Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Terörizm Bahanesiyle İslam’la Mücadele Ediliyor

Karak kentinde talihsiz olaylar yaşandı. Selahaddin Eyyubi’nin doğduğu ve Mute gazvesinin olduğu Karak kentinde asker ve sivillerin haram kanları aktı. Ürdün rejiminin, aydın düşünürlere ve dava adamlarına yönelik baskı ve gözaltı politikaları olmasaydı, bu kanlar akmazdı. Rejim, camilerde bile dava adamları ile mücadele ediyor, onların yüzüne minberleri kapatıyor. Her türlü yolları kullanarak onları takip ediliyor. Âlimlere baskı yapıp terörize ediyor. Bu yüzden artık onların sesini duyamaz ya da görüşlerini bilemez olduk. Oysa dava adamlarına göre askerler ümmetin değişim umududur. Nusret ve onuru koruma mekanizmasıdır. Kutsallar ve namuslar onlarla korunur. Çünkü askerler, ümmetin bir parçası ve ümmet için vardır. Aslolan şudur ki askerler ve kahraman orduların kanı, Karak ya da başka şehirlerde ve başkentte değil, yiğitlik ve cenk meydanlarında, çatışma sahasında, Mescidi Aksa’yı kurtarmak için cihatta, Kudüs surlarında veya kadınların namusu ve çocukların kanını savunma yolunda, öldürülen, onurları çiğnenen, evleri yıkılan Halep ve diğer Müslüman ülkelerdeki halkımıza yardım uğrunda akmalıdır. Ürdün rejimi, bu trajik olaydan sonra her zamanki gibi terörle mücadele bahanesiyle delice bir kampanya başlattı.

Oysa terör, zalim, adaletsiz, bozuk, yozlaşmış, Allah’tan uzak ve Allah’a savaş açmış rejimler altında var olup neşvünema bulmuş ve büyümüştür. Rejim yanlısı medya, borazanlar ve rejimin bütün kurumları, Karak ve diğer yerlerde yaşanan olayları İslam ve onun fikirleri ile ilişkilendirme çabasındadır. Hemen parmaklar, İslam ve Kuranı, içi gerçek rolünden boşaltılan camileri, Allah’ın kitabından bir kaç ayet ve Peygamber’in sünnetinden bir dizi hadisin kaldığı eğitim müfredatını işaret etmiştir. Ürdün rejimi, İslam ve hükümleriyle, onun akidesiyle mücadeleyi sürdürebilmek için olayları istismar etmekte, hatta el altından teşvik etmektedir.

Aynı zamanda rejim, Peygamberin değişim metodunu içselleştiren, hiçbir silah taşımayan, kamu güvenliğine tehdit teşkil etmeyen ümmetin samimi evlatları ile de mücadele etmektedir. Nedense minberler, medya ve forumlar, İslam düşmanı laikler için ardına kadar açılıyor. Devletin tüm kurumları, seslerini duyursunlar, Allah’ın dinine ve hükümlerine saldırılarını sürdürsünler diye onların emrine amadedir. Hiçbir engelleme veya kovuşturma veya soruşturma korkusu yok. Hatta devletin bütün kurumları, onlara ve hakaretlerine göz yummaktadır. Evkaf Bakanının, İslam’ı savunmak için onurlu bir duruş sergilediğini görmedik. Yargıçların ya da müftülüklerin, Allah ve Rasûlü’nü razı eden bir pozisyon aldıklarına da tanık olmadık. Hatta müftülüklere bu hakaret hakkında sorulsa, duymadıklarına şaşırmamalıyız. İslam, Allah’ın bütün insanlık için seçip beğendiği adalet ve rahmet dinidir. Allah Subhânehu ve Teâlâ, Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’i rahmet Peygamberi olarak nitelemiştir:

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ 

“Biz seni, ancak âlemlere rahmet olmak üzere gönderdik” [Enbiya 107]

Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in getirdiği her şey, alemler için rahmettir. Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın emrettiği şekliyle İslam’ın hükümlerine bağlanmak ve uygulamak da rahmettir. İslam’ı taşıma metodu olan Allah yolunda cihat ve Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın kelimesini yüceltmek de rahmettir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ لِلَّهِ فَإِنِ انْتَهَوْا فَلا عُدْوَانَ إِلا عَلَى الظَّالِمِينَ 

“Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (İnkâra) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.” [Enbiya 39]

Aynı şekilde kısas hükümleri ve hadler de rahmettir.

وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيَاةٌ يَاْ أُولِيْ الأَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ 

“Ey akıl sahipleri, sizin için kısasta hayat vardır. Bu sayede adam öldürmekten sakınırsınız.” [Bakara 179] Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın bütün dini ve hükümleri rahmettir.
Ey Ürdün halkı! Terörle mücadele bahanesiyle yüce dinimize karşı yürütülen hakaret ve karalama kampanyası karşısında durarak Allah ve Rasûlü’nü razı eden bir tutum takının. Rejim, Allah’ın nurunu söndürmek için çalışan kafir Batının planları doğrultusunda hareket ederek bu kampanyaya öncülük edip sponsor olmaktadır. Ancak kâfirler hoşlanmasa da Allah nurunu kesinlikle tamamlayacaktır. Ey Ürdün halkı! Rejim, bu din ve bu akideden sakın sizi saptırmasın. Rejimin, kuklalarının ve kurumlarının, İslam’ı terör, aşırılık ve sapıklıkla ilişkilendiren saçmalıkları sakın sizi korkutmasın. Her ahval ve şerait altında dininiz ve akidenizle birlikte olun. Ne pahasına olursa olsun İslam’ın hüküm ve sistemlerini savunun, yardım edin, yardımcı olun. İşte gerçek kurtuluş budur. Bunun dışındaki her şey dünyada ve ahirette helak ve hüsran demektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

يُرِيدُونَ لِيُطْفِؤُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ 

“Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz. O, Allah’a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.” [Tevbe 32-33]

H. 29 Rabiu’l Evvel 1438

 

Hizb-ut Tahrir

28.12.2016
 

Ürdün Vilayeti

 


...:-
  • Başarısız ve Yalancı Politikadan Tek Çıkış Yolu İslam’dı

  • Hizb-ut Tahrir / Amerika’nın “Müslümanın Zihnine Saldırı” Başlıklı Düzenlediği Hilafet Konferansı

  • Tavizci, Peşkeşçi, Bozguncu ve İşbirlikçi (Güvenlik Koordinasyon) Yönetim, Büyük Hilafet Projesi Düşmanı ve İslam Karşıtı Kâfirlerle Aynı Cenahtadır

  • Mücrim Yönetim, Filistin’in Kurtuluşunun Yegâne Yolu Olan Hilafet Çağrısı İle Mücadele Etmektedir

  • Zorlama, Mesajımızı Susturamayacak

  •