Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Trajedilerin Devam Etmesi Pahasına… Kenane’de Koltuklar Yer Değiştirmektedir

Mısır Devlet Başkanı dün akşam, dikkat çekici bir takım kararlar yayınlamıştır ki bunlardan en önemlisi de Askerî Konsey Başkanı Mareşal Tantavi ile yardımcısı Genel Kurmay Başkanı el-Ferik Annan’ın emekliliğe sevk edilmeleri olmuştur… Bu kararlar ise hem Sina’da (silahlı örgütlere) karşı askerî eylemlerin kızıştığı hem (sanıkların) tutuklanması amacıyla evlere dönük polis baskınlarının arttığı hem de muhasara altında olanların üzerlerindeki ablukayı pekiştirmek için tünelleri kapatmaya dönük mekanizmaların diziler halinde geldiği bir vakitte gerçekleşmiştir.

Mısır’daki siyasî olayları takip eden bir kişi, Mısır’ın iki başlılık halinde devem etmekte olduğunun farkına varacaktır ki bunlar: Askeri Konsey’in büyük yetkilerinin olması ve Mısır Devlet Başkanı‘nın ise yetersiz yetkilerinin olmasıdır. Dolayısıyla bu iki baştan birinin devrilmesi beklenmekteydi ki zaten buda yakın vadede beklenen bir durumdu! Aynı şekilde siyasî olayları takip eden bir kişi Amerika’nın kollarını, Askerî Konsey ve tabiilerini temsil eden eski siyasî çevreler ile aynı şekilde seçimlerin ardından Mısır Devlet Başkanı ve avenelerini temsil eden yeni siyasi çevrelere uzattığını ve uzatmaya deva ettiğinin de farkına varacaktır. Zira geçmiş dönemlerde özellikle de 25 Ocak’ın ardından yeni siyasî çevrelerdeki yetkililerle bu siyasî görüşmelerin olduğu ve bunun bu kişilerin iktidara ulaşmasıyla sonuçlanmasının gerek Cumhuriyet rejiminin gerek sivil devletin gerek uluslar arası anlaşmaların, özellikle de hain Camp David Anlaşması‘nın doğasını değiştirmeyeceği ve aynı şekilde Amerika’nın Arap bölgesindeki çıkarlarına da etki etmeyeceği bir sır değildir…

Bununla birlikte Amerika, Askerî Konsey ile eski siyasî ortamın, siyasî, ekonomik ve askerî çıkarlarını gerçekleştirmeye henüz pratik yönü denenmemiş olan yeni siyasî ortamdan daha muktedir olduğunu görmektedir. Bundan dolayı o, Askerî Konsey’i destekleyip onun yetkilerini güçlendirmesinin ötesinde Mısır Devlet Başkanı ile yeni siyasî çevreleri de desteklemektedir… Nitekim Amerika’nın tutumundaki bu yaklaşım, 14.07.2012’de Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile buna müteakiben 31.07.2012’de Amerikan Savunma Bakanı Leon Panetta’nın ziyaretine ve bu her ikisinin Mısır Devlet Başkanı, Mareşal Tantavi ile iki başlılığın devam etmesinin Amerika’nın çıkarlarını etkileyeceğini, bozuk durumları iki katına çıkaracağını ve özellikle de Mareşal ile yardımcısının, insanların bakışlarını eski rejime doğru tahrik eden eski rejimin temel iki rüknü olduklarını Amerikan dışişlerine gösteren Askerî Konsey’deki yardımcısı ile olan görüşmelerine kadar devam etmiştir!

