Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Hükümetin Karar Taslağı, Sözde Terörizmin Sebepleri Yerine Yansımalarına Odaklanmaktadır

Başbakan -Kevin Rudd-, dün Avustralya hükümetinin sözde terörizmle mücadeleye dönük başka bir raporunu ifşa etti. Başbakan “Rudd”, raporun ulaştığı sonuçları sunarken terörizm tehlikesinin azalmayıp Avustralya’da güvenlik durumunun kalıcı bir özelliği haline geldiğini hatta Avusturya’da doğup eğitim gören şahıslardan kaynaklanan artan bir tehdidin olduğunu ifade etti.

Hizb-ut Tahrir’in Avustralya’daki Medya Temsilcisi Osman Bedr bu bağlamda şunları söyledi:

“Hükümet, akıllı bir kimsenin on beş dakikada ulaşması mümkün olan birtakım sonuçlara ulaşmak için on beş aya gereksinim duymuştur. Buna rağmen bu sonuçların yüzeysel, aptalca ve irrasyonel olmakla birlikte politize edildiği görülmektedir. Yayınlanan karar taslağı, hükümetin bir taraftan sebeplerine sırt çevirirken öteki taraftan terörizmin yansımaları üzerine odaklanmaya yönelik tuhaf ısrarını göstermektedir! Bu da bir kez daha ortaya koymaktadır ki hükümet, vatandaşlarının hayatına ve güvenliğine önem vermekten daha çok kendisi ve müttefiklerinin istismara dayalı dış politikaları yoluyla elde edeceği geçici menfaatlerin peşinde koşmaktadır. Değilse kesinlikle Avustralya’nın ulusal güvenliğine hırs gösterir ve sözde terörizmin köklü ve gerçek sebeplerini ele alırdı.”

“Bu da sorumluluktan kaçmaya ve suçu başkalarına yüklemeye dair tipik bir durumdur. Hükümet, İslam dünyasındaki emperyalist maceralarının yansımalarını kabullenmek yerine suçu yıkmaya çalışmaktadır ki böylece Müslümanlar suçlu olmuş ve kendisini de temize çıkmış olsun. Böylelikle de başkalarını istismar etmeyi sürdürebilmiş olsun. Bu gibi bir oyun, hiçbir gerekçesi olmayan çok ciddi bir oyundur.”

“Sözde terörizmin ortaya çıkardığı tehdidin arttığının itiraf edilmesi, terörizme karşı savaşın başarısız olduğunun itiraf edilmesidir. Dolayısıyla Irak ve Afganistan’da bir takım ‘zaferlerin’ elde edildiği iddiaları sırf iftiradan başka bir şey değildir ve nerdeyse ağır bir başarısızlığa uğrayan bu savaşın vakıa zeminine üstün körü bir bakışla bunu görmekteyiz.”

“Tıpkı geçen sene ancak sinema filmlerinde görebileceğimiz dramatik bir şekilde masum kardeşlerimizin evlerine düzenlenen baskın ve sindirme kampanyaları olayı sonrasında terörle mücadele kanununun değiştirilmesi olayında olduğu gibi böylesi bir tasarının geçen hafta beş Sidneyli Müslüman hakkında zalimane kararların verilmesi olayı sonrasında yayınlanması bakımından uygun bir zamana denk gelmiştir. Gayet açıktır ki bu yeni zalimane mahkumiyet kararları, terörizmin Avustralya’da temel bir mesele olduğunu ve hükümetin terörle mücadelede aktif bir çaba harcadığını göstermek için ortaya atılan bu çözümle eş zamana denk gelmiştir. Ancak uyanık bir gözlemci, Avustralya’nın güvenliği açısından son derece önemli olan bir meselenin bu denli aşağılık bir şekilde politize edilmesine aldanmaz.”

“Bir kez daha teyit etmek isteriz ki sözde terörizm meselesinin etkin çözümü, ancak köklü ve gerçek sebebi olan Batılı hükümetlerin İslam dünyasında uyguladıkları devlet terörünü durdurmakla gerçekleşir. Aksi takdirde hükümetin sorumsuz karar taslakları ve politikaları yüzünden tehdidin daha da arttığını görmeye davam edeceğiz. Dolayısıyla daha tehlikeli bir tehdide maruz kalınacak dolayısıyla da herkes kaybedecektir.”

H. 10 Rabî-ul Evvel 1431

 

Hizb-ut Tahrir

24.02.2010
 

Avustralya

 


...:-
  • Başarısız ve Yalancı Politikadan Tek Çıkış Yolu İslam’dı

  • Hizb-ut Tahrir / Amerika’nın “Müslümanın Zihnine Saldırı” Başlıklı Düzenlediği Hilafet Konferansı

  • Tavizci, Peşkeşçi, Bozguncu ve İşbirlikçi (Güvenlik Koordinasyon) Yönetim, Büyük Hilafet Projesi Düşmanı ve İslam Karşıtı Kâfirlerle Aynı Cenahtadır

  • Mücrim Yönetim, Filistin’in Kurtuluşunun Yegâne Yolu Olan Hilafet Çağrısı İle Mücadele Etmektedir

  • Zorlama, Mesajımızı Susturamayacak

  •