Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Terörizm Ümmetin Servetinin Düşmanı ve Başarısız Yöneticilerin Kılıfıdır, Onun İçin Masum Kanların Akıtılmasını Haram Gören ve Büyük Sorunlardan Yüz Çevirmeyi Suç Sayan Gerçek İslami Proje için Çok Daha Fazla Çalışarak Terörizme Dur Deyin

Son zamanlarda Tunus’ta art arda terörist saldırılar oldu. Çoğu da Kassarin ilinin Sbitla köyünde devriye gezen askerleri hedef aldı. Bu saldırılar sonucunda 07 Nisan günü silahlı kuvvetlerimizin beş evladı hayatını kaybetti. Bundan önce güvenlik görevlilerini ve turistleri hedef alan Bardo Müzesi saldırısı olmuştu. Bu saldırılardan sonra ülkede bir güvenlik zafiyeti baş gösterdi ve insanların güvenliği sağlanamaz oldu. Analistler, çok daha kötü “terör saldırıları” olacağını tahmin ediyorlar. Bazıları şehir içlerinde “bomba yüklü araçların” kol gezdiğini söylüyorlar.

Bu olaylar, kamuoyuna güvenlik aksaklıklarının olduğunu gösterdi. Nitekim hükümet gelen yoğun baskılar üzerine bunu itiraf etmek zorunda kaldı. “Bardo Müzesi” saldırılarından sonra resmi yetkililer tarafından yapılan çelişkili açıklamalar insanları çileden çıkarmıştı. Belki de insanları çileden çıkaran neden, faillerin giydikleri “askeri” kıyafetler ve yerel bir gazete tarafından yayınlanan iddialar ile ilgili resmi ağızlardan herhangi bir açıklamanın yapılmamış olmasıdır! Yerel bir gazete, bir kaç güvenlik görevlisinin olaydan bir gün önce Bakanlık ile temasa geçerek uyardıklarını iddia etmişti!

Ama yüreklere su serpen olgu şudur ki bu saldırılar halk tarafından kabul görmüyor. Fikri ve siyasi toplantılar düzenlenerek saldırılara adeta meydan okunuyor. Terörizm tüm yönleriyle ümmetin devriminin düşmanıdır. Bu konu üzerinde gitgide artan bir bilinç söz konusudur.

Birincisi: Ülke halkı, insanlar, güvenlik birimleri ve askerlerin masum kanını akıtmak, ülkeye girişlerine eman verdikten sonra yurtdışından gelen sivil heyetleri öldürmek haramdır. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

من خرج على أمّتي يضرب برّها وفاجرها ولا يتحاشى من مؤمنها ولا يفي لذي عهد عهده فليس مني ولستُ منه “Kim de benim ümmetime karşı çıkar, iyisini-kötüsünü vurur, müminden çekinmez, ahit sahibine verdiği sözü de yerine getirmezse o, benden değildir, ben de ondan değilim.”

İkincisi: Çünkü terörizm, dış müdahale için uygun bir ortam yaratır, iğrenç bir fırsat sağlar. Soruşturma başlatmak veya baskı yapmak ve direktif vermek adına dış güçler müdahale ederler. Bardo saldırısından bir gün önce yani 19 Mart 2015 tarihinde Fransız basını, terör uzmanı bir yargıç ve Fransız adli güvenlik görevlilerinin Tunus’a gitmek için hazır beklediklerini dile getirdi. Amerikan Başkanı sözcüsü Josh Ernest, ABD’nin “Bardo Müzesi” saldırısını araştırmak için Tunus’a yardım teklifinde bulunduğunu belirtti. NATO Genel Sekreteri, AB Dışişleri Bakanı, Avrupa Konseyi Başkanı ve diğer ülkeler, aynı bağlamda güvenlik açısından Tunus ile daha fazla koordinasyon gerektiğini açıkladılar. Bu açıklamalar, yoğun tepki ve husumetle karşılandı. Biz, herhangi bir dış müdahale ve bu gibi açıklamalar karşısında hükümetin şüpheli sessizliğine karşı uyanık olmalıyız.

Üçüncüsü: Zira terörizm, hükümetlerin siyasi başarısızlıklarını kamufle eder. İnsanların haklarını ve servetleri geri almak, yolsuzluk yapanları muhasebe etmek gibi gerçek sorunlardan bakışları sarfı nazar eder. Bardo saldırısından iki gün önce içerik ve şekil bakımından Tunus Başbakanının yaptığı zayıf konuşması hakkında yoğun tartışma olmuştu. Başbakan konuşmasında “Biz hükümet değiliz ve bir projemiz de yok. Biz en fazla istatistik ajansıyız” demişti. Kendisini tam bir başarısızlık olarak niteledi ve herkes tarafından bilinen rakamlar verdi. Vizyon eksikliği ve acizlik karşısında insanların sabırlı olmalarını istedi!

Olaydan günler önce de “lobilerin” Tunus ve iktidar partisi içindeki çatışması açığa çıkmıştı. Kamuoyu, siyasi hayatın ne kadar sahtekâr olduğunu, yasama, yürütme, siyaset ve ekonomi açısından ülkedeki yolsuzluğun hangi boyuta ulaştığını gördü.