Bu iki ziyaretin ardından Askerî Konsey’in sesinin, kamusal yaşamda sessiz bir şekilde karartıldığı ve Mısır Devlet Başkanı‘nın sesinin ise son derece yükseltildiği mülahaza edilmektedir. Dolayısıyla bunun, Mısır Devlet Başkanı ile Askerî Konsey arasındaki istişare toplantısı öncesindeki en son kararların bir girişi olduğu gayet açıktır. Ayrıca bunu, yeni Savunma Bakanı yardımcısı general Muhammed el-Asar (Reuters’a) açıklamış ve ardından da uygun bir zamanı bildirmek için bu kararlar hakkında bir toplantı türetilmiştir… Buna rağmen Tantavi ve Annan, ordu içerisinde yüksek bir rütbeye sahip olup güçlü bir şekilde Amerika’nın çıkarlarına hizmet etmektedirler. Ancak bu ikisinin emekliliğe sevk edilmeleri işi, bir yumuşatma olup Amerika’nın kolları asla rahat durmayacaktır! Ancak sömürgeci kafirlerin tabileri, rolleri sona erdiğinde Amerika’nın nasıl da kendilerini bir çekirdek gibi çitleyip bir kenara fırlattığını net bir şekilde görmektedirler. Ama onlar, ne ibret almaktalar ne ders çıkarmaktalar nede korkmaktadırlar!

Amerika’nın resmî çevreleri, işlerin gürültüsüz bir şekilde geçmesi için meydana gelen olaylar hakkında yorum yapma hususunda sessizliğe bürünmüş ancak sonra kapalı kapılar ardındaki sırlar ifşa olmuştur! Zira bugün, yani 13.08.2012’de Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü bu kararlar hakkında şöyle bir yorumda bulunmuştur: “Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile buna müteakip Savunma Bakanı Leon Panetta, bizim zaman anlayışımıza göre Mısır’da olduklarında hem ortada bir değişim olacak hem de bir istişare olacaktır. Bu açıdan bakıldığında bu değişim bizim için bir sürpriz olmayacaktır!” Diğer taraftan Amerika Savunma Bakanlığı sözcüsü, “Pentagon yetkililerinin, Mısır Silahlı Kuvvetleri’ndeki yeni liderleri bildiklerini…” vurgulamıştır! Bu nedenle yeni askerî liderlik, yüzlerin değiştirilmesi dışında eski askerî liderlikten farksız olup genel seyir aynı yönde devam etmektedir…

Ey Müslümanlar!

Bu yumuşak değişim, Sina’daki kanların akıtılmamasına imkan vermekte olup özellikle yeni Savunma Bakanı General Abdulfettah Sisi, Mübarek’in atadığı Askerî Konsey’in bir üyesi olup yaş olarak üyelerin küçüğü ve en aktif olmasının yanı sıra onun, Askerî İstihbarat’taki işinin doğası gereği çok fazla açığa çıkmamasına rağmen Askerî İstihbarat ve Keşif Müdürü olması itibarıyla Konsey kararlarında açık bir etkisi bulunmaktadır… Dolayısıyla gerek o gerekse Mareşal ile Korgeneral gibi Askerî Konsey’in boyun kemiklerinin bu durumu, aynıdır! Ancak Amerika’nın kolları, Sina’nın kana boyanması ve tünellerin kapanmasından yararlanmak için koltukların yerinden oynamasını istemektedirler. Zira böylece Yahudi varlığının rahatını endişelendiren Sina’daki silahlı gurupların varlığı ile onların Gazze’ye hayat veren tünellere girdikleri iddiaları istismar edilmiş olacaktır… Bunun istismar edilmesi ise Filistin gaspçısı olan varlığa karşı her türlü direnişi garantilemek içindir. Zira güvenlik, Amerika’nın gerçekten ciddiye aldığı Yahudi varlığının bir saplantısıdır. Nitekim Amerika Savunma Bakanı, Mısır’ı ziyareti sırasında şöyle bir ifadede bulunmuştur: “Amerika Birleşik Devletleri’nin endişesi, Sina’daki güvenlik tehditleri, insanların kaçakçılığı ve sınırlardaki silahlı guruplardır.” Ve şöyle eklemiştir: “Bizlerin, güvenliğe herhangi bir şekilde ulaşmak için birlikte çalışmaya devam edeceğimiz anlaşılmalıdır.” Bunun bir benzerini ise 11.08.2012’de New York Times Gazete’si şu şekilde yayınlamıştır: “Amerika ile Mısır, Sina’da kötüleşen durum karşısında yeni bir güvenlik hattı belirlemeye çalışmaktadırlar.” Bu, Yahudi varlığının güvenliği açısındandır. Diğer açıdan olana gelince; bu, geçitlerin ücretsiz ve tam olarak açılmaksızın Gazze şeridindeki hayat çizgisi olan tünellerin kapanmasına dönük bir atmosfer oluşturmak içindir! Yani Amerikan gözetiminde olan bu yumuşak değişimin çıkış aracı, tagut Mübarek’in yapmış olduğu gibi yeniden Sina ile tüneller sayfasının kapanması yollarında akıtılan kanlar olmuştur!

