Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Bir Yanda Bağımsızlık Günü‘nü Kutlayan Yöneticiler, Öte Yanda Amerika’nın, Pakistan’ın Egemenliğini Açıkça İhlâl Etmesinin Zeminini Hazırlıyorlar

Tam da Pakistan Başbakanı Gilânî‘nin Washington’a vardığı gün, Amerika Güney Veziristan’a kanlı saldırılar düzenledi. Pakistan topraklarının böylesine istilâ edilmesi, herhangi bir uyarı veya bilgilendirme olmaksızın ve bütünüyle Pakistan’ın egemenliği ve bağımsızlığı hiçe sayılarak gerçekleşti. Yakın tarih boyunca Amerika, “güçlü bir müttefiğine karşı” ilk kez böylesine aşağılayıcı bir tavırla karşılık verdi. Ziyaretini yarıda kesip ülkeye dönmesi gereken zelîl Gilânî ise Amerikan Başkanı Bush’un kanlı ellerini sıkmaya yönelip Amerika’nın istilâlarıyla Pakistan topraklarını peş peşe çiğnemesini göz ardı etti. Hâlâ hayâsızca ısrarını da sürdürmektedir; “Her iki ülke, birbirlerinin bağımsızlığına ve egemenliğine inanmaktadır ve ilişkilerimizin daha da güçlendirilmesini istemektedir.”

Utanca boğulmuş Gilânî, Amerika’nın İslâm’a karşı savaşını desteklemekle kalmadı, aynı zamanda Pakistan kaynaklarını ve askerlerini Amerika’nın Müslümanlara karşı savaşına tahsis edeceği sözünü de verdi. Şöyle dedi: “Aşırılığa ve terörizme karşı ortaklaşa mücâdele edeceğiz, nitekim bu güçler dünyayı istikrarsızlaştırıyorlar… Bu bizim kendi savaşımız.” Böylesine hıyânet dolu sözler sarf eden Gilânî, ardından Müslüman kasabı, tiran Bush’un sofrasına oturup birlikte yemek yedi. Sonra ortak bir basın açıklaması yayınladılar. Açıklamada, Amerika tarafından, gelecek on yıl boyunca Müslümanların kanlarını akıtmak üzere Pakistan’ın sivil ve askerî liderliğine yıllık 1,5 milyar dolar tutarında bir meblağ ödeneceği, nüfusun geri kalanı için de, halk kitlelerinin Amerika’nın Pakistan’daki saldırılarına ve askerî operasyonlarına sus payı olarak Birleşik Devletler’in 115,5 milyon dolarlık yiyecek yardımı yapacağı ifade edildi. Açıklama yapılır yapılmaz, Pakistan askerî liderliği Svat’ta yeni operasyonlar başlattı, 100 Pakistanlı katledildi, çok sayıda insan yaralandı. Bütün bunlardan sonra yine de yöneticiler, Bağımsızlık Günü kutlamalarına katılmaktadırlar. Oysa o gün Kâfirlerden kurtuluşun, kendileri için hiçbir mânâsı ve kıymeti yoktur. Bilakis onlar, Amerika önündeki teslimiyetlerini derinleştirmek için çılgınca çalışmaktadırlar.

Ey Pakistan Müslümanları! Size ve İslâmınıza karşı savaşında Amerika’ya açıkça göz yuman yöneticilerin gerçeği işte budur! Bir de bu Gilanî ve Müşerref, önünüzden Pakistan’ın egemenliğini ve bağımsızlığını koruma sözü verirlerken ama arkanızdan cüzi bedeller karşılığında Pakistan’ın egemenliğinden taviz vermekte, sonra da sizleri Kâfir efendilerinin zorbalığına ve şerrine boyun büktürmektedirler.

Hatırlayınız, sizleri bütünüyle enkaza çevirmeye ahdetmiş Amerika ve ajanları açısından şu anda karşılaştıklarınız yalnızca başlangıçtır. Bugün, FATA ve Svat’ta askerî operasyonlar başlatılmıştır. Benzer operasyonların diğer şehirlere ulaşması ne kadar zaman alır? Şüphesiz ajan yöneticiler Amerika’ya, başka şehirlerde kontrol noktaları kurma, Bağdat ve Kâbil’de olduğu gibi, peş peşe evlere baskın düzenleme izni vermelerine kadarlık bir zaman! Böyle giderse öyle bir zaman gelecek ki mevcut kaosu belki de arar olacaksınız, tıpkı kimilerinin Müşerref liderliğindeki sefâletin şimdi karşılaştıklarından daha iyi olduğuna gerçekten inandıkları gibi.

