Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Yeter Artık! Pakistan’da Yılanın Başı Olan Amerikan Varlığına Son Verin

Bugün 16 Aralık 2014 tarihinde karanlık güçler tarafından Peşaver’de şeytani bir saldırı düzenlendi. Silahlı saldırganlar, Askeri Okulu basıp sınıf sınıf gezerek onlarca çocuğu öldürdüler. Çoğu çocuk olmak üzere şuana kadar ölü sayısı yüzü geçti! Böyle caniyane bir saldırıyı çekinmeden kınamak gerekir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

مِنْ أَجْلِ ذَلِكَ كَتَبْنَا عَلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنَّهُ مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ أَوْ فَسَادٍ فِي الْأَرْضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَمِيعًا “İşte bu yüzdendir ki İsrail oğullarına şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” [Maide 32] Yine Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمًا “Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” [Nisa 93]

Müslümanlar, dertli ve perişan bir şekilde ölüleri sayarken, Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan bir açıklamada rejim, “Teröristler, ülkeyi acıya boğmak ve istikrarsızlaştırmak istiyor. Ama onların bu şeytani emellerine asla izin verilmeyecek.” dedi. Ancak rejim, bu şeytani emelleri sona erdiremedi. Barış ve istikrarı sağlayamadı! Çünkü yılanın başı olan Amerikan varlığının ülkede konuşlandırılmasına izin veren odur. Nitekim bilgi sahibi olanlar, Amerikan istihbaratının yıllar önce aşiret yapıları arasına sızmış olduğunu ve onlar arasında cahil olanları, silahlarını Afganistan’ı işgal eden Haçlılardan uzak tutup Müslüman kardeşlerine doğru doğrultmak için teşvik ettiğini iyi bilirler. Çocukların öldürülmesi gibi hunharca ve barbarca eylemler, doğrudan Amerikan dış politikasının, özellikle de düşük yoğunluklu çatışma ve “Örtülü” operasyon politikalarının bir sonucudur. Amerikan kumpası olan örtülü operasyonlar, ülkede karışıklık ve istikrarsızlık çıkarmak için tüm dünyada istihbarat ve paramiliter güçler tarafından uygulanmaktadır. Pakistan’da olduğu gibi bu barbarca eylemler, daha sonra rejim ve onun efendileri tarafından aşiret bölgelerine yapılan askeri operasyonları haklı göstermek için kullanıldı. Amerikalılar, Afganistan işgaline direnenleri önlemek için bu tür askeri operasyonlara muhtaçtır. Bu yüzden 1 Aralık 2009 tarihinde ABD Başkanı Obama, “Aşırılığa karşı verilen mücadelenin kendi savaşları olmadığını söyleyenler var. İslamabad’dan Karaçi’ye kadar masum insanlar öldürülüyor. Aşırılık tarafından en çok tehlikede olan halkın, Pakistan halkı olduğu artık netlik kazanmıştır.” açıklamasında bulundu.

Ey aşiret bölgesindeki Müslümanlar!

Afganistan’da ABD işgaline karşı içtenlikle savaşan Müslüman aşiretler, bu tür katliamları şiddetle kınamalı ve İslam’dan cahil olan zalimlerin kendi adlarına konuşmasına izin verilmemelidir. Çünkü zalimler, Allah Subhânehu ve Teâlâ ve Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e isyan ederek Amerikan planına hizmet ediyorlar. Bu yüzden Amerika’nın çıkarına olan ve Müslümanla Müslümanı karşı karşıya getiren bu tür katliamları önlemek farzdır. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

انْصُرْ أَخَاكَ ظَالِمًا أَوْمَظْلُومًا يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا نَنْصُرُهُ مَظْلُومًا فَكَيْفَ نَنْصُرُهُ ظَالِمًا تَأْخُذُ فَوْقَ يَدَيْه “Din kardeşin zalim de mazlum da olsa ona yardım et” Bir adam “Ya Rasûlullah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zalimse nasıl yardım edeyim, söyler misiniz? dedi. Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem de “Onu zulümden alıkoymakla” buyurdu.” [el-Buhari]

Adaletli davranın ve silahlı kuvvetlerin size katılmalarını isteyin. Daha önce Sovyet Rusya kâfirlerini kovduğunuz gibi Amerikan kâfirlerini de kovmak için tek bir güç olarak işgalci kâfire karşı cihat edin. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ لِلَّهِ شُهَدَاءَ بِالْقِسْطِ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآنُ قَوْمٍ عَلَى أَلَّا تَعْدِلُوا اعْدِلُوا هُوَ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَى وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah’a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” [Maide 8]

Ey Pakistanlı Müslümanlar!