Ey Müslümanlar!

Mısır, İslam’ın kalesi, fetihlerin başlangıç noktası ve İslam’ın düşmanları olan haçlılar ile Tatarlara karşı zaferlerin kaynağıdır… Ayrıca Mısır, Bağdat’ta ortadan kaldırılmasının ardından Hilafet’in başkenti olduğu gibi Abbasi Hilafet’i ile Osmanlı Hilafet’i arasındaki bağlantı halkası olmuştur… Bugün ona yakışan, yeniden Hilafet’in başlangıç noktası olmasının yanı sıra Filistin’i gaspçı Yahudilerin pisliğinden kurtarmak için orduların hareket noktası olmasıdır… Yoksa sadece koltukların sağdan sola yer değiştirmesi için Amerikan değişiminin başlangıç noktası olması değildir!

Beyanı, her ne kadar ilk nasihatimizi dinlememiş olsa da Mısır Devlet Başkanı Muhammed Mursi’ye dönük bir nasihatle kapatıyoruz… Bizler, her bir Müslümana, özellikle de yönetimi teslim almış olan birine nasihat etme hususunda asla ümitsizliğe düşmeyiz. Dolayısıyla diğer konuşanlarla ilgili olarak ilk nasihatimizi takip ediyoruz: Her ne kadar Amerika’nın kolları eski ve yeni siyasî ortamlara uzanmış olsa da bu kolları kesmek kolay ve mümkündür. Zira karşılaşmış olduğun hatayı bir kez düzeltmen karşılaşmış olduğun birçok hatalarda ısrarcı olmandan daha hayırlıdır. Çünkü Amerika’nın kollarının hiçbir faydası ve yararı olmadığı gibi… bilakis o, bu kolların bir parçası ve bir uzvundan ibarettir. Aksi taktirde son pişmanlık asla fayda vermeyecektir! Allah’ın arzı Kenane, güç ve kuvvet sahibi olup onun geçmişi buna bir çok kez tanık olmuştur. Dolayısıyla her kim gerçekten Allah ile birlikte olursa kesinlikle galip gelecektir. Zira ez-Zikr-ul Hakîm bunu söylemektedir. Mısır Devlet Başkanı son konuşmasında şunu tekrarlamıştır: وَاللّهُ غَالِبٌ عَلَى أَمْرِهِ وَلَـكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لاَ يَعْلَمُونَ “Şüphesiz ki Allah, emrine galiptir, muktedirdir. Velakin insanların çoğu bunu bilmezler!” [Yûsuf 21] Evet, Allah doğru söylemiştir: وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ اللّهِ حَدِيثًا “Allah’tan daha doğru (sözlü) kim vardır!” [Nisa 87]

Dikkat edin! Biz tebliğ ettik mi? Ey Allah’ın sen şahit ol… Dikkat edin! Biz tebliğ ettik mi? Ey Allah’ın sen şahit ol… Dikkat edin! Biz tebliğ ettik mi? Ey Allah’ın sen şahit ol.

H. 25 Ramazan 1433

 

Hizb-ut Tahrir

13.08.2012
   
 


...:-
  • Trajedilerin Devam Etmesi Pahasına… Kenane’de Koltuklar Yer Değiştirmektedir

  •