Başımızdaki yöneticilerin hıyânetinden ötürü değil miydi ki Amerika, nükleer kudrete ve dünyanın en büyük yedinci ordusuna sahip, en güçlü halkı Müslüman ülke olan Pakistan’ın egemenliğini ihlâl etmeye cüret edebilmişti? Oysa Allah sizleri, Kâfirlerin sizin apaçık düşmanlarınız olduğu ve asla sizin hayrınızı istemeyeceği yönünde uyarmıştır:  مَا يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَلاَ الْمُشْرِكِينَ أَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَاللَّهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ  “Ne Ehl-il Kitâb’dan Kâfirler, ne de Müşrikler Rabbinizden size bir hayır indirilmesini isterler. Oysa Allah rahmetini dilediğine tahsîs eder. Şüphesiz Allah, azîm fazilet sahibidir.” [el-Bakara 105]

Ey Pakistan Müslümanları! Kendinizi Kâfirlerden kurtarmak için harekete geçmekten sizi alıkoyan korku mudur? Amerika’nın hışmından korkuyorsanız biliniz ki Amerika, Irak ve Afganistan gibi yerlerde istikrar sağlamak uğrunda, zayıf donanımlı küçük Müslüman gruplarla mücâdele etmekle meşguldür. Öyleyse nasıl olur da Amerika, Pakistan gibi güçlü bir devleti silip süpürür? Hatırlayınız ki, Müslümanlar ya zafer, ya şehâdet arayışında iken, ödlek Amerikan askerleri, Müslümanlarla karşılaşma korkusundan intihar ediyorlardı ve bu, herkesçe mâlumdur. İşte bunun içindir ki Kâfirler, dünyanın her tarafından gelip onlar adına savaşacak Müslüman kuvvetler göndermeleri için başımızdaki yöneticilere dayanmaktadırlar. Yoksa dünyanın en zengin ve güçlü kaynaklarına sahip ülkelerini dahi zayıflatan kapitalist politikalar, Amerika’yı da zayıflattığı bir sırada, Müslümanlar kendilerini Amerikan dayatmasından kurtarırsa birdenbire açlıktan ölmeye mi başlayacak? Rızkı verenin Amerika değil, bilakis Allah [Subhânehu ve Te’alâ] olduğunu bilen hangi Müslüman böyle bir korkuya kapılır? Allahu Te’alâ şöyle buyurmuştur:  أَمَّنْ هَذَا الَّذِي يَرْزُقُكُمْ إِنْ أَمْسَكَ رِزْقَهُ  “Sizi kim rızıklandırabilir, eğer (Allah size verdiği) rızkı keserse?” [el-Mulk 21]

Şayet sizi bu zorbalara karşı harekete geçmekten alıkoyan zarara, mazarrata uğrama korkusu ise biliniz ki siz bu dîne nusret verseniz de vermeseniz de, evlerinizde oturup kalsanız da, Pakistan’ın yıkımını engellemek üzere bu zorbalara karşı muazzam kalabalıklar halinde harekete geçseniz de, her halükârda Allah sizi mutlaka imtihan edecektir. Allahu Te’alâ şöyle buyurmuştur:  أَوَلاَ يَرَوْنَ أَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ فِي كُلِّ عَامٍ مَّرَّةً أَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لاَ يَتُوبُونَ وَلاَ هُمْ يَذَّكَّرُونَ  “Onlar her sene bir kez yahut iki kez imtihân edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar!” [et-Tevbe 126] Ve şöyle buyurmuştur:  قُل لَّن يُصِيبَنَا إِلاَّ مَا كَتَبَ اللّهُ لَنَا هُوَ مَوْلاَنَا وَعَلَى اللّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ  “De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla isâbet etmeyecektir. O bizim Mevlâmızdır, o halde mü‘minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.” [et-Tevbe 51] Artık harekete geçmenizin, ceddinizin gösterdiği fedâkârlık rûhunu canlandırmanızın ve Kâfir Sömürgecilerin ajanlarına ve nizâmlarına Pakistan’ın 61 yıllık bağımlılığına son vermek üzere Hizb-ut Tahrir ile birlikte çalışmanızın zamanı gelmiştir.