Bir yandan rejim, aşiret bölgelerinde Amerikan ajanları ile savaştığını iddia ederken, diğer yandan rejim, şeytanı eylemler işlemesi için topraklarında Amerikan varlığına izin veriyor. İşte bu, hain yöneticilerin Raymond Davis, Eugene Joel Cox gibi Amerikan ajanlarını yakaladığında neden hemen serbest bıraktığını açıklar. Bu bariz bir çelişkidir. Çünkü rejim, ne bizi, ne dinimizi ne de Rabbimiz Allah’ın emirlerini hiç umursamıyor. Acı ve büyük kayıplarımızın doğrudan tek sorumlusu düşmanlar ile ittifak yapan, onlara sevgi besleyen, ülkemizde onlara güvenli sığınak sağlayan, bize saldırı düzenlemesi için onlara yardımcı olan rejimdir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

يا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تَتَّخِذُوا عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَاءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَاءَكُمْ مِنْ الْحَقِّ “Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin.” [Mümtehine 1]

إِن يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُواْ لَكُمْ أَعْدَآءً وَيَبْسُطُواْ إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ وَأَلْسِنَتَهُمْ بِالسُّوءِ وَوَدُّواْ لَوْ تَكْفُرُون “Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman kesilecekler, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatacaklardır. Zaten inkâr edivermenizi istemektedirler.” [Mümtehine 2]

Ey Pakistan silahlı kuvvetleri!

Bu Amerikan varlığı, topraklarımızda var olduğu sürece, kaybettiklerimizden çok daha fazlasını kaybetsek bile asla bu yıkıcı savaşın sona erdiğini göremeyeceğiz. Siz, Allah Subhânehu ve Teâlâ‘nın emirlerini yerine getirebilecek güç ve kuvvete sahipsiniz. Onun için yılanın başını koparın ve tüm Pakistan’ı Amerikan varlığından arındırın. Amerika’nın terör yuvası olan elçilik ve konsoloslukları kapatın. Temas kurmak için ülkeyi adım adım dolaşan, Allah yolundan alıkoymak için milyonlarca dolar harcayan büyükelçiler, paramiliter güçler ve istihbarat ajanları dâhil olmak üzere ABD diplomatlarını kovun. İşte siz, saf ve tertemiz Pakistan topraklarında Hilafeti kurmak için Hizb-ut Tahrir’e nusret verirseniz, tüm bu konular pratik olarak gerçekleşecektir.

Dolayısıyla Hilafeti geri getirmek için Şeyh Ata ibn Halil Ebu Raşta liderliğinde Hizb-ut Tahrir’e nusret verin. Bilin ki Hilafet parçalanmışlığa son verecek ve birlik oluşturacaktır. Fitne savaşını durduracak, büyük ve yetenekli Müslüman ordularını düşmana karşı cihada yöneltecektir. Ve Allah’ın izniyle hezimeti zafere dönüştürecektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا مَا لَكُمْ إِذَا قِيلَ لَكُمْ انفِرُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ اثَّاقَلْتُمْ إِلَى الأَرْضِ أَرَضِيتُمْ بِالْحَيَاةِ الدُّنْيَا مِنْ الآخِرَةِ فَمَا مَتَاعُ الْحَيَاةِالدُّنْيَا فِي الآخِرَةِ إِلاَّ قَلِيلٌ، إِلاَّ تَنفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا أَلِيمًا وَيَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ وَلاَ تَضُرُّوهُ شَيْئًا “Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size “Allah yolunda sefere çıkın” denilince, yere çakılıp kaldınız. . Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” [Tevbe 38-39]

H. 24 Safer 1436

 

Hizb-ut Tahrir

16.12.2014
 

Pakistan Vilayeti

 


...:-
  • Herhangi Bir Ülkede Hilal Görüldüğünde Ramazan Orucuna Başlanılması Farzdır

  • İşgal Altındaki Keşmir İhanetini ve Hindu Devletinin Bölgesel Egemenlik Tehlikesini Durdurun

  • El Burhan-El Hılu Anlaşması, Uluslararası Çatışmanın Bir Halkasıdır ve Sudan Halkına Karşı Bir Tuzaktır

  • Müslümanın Kanı Kâbe’den Daha Değerlidir Sadece Hilafet Bu Kanın İntikamını Alacaktır

  • Üçüncü Meclis Seçimleri Filistin Sorununun Tasfiyesinden Yeni Bir Bölümdür

  •