler, İslam dışında bir alternatifi asla kabul etmez ve insan yapımı kanunlar ile yönetilmeye asla razı olmazsınız. Siz, tertemiz bir İslam istiyorsunuz. Nübüvvet metodu üzere Hilafeti arzuluyorsunuz.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ “Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Rasûlü‘ne icabet edin.” [Enfal 24]

H. 22 Şa’bân 1435

 

Hizb-ut Tahrir

20.06.2014
 

Endonezya

 


...:-
  • Parlamento Seçimleri Saçmalıktır, Halkın Yararına Değildir, Ürdün Rejiminin Sömürgeciliğe Olan Bağımlılığına Hizmettir

  • Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e Yardım Etmenin ve Mescidi Aksa’yı Kurtarmanın Yolu, Hilafet ve Allah Yolunda Cihattır

  • Müslümanların Oyu: Pragmatik ve Anlamsız Mı Yoksa Haram Mı?

  • El Burhan ve Hamduk’un İhanet Trenine Binmesi, Düşmanlara Ajanlık Yaptıklarını ve Sadık Olduklarını Doğrular ve Hilafetin Kurulması Çalışmasını Kaçınılmaz Hale Getirir

  • Ey Dünya Bankası ve IMF Ajanları! Yeter Artık Bu Pahalılık, Yoksulluk ve Zillet!

  •