Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Bilgi Çağından Yararlanmak

İçinde bulunduğumuz çağa ‘Bilgi Çağı’ deniyor. Online ve yazılı devlet medyası ve özel gazeteler, kamuoyunun görüşlerinin şekillendirilmesinde önemli bir role sahip. Ayrıca fikir oluşturmak için öncül bilgiler de veriyorlar. Bazı konularda özel medya, güvenlik yönergeleri ve sömürgecilerin planlarının ifşa edilmesi gibi konularda devlete güvenir. Devlet, medyaya yardım etmelidir. Gerçekten de Hilafet Devleti, medyayı güçlü bir şekilde destekleyecektir. Vatandaşlarının işlerini güdülmesinde, İslam davetinin insanlığa taşınmasında medya ile işbirliği yapacaktır. Bilgi, İslam’a davet ve devlet için önemlidir. Bu nedenle medya, bağımsız bir organ olarak Halife ile doğrudan iletişim içinde olacaktır. Yargı ve Ümmet Meclisi gibi Hilafet Devletinin diğer organları için de aynı durum geçerli.

Günümüzde Medya

Günümüzde Pakistan liderliği içindeki hainler, sömürgecilerin planlarının ifşası ve yöneticilerin muhasebesi yerine Batı planlarının uygulanması ve desteklenmesi için medyaya büyük baskı yapıyorlar ve uyguladıkları baskı ile ihanetlerini gizlemeye çalışıyorlar. Hainler, gazetecilerin yanı sıra gazete sahiplerini de tehdit ve gözdağı için ajan ordularını görevlendiriyorlar. Tehdit o kadar büyük ki, en dürüst ve açık sözlü olanlar bile görüşlerini gizliyor, gerçekleri sulandırıyor ve hatta sürgüne bile razı oluyor. Ayrıca hainler maddi baskı da uyguluyor, küçük gazetelere kredi, hibe veya devlet reklamlarını vermiyorlar. Hainler, ülkedeki Amerikan çıkarlarını güvence altına almak için devlet medyasını bir sözcü olarak kullanıyor. Bunun sonucu olarak zamanla devlet medyası, halkın gözünde inandırıcılığını yitirmiştir, şimdi de özel medya güvenilirliğini kaybetmiştir. Şuanda sosyal medya ve doğrudan sosyal etkileşim, mevcut tek güvenilir haber ve görüş kaynağı olarak görülmektedir.

Hainler, medya aracılığıyla materyalizm, Allah’ın emrine isyan, zina ve kadınların onurunun aşağılanması gibi topluma yozlaşmış ve aşağılık Batı değerlerini pompalıyor. Hepsi de özgürlük adına yapılıyor. Müşerref döneminden bu yana medyanın rolünde büyük bir düşüş söz konusu. Halk, muhafazakâr devlet medyasını bile artık itibara almamakta, eleştirip boykot etmektedir.

Medyayı Güçlü Bir Temele Oturtmak

Hilafet, İslam’ı tüm dünyaya yaymak için özel ve devlet medyasını denetleyecek ve destekleyecektir. Medya, İslam’ı güçlü ve etkili bir şekilde sunacak, insanları İslam’a girmeye, incelemeye ve düşünmeye teşvik edecektir. Ayrıca medya, İslam ülkelerinin Hilafet Devletine ilhakını kolaylaştırmak için de önemli bir rol oynayacaktır. Medya, insanlara hayatın her alanıyla ilgili İslam kültürünü sunacaktır. Böylece insanlar bu görüşleri öğrenecekler, bireysel ve kolektif yaşamlarında bu görüşleri uygulayabileceklerdir. Yine medya, dünyayı harap eden, ülkeleri kontrol altına almak için iç savaşlar çıkaran, çatışmaları körükleyen, ülkelerin zenginliğini yağmalayan harbi sömürgeci ülkelerin planlarını da ifşa edecektir.

Uluslararası alanda medya, devletin İslam’ı tüm insanlığa entelektüel bir liderlik olarak tanıtmasına, insan yapımı sistemlerin ezdiği insanlara bir hidayet ışığı olarak sunmasına yardımcı olacaktır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:
ادْعُ إِلِى سَبِيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَـدِلْهُم بِالَّتِى هِىَ أَحْسَنُ  “Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et.” [Nahl 125]

Medyanın Denetimi

Hizb-ut Tahrir’in her alanda İslam’a göre hükmetmek için kapsamlı hazırlığı ve deneyimi var. Medya denetimi dâhil olmak üzere medya işlerinde de gerekli deneyime sahiptir. Hâlihazırda geniş küresel bir medya ofisi ağına sahiptir, İslam dünyasında ve hatta gayrimüslim ülkelerde bile medya büroları var. Görüşleri, politikaları ve Hizb hakkında medya kuruluşlarına bilgi vermektedir. Hilafetin kurulmasından sonra da bu sıfatla çalışmaya devam edeceklerdir. Medya büroları, çok çeşitli stiller geliştirmiş, Hizbin fikirlerini yaymak için videolar, dergiler, gazeteler çıkarmışlardır.