Dördüncüsü: Terörizm, insanları bastırmak, korkutmak, ümmetin projesinden ve Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in “Nübüvvet metodu üzere Hilafet” müjdesinden ümmeti saptırmak amacıyla istismar ediliyor. En ince ayrıntılarına kadar olayları bildiği ve çok daha tehlikeli unsurları ortadan kaldırdığı iddiasında bulunmasına rağmen başarısız hükümet, rastgele tutuklamalar yapmak için bu olayları istismar etti. Hükümet, terörle bağlantısı olan her şeye, hatta İslami sloganlara bile baskı uygulamaya çalışmaktadır. Zorbalık ve küstahlığı öyle bir noktaya ulaştı ki Zeytune Camisini bile hedef almaktadır. Nitekim daha önce laikler tarafından Zeytune’de verilen eğitime yapılan baskının aynısını yavaş yavaş hükümet de uygulamaktadır.  Hükümet, İslam’ı hayattan koparmak ve ülkedeki İslami uyanışı önlemek için Batının bir hamisi olarak kendisini Batıya adıyor. Zira Bardo olayından hemen sonra Fransa yanlısı medyaya bir açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı, “Asla Şeriat ile yönetilmeyeceğiz…” dedi. Hükümet, Batılı politikacıların peşinden giderek işlenen suçları Şeriata yamamaya kalktı. Batılı politikacıların, yanlış uygulamaları istismar ettiklerini, ümmetin projesi ve Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesini: Şeriat ve Hilafeti -ki laiklik ve kapitalizme yegâne hadaratsal alternatiftir- karalamak için olayları kendilerince tevil ettiklerini hepimiz biliyoruz.

Ey askeri ve güvenlik birimleri!

Ülke halkını ve sivilleri hedef alan “Terörist saldırılar” -failleri kim olursa olsun- asla İslam’ın ve ümmetin yararına değildir. Aksine her zaman laiklik ve ümmetin düşmanlarının lehinedir. Irak, Pakistan ve Afganistan’da kendisine karşı yapılan cihadı bir iç savaşa dönüştüren sömürgecilik, vekâlet savaşları yoluyla amaçlarını gerçekleştirmek için çalışmaktadır. Cezayir, Suriye, Yemen, Libya, Tunus ve diğer ülkelerde olsun her zaman devrime karşı gelmiştir. Devrim ve halk düşmanı önceki iktidarın birçok adamlarını tekrar iktidara geri getirmiştir. Politikacı, aydın, güvenlik güçleri ve askerleri desteklemiştir. Ordu ve emniyeti hedef almaları ise onları ümmetten uzaklaştırmak ve onların vahye yardım etmelerine engel olmanın iğrenç bir girişimidir. Günahkârların uygulamalarına ve sahtekârların oyalamalarına sakın kanmayın. Ümmetle kenetlenerek ve ümmetin gerçek projesine yardım ederek onlara gerekli yanıtı verin. Devrimin safında yer alın.

Ey Tunus halkı! Ey zalimleri uykusuz bırakan devrimin mucitleri!

Günahkârlar, sizin halinizden korkuyor, uyanıklığınızdan tırsıyorlar. Onların çelişkili ifadelerine yönelik yönelttiğiniz soruların ne kadar etkili olduğunu gördünüz. Bu çaba ve gayretle, ortaya koyduğunuz büyük hedeflerle yüce İslam’a dayalı Raşit bir yönetimi kesinlikle hak ediyorsunuz. Siz öyle yöneticilik ve liderliğe layıksınız ki bu Ruveybida yöneticiler asla sizin gibi olamazlar. Onlar insanların hayatları üzerine bahis oynuyorlar. Dosyaları sumen altı ve sorunları zayi etmek ya da yolsuzluk ve sömürgeciliğe imkân vermek için halkın gaflet ve cehalet anını bekliyorlar. Bu yüzden Hizb-ut Tahrir olarak biz size söz veriyoruz ki biz ne onlar gibi ne de onların amirleri gibi asla olmayacağız. Aksine samimi ve adaletli yöneticiler olacağız. Derdimiz, dış mahfillerin çıkarları ve yürütmenin arzuları değil, ümmet ve Rabbimizin rızasıdır. Bize yardım ve destek olun. Liderliğinizi komplocu uşaklara değil, samimi siyasi uyanıklığa sahip olanlara teslim edin. Sakın onlardan korkmayın. Diğerleri gibi onlar da yok olmaya mahkûmdur.

وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ

“İzzet Allah’ın ve O’nun Rasûlü‘nün ve müminlerindir. Ve lakin münafıklar bilmiyorlar.” [Münafikün 8]

H. 23 Cumâde’s Sâni 1436

 

Hizb-ut Tahrir

12.04.2015
 

Tunus

 


...:-
  • Recep Ayı, Yemen Halkının İslamiyet’e Girdiği ve Hilafetin Yıkıldığı Aydır

  • Hilafet, Devrimlerden Önce de Sonra da Farzdır

  • Devrim, Biçim Değişikliği ve Zalimi Zalimle Değiştirmek Demek Değildir, Aksine Biçim ve İçerik Açısından Yozlaşmış Vakayı Değiştirmek Demektir

  • Şuan ki Umutsuzluk Aşaması, Şiddetlenen Beladan Önceki Zaferin Müjdecisidir

  • Başarısız ve Yalancı Politikadan Tek Çıkış Yolu İslam’dı

  •