Ey Güç Sahipleri! Amerika ve ajanları, silahlarınızı öz kardeşlerinize ve bacılarınıza doğrultmanızı emretmiş iken, daha ne zamana kadar oturup izlemeye devam edeceksiniz? Amerika’nın bugün [Pakistan İstihbarat Teşkilatı] ISI’yı dağıtma tehditleri, yarın Amerika’nın Pakistan Ordusu’nu, donanmasını ve hava kuvvetlerini de dağıtmaya yönelecek olması, hiç canınızı sıkmıyor mu? Harekete geçme zamanı geçip de elinizde savunulacak hiçbir şey kalmayıncaya kadar mı beklemek istiyorsunuz? Size ne oluyor böyle ki Küffârın izzeti ve menfaati uğrunda kendi halklarından yüz çeviren hâin yöneticilere karşı ayağa kalkmıyorsunuz? Allah [Subhânehu ve Te’alâ] şöyle buyurmuştur:  بَشِّرِ الْمُنَافِقِينَ بِأَنَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا 138 الَّذِينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِرِينَ أَوْلِيَاء مِن دُونِ الْمُؤْمِنِينَ أَيَبْتَغُونَ عِندَهُمُ الْعِزَّةَ فَإِنَّ العِزَّةَ لِلّهِ جَمِيعًا  “Münâfıklara kendileri için çok elîm bir azap olduğunu müjdele! (138) Onları ki Mü‘minleri bırakıp da Kâfirleri dost edinirler. (Bunu yaparak) onların yanında izzet mi arıyorlar? Muhakkak ki izzetin tamamı Allah’a aittir.” [en-Nisâ 138-139] Pakistan’ı parçalanmaktan ve yıkımdan korumak, Müslümanları kurtarmak ve onlara Küffârdan gerçek bağımsızlık vermek sizin ellerinizde. Hilâfet’in yeniden kurulması için Hizb-ut Tahrir’e nusret verme vakti işte şimdidir. Biliniz ki vecîbelerini ihmâl edenler, dînlerinin gereğini bu ihmâllerinden ötürü kendilerini Allah’ın azâbına ve gazâbına müstahak hale getirerek Kıyâmet Günü ancak kendilerine yazık etmiş olacaklardır. Allah [Subhânehu ve Te’alâ] dînini mutlaka gâlip kılacak, vecîbelerini hakkıyla yerine getirenler bahtiyar olacaktır. Efendimiz el-Mustafâ [SallAllahu Aleyhi ve Sellem] şöyle buyurmuştur:  لاَ تَزَالُ طَائِفَةٌ مِنْ أُمَّتِي ظَاهِرِينَ عَلَى الْحَقِّ لاَ يَضُرُّهُمْ مَنْ خَذَلَهُمْ حَتَّى يَأْتِي أَمْرُ اللهِ وَهُمْ كَذَلِكَ  “Ümmetimden hak üzere zâhir olan bir tâife dâima var olacaktır. Kendilerini yardımsız bırakanlar onlara hiçbir zarar veremeyecektir. Tâ ki onlar bu haldeyken Allah’ın emri gelinceye kadar.” [Sahîh-i Muslim] Allah [Subhânehu ve Te’alâ] şöyle buyurmuştur: وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُم فِي الأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لاَ يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الفَاسِقُونْ “Allah, sizlerden îmân edip sâlih amel işleyenlere kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halîfe kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halîfe kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini (İslam’ı) yeryüzünde hâkim kılacağını, korkularını güvene çevireceğini vaat etti. Zira onlar yalnız Bana kulluk ederler ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Bundan sonra her kim küfrederse, işte asıl fasık onlardır.” [en-Nûr 55]

H. 04 Şa’bân 2008

 

Hizb-ut Tahrir

05.08.2008
 

Pakistan Vilâyeti

 


...:-
  • Herhangi Bir Ülkede Hilal Görüldüğünde Ramazan Orucuna Başlanılması Farzdır

  • İşgal Altındaki Keşmir İhanetini ve Hindu Devletinin Bölgesel Egemenlik Tehlikesini Durdurun

  • El Burhan-El Hılu Anlaşması, Uluslararası Çatışmanın Bir Halkasıdır ve Sudan Halkına Karşı Bir Tuzaktır

  • Müslümanın Kanı Kâbe’den Daha Değerlidir Sadece Hilafet Bu Kanın İntikamını Alacaktır

  • Üçüncü Meclis Seçimleri Filistin Sorununun Tasfiyesinden Yeni Bir Bölümdür

  •