Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Pakistan’da İstikrarsızlık ve Bombaların Nedeni Olan ABD Varlığına Son Verin

Pakistan yöneticileri ve onların Washington’daki Amerikalı efendileri arasındaki görüşmeler sürerken, Pakistan, 2014 Ocak ayının son haftası sivil ve silahlı kuvvetleri hedef alan bomba ve suikast saldırıları ile sarsıldı. Rahil-Navaz rejimi, Veziristan’daki askeri operasyonlara kamuoyu desteğini sağlamak için bu kanlı saldırıları istismar etti. Veziristan, Afganistan’daki işgalci ABD güçlerine karşı büyük saldırıların hareket noktası, bellerini kıran, kalplerine korku salan bir bölgedir.
Pakistan’daki şeytani saldırılara vakıf olanlar, Amerikan istihbaratının yıllar önce burada yaşayan kabileler içine sızmış olduğunu iyi bilirler. Bu kaos ve bomba saldırıları, ABD dış politikasının doğrudan bir sonucudur. Özellikle de düşük profilli çatışma politikası ve örtülü operasyondur. Düşük profilli çatışma, iç istikrarı yok eder, gücümüzü kırar, potansiyelimizi mahveder ve çok fazla şeyler yapmamızı isteyen Amerikan müdahalesine bahane oluşturur.

Örtülü operasyonlar, düşman adına yapılan faili meçhul cinayetler gibi ABD taktik ve komplosudur. Bu tür eylemler, Latin Amerika’dan Güneydoğu Asya’ya kadar tüm dünyada ülkeye kaos ve güvensizlik ortamı yaymak, sürekli çatışma atmosferi yaratmak için CIA tarafından uygulanıyor. Bu nedenle ABD Başkanı Obama, 2009’da Aralık ayının başında “Radikallere karşı mücadelenin kendi savaşları olmadığını söyleyenler var. Ama Karaçi ve İslamabad’da masum insanların radikaller tarafından öldürülmesi ile en çok tehlikeye maruz kalanın artık Pakistan halkı olduğu belli olmuştur.” açıklamasında bulundu.

Pakistan’da bu gibi kaos sadece Amerika’nın yararınadır. Amerika, Pakistan ordusundan Amerikan işgaline karşı savaşmak için Afganistan sınırını geçen aşiret savaşçılarını hedef almasını istiyor. Aslında bu karmaşanın arkasında Amerika vardır. Çünkü Amerika, Pakistan silahlı kuvvetlerinin İslami duyguları güçlü olduğunu çok iyi biliyor. Bu duygular, aşiret bölgelerindeki Müslümanların desteği ile Afganistan’daki Rus işgaline karşı süper gücün [Sovyetler Birliği] çöküşünde önemli bir rol oynadı. Amerika, Afganistan’ı işgal ettikten sonra orada kalırsa oranın kendisine mezar olacağını fark etti. Bu yüzden Amerika, silahlı kuvvetlerin bu Müslüman ülkelere Hilafetin geri dönüşüne yardım etmelerinden korkuyor. Bundan dolayı geceleri yatağında rahat uyuyamıyor. Sürekli karabasan görüyor. Çünkü Hilafetin kurulmasının Amerikan hegemonyasının sonunun başlangıcı olacağını biliyor. Sadece bölgede değil, tüm dünyada sonu olacaktır.

Bunu 2009 yılının Kasım ayında “İstikrarsız Pakistan’da nükleer savaş başlıklarının güvenli kalması mümkün mü?” başlığı altında yayınlanan makale de desteklemektedir. Yazar makalede “Asıl korku, Pakistan ordusu içindeki radikallerin rejimi karşı darbe yapmaları ve isyan etmeleridir. Obama yönetiminin üst düzey bir danışmanı, Hizb-ut Tahrir’in bunun için bir aday olduğunu bildirdi. Hizb-ut Tahrir, Hilafet kurmayı hedefliyor. Pakistan ordusuna sızdı, zaten içinde hücreleri de var.” dedi. Veziristan’daki operasyonlara gelince, Amerika, her zamankinden daha fazla onlara ihtiyacı vardır. Ekonomisinin ve bataklığa batan silahlı kuvvetlerinin moral çöküşü ile birlikte Amerika, sınırlı geri çekilmeden sonra Afganistan’da kalıcı varlığını müzakereler yoluyla güvence altına almak zorundadır. İşte Pakistan liderliği içindeki hainleri, müzakere süreçlerine uygun platform oluşturmak için seferber etmesinin nedeni budur.

Amerika, bizzat kendisi bölgede zafer elde edemez. Bu nedenle korkak Amerikan askeri kuvvetlerini savunmaları için Pakistan ordusundan paralı asker devşirmeye çalışıyor. Müslümanlar evlerinden barklarından oldular, ülke istikrarsızlık içinde çırpınıyor. Bütün bunlara rağmen Pakistan ordusu dünyada en büyük Müslüman ordusudur. İçinde zafer ve şehitlik özlemi çeken yüz binlerce cesur ve yiğit asker var. Şimdi sınırın her iki tarafındaki Müslümanlar, kâfirlerin hedeflerini savunmak için bir kez daha birbirlerini öldürecekler. Önceki operasyonlar sırasında yaşananlar gibi onların güvenliği için daha fazla kayıplar verecekler. Bu ise Allah Subhânehu ve Teâlâ‘nın gazabına nail olmaktır. Allah Subhânehu ve Teâlâ Kitabında şöyle buyuruyor: وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمً “Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” [Nisa 93]

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem de şöyle buyurdu: إذا التقى المسلمان بسيفيهما فالقاتل والمقتول في النار، قلنا يا رسول الله هذا القاتل فما بال المقتول قال إنه كان حريصا على قتل صاحبه “İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir” Bunun üzerine “Ya Rasûlullah! Öldürenin durumu belli, ama ölen niçin cehennemdedir? Diye sorduk. “Çünkü o, arkadaşını öldürmek istiyordu” buyurdu.”

Ey Pakistanlı Müslümanları! Amerikan varlığı Pakistan’dan yok edilmediği sürece silahlı kuvvetlerimiz ve kabile çocukları, sürekli bu savaşın ateşi ile yanacaklar. Ordumuz, ABD büyükelçiliğini kapatmak, ABD diplomatlarını, büyükelçisini, bölgedeki askeri ve istihbarat ajanlarını sınır dışı etmek için hemen harekete geçmelidir. Kabileler de kendi saflarındaki Pakistan silahlı güçlerine karşı saldırı başlatmaya çağıran bütün pislikleri ortadan kaldırmaları gerekir. Bunun yerine Hilafetin kurulması için nusret talebi çağrısında bulunulmalıdır. Silahlı kuvvetlerimizin ve kabile savaşçılarının silahlarını ABD varlığına karşı doğrulttuklarından emin olmalıyız. Bu varlık, askeri ve sivilleri hedef alan operasyonların planlama kaynağıdır. Uzun bir süre bu operasyonları gelişmiş silahlar ile finanse ediyor.

Biz, Amerikan varlığının topraklarımız üzerinde kaldığı sürece bu yıkıcı savaşın sona ereceğini düşünmüyoruz. Bu nedenle yakında İnşaAllah kurulacak Hilafet Devleti, silahlı güçlerimizi ve aşiret savaşçılarını bölgedeki Amerikan varlığına darbe vurmak ve kalplerine korku salmak için derhal seferber edecektir. Onlara şeytanın vesveselerini unutturacaktır. Dolayısıyla Pakistan’a gerçek bir değişim getirmek için gecenizi gündüzünüze katın, Hizb-ut Tahrir gençlerinin elinden tutun, yanlarında durun ve Hilafeti yeniden kurmak için onlarla birlikte çalışın. Hilafet davetinin yankılanmadığı hiç bir cami, okul, üniversite ve pazar bırakmayın. Bu uğurda Allah’ın bize verdiği tüm araç ve etkin yöntemleri yüksek sesle ve net olarak Hilafet davetini taşımak için kullanın. Tartışmalar, hutbeler, dersler, SMS, e-posta, radyo, hatta TV yayınlarını bile kullanın ki Hilafete davet sesleri, dünyanın her yerindeki İslami ümmetin kulaklarında çınlasın. Çocuklarınızı, kardeşlerinizi, babalarınızı ve Pakistan silahlı kuvvetlerindeki amcalarınızı, Hilafeti kurmak için Hizb-ut Tahrir’e nusret vermek yoluyla bölgedeki ABD varlığına öldürücü darbe vurmaya davet edin. Hilafet, aşağılanma ve yenilgi dönemine son verecektir. Güç, izzet ve zafer çağı başlayacaktır.

وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ

“İzzet Allah’ın ve O’nun Rasûlü‘nün ve müminlerindir. Ve lakin münafıklar bilmiyorlar.” [Münafikun 8]

H. 01 Rabiu’s Sânî 1435

 

Hizb-ut Tahrir

01.02.2014
 

Pakistan Vilayeti

 


...:-
  • Herhangi Bir Ülkede Hilal Görüldüğünde Ramazan Orucuna Başlanılması Farzdır

  • İşgal Altındaki Keşmir İhanetini ve Hindu Devletinin Bölgesel Egemenlik Tehlikesini Durdurun

  • El Burhan-El Hılu Anlaşması, Uluslararası Çatışmanın Bir Halkasıdır ve Sudan Halkına Karşı Bir Tuzaktır

  • Müslümanın Kanı Kâbe’den Daha Değerlidir Sadece Hilafet Bu Kanın İntikamını Alacaktır

  • Üçüncü Meclis Seçimleri Filistin Sorununun Tasfiyesinden Yeni Bir Bölümdür

  •