Hizbin Emiri, celil âlim Şeyh Ata Bin Halil Ebu Raşta’dır, yıllardır Hizbin emirliğini yapmaktadır, ayrıca Hizb-ut Tahrir / Ürdün sözcülüğünü de yapmıştır. Şeyh Ata, medyanın işleyişi ve sorunları hakkında derin bilgiye sahiptir. Dolayısıyla bir Halife İnşaAllah medyayı müthiş ve etkileyici bir şekilde denetleyecektir.

Hizb-ut Tahrir’in Anayasa Mukaddimesi’nin 103.maddesine göre, “Medya organı; dâhilde kötülüğü uzaklaştıran ve güzelliği barizleştiren kaynaşmış ve güçlü bir İslâmî toplum inşa etmek için, hariçte ise İslâm’ın azametini ve adlini, ordusunun kuvvetini, beşerî nizamın fesadını, zulmünü ve ordularının vehnini gösterir bir şekilde İslâm’ı barışta ve savaşta öne çıkarmak ve İslâm’ın ve Müslümanların maslahatına hizmet etmek üzere, devletin medya siyasetini belirleyip infaz etmekten mesul olan bir dairedir.”

Hizb, Hilâfet Devleti’nin Yönetim ve İdari Kurumları adlı kitabında şöyle demektedir: “Şer’i hükümlere göre Devlet’in medya siyasetinin genel hatlarını beyan eden bir kânun yayınlanacaktır. Devlet, bunun gereğince, İslâm’ın ve Müslümanların maslahatına ve Allah’ın ipine sımsıkı sarılan, kendisinden ve içerisinden hayır yayılan, fasit ve müfsit fikirlere yer olmayan, sapık ve saptırıcı kültürleri barındırmayan birbirine kenetlenmiş güçlü bir İslâmî toplumun, pisliklerini atan ve güzelliklerini parıldatan, Âlemlerin Rabbi olan Allah’ı Hamd ile tesbih eden bir İslâmî toplumun inşasına hizmet eder.”

Hilafet, Özel Medyayı Destekleyecek ve Yönlendirecek

Medyada, haber ve güncel olaylarda, belgeseller ve dizilerde, yazılı ve internet medyasında İslami yasalara uyulmalıdır. Ayrıca, bilgilerin yayılması sırasında kuruluşların ve medyanın şeri hükümlere ve toplumsal düzene uyup uymadıkları denetlenecektir. Özel medya ticari bir kuruluş olduğundan diğer ticari kuruluşlar gibi kredi ve bankacılık olanaklarından yararlanacaktır. Gerçekten de, televizyon stüdyoları ve matbaa kurmak gibi medyadaki bazı konular büyük bir meblağ gerektiriyor, bu yüzden bazı kişiler faizsiz kredi veya hibe alabileceklerdir. Devlet kurumları veya kamu mülkiyeti kurumları medyaya her türlü reklam verebilecektir. Kimseye özel ayrıcalık tanınmayacak, adam kayırmacılık olmayacaktır. Halife, kamu spotu için ne kadar zaman veya alan gerekeceğini önceden ilan edecektir. Acil durumlar dışında medyanın sorunsuz bir şekilde işlemesi sağlanacaktır. Buna ek olarak devlet, bant genişliği frekanslarını düzenleyecek ve aynı ismi taşıyan birden fazla yazılı basının olmamasını sağlayacaktır. Bu işlevler, bilgi organizasyonunun merkezileştirilmesini gerektirir.

Hizb-ut Tahrir’in Anayasa Mukaddimesi’nin 104.maddesine göre, “Sahipleri devlet tabiiyeti taşıyan medya araçlarının ruhsata ihtiyacı yoktur. Yalnızca kurulan medya aracını, Medya Dairesine bildiren bir “bilgilendirme ve haberdar etme” iletisi yollamaları gereklidir. Medya aracının sahibi ve yönet-meni, yayınladıkları her medya yayımından mesul olur ve tebaa fertlerinden herhangi biri gibi şeri bir muhalefetten muhasebe edilirler.”

Güvenlik

Güvenlik konularıyla ilgili olarak, Halife, askeri meseleler, askeri hareketler, savaşların nasıl ilerlediği veya askeri sanayi