Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Brown’ın Suudi Arabistan Ziyâreti, İngiliz Dış Politikasının Sonu Gelmez İkiyüzlülüğünü Göstermektedir

Küresel petrol fiyatlarının yükselişine dikkat çekmek üzere Gordon Brown’ın bugün Suudi Arabistan’a düzenlediği beyhude ziyâret, Batı‘nın İslâm Âlemi’ne yönelik politikasının gerçek yüzünü ifşâ etmektedir. Amerika ve İngiltere, bir yandan özgürlüğün ve demokrasinin güvence altına alınması bahanesiyle Irak’ta ve Afganistan’da Müslümanları bombalarlarken, öte yandan Brown, kendisine daha fazla petrol pompalamaya ikna etmek için Cidde’deki zâlim despota kur yapmaktadır.

İngiltere’nin ve Amerika’nın ikiyüzlülüğü herkesçe mâlumdur. Batı‘nın dış politikasına yön veren yegâne dürtü, Müslümanların toprakları üzerindeki maddî çıkarlarını güvence altına alma “özgürlüğüdür.” Irak, Sömürgecilik politikasına paralel olarak muazzam petrol servetlerini güvence altına almak için istilâ edildi. Gerçek şu ki Irak’ın içinde bulunduğu kaos havasından en çok memnun olanlar; yaklaşık kırk senedir mahrum kalmalarından sonra Irak’a dönmeye hazırlanan Shell, BP, Exxon Mobil ve Total gibi petrol şirketleridir. Kezâ Afganistan da aynı Sömürgecilik politikasına paralel olarak, hem Orta Asya’daki muazzam enerji kaynaklarına, hem de stratejik önemdeki konumuna hâkim olmak üzere istilâ edildi.

Bu ne yüzsüzlük! Şimdi de gelip halkı Müslüman bir ülkeden kendilerine daha fazla petrol pompalaması istenmektedir ki Amerika ve İngiltere, “teröre karşı savaş” adı altında İslâm Âlemi’ne karşı sürdürdükleri saldırılarına devam edebilsinler!

Suudi Arabistan Devleti, hiç kuşkusuz bir İngiliz türemesidir ve peş peşe gelen İngiliz hükümetleri, Suudi kraliyet ailesi ile uzun dönem boyunca iyi ilişkiler içerisinde olmuşlardır. Nitekim Winston Churchill, şimdiki Kral Abdullah’ın babası AbdulAzîz’e İngiltere’den getirttiği bir Rolls Royce hediye etmişti. Tony Blair de 40 milyar sterlinlik [yaklaşık 80 milyar dolar] el-Yemâme [Birleşik Arap Emirlikleri] silah anlaşması hakkında uzun süredir devam eden yolsuzluk soruşturmasını iptal etmişti. Belki Gordon Brown da, Batılı finans piyasalarında petrol fiyatlarının bu denli artışının, üretim yetersizliğinden değil de, yükselen spekülasyonlardan kaynaklandığı iddialarına karşın bir lütfa mazhar olabileceğini umuyordur.

Batı destekli fâsit yöneticiler Müslümanların işlerini yürüttükleri, yularlarını ellerinde tuttukları sürece, Müslümanlara karşı süregelen bu bariz siyâsî ve ekonomik sömürü ve askerî saldırganlık devam edecektir. Batı‘daki Sömürgeci efendileri ile sıkı bir işbirliği içinde olan bu hâin yöneticiler, hiç şüphe yok ki Müslümanların topraklarının Batı tarafından işgâl ve yağma edilmesini kolaylaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardır.

Ey Müslümanlar! Topraklarımız üzerindeki Sömürgeci elleri durdurmanın tek yolu; Müslümanların topraklarını sömürgecilikten, işgâlden, yağmadan ve saldırılardan arındıracak İslâmî siyâsî bir liderlik kurmaktır ki o, Hilâfet’tir. Hilâfet liderliği, Ümmet’in muazzam iktisâdî servetini, Ümmet’i kalkınma ve gelişme yolunda ilerletmek için seferber edecek, servetlerimizi Sömürgeci Kâfirlerin menfaatlerine hizmette asla heder ettirmeyecektir.

H. 18 Cumâde’l Âhira 1429

 

Hizb-ut Tahrir

22.06.2008
 

Britanya

 


...:-
  • Başarısız ve Yalancı Politikadan Tek Çıkış Yolu İslam’dı

  • Hizb-ut Tahrir / Amerika’nın “Müslümanın Zihnine Saldırı” Başlıklı Düzenlediği Hilafet Konferansı

  • Tavizci, Peşkeşçi, Bozguncu ve İşbirlikçi (Güvenlik Koordinasyon) Yönetim, Büyük Hilafet Projesi Düşmanı ve İslam Karşıtı Kâfirlerle Aynı Cenahtadır

  • Mücrim Yönetim, Filistin’in Kurtuluşunun Yegâne Yolu Olan Hilafet Çağrısı İle Mücadele Etmektedir

  • Zorlama, Mesajımızı Susturamayacak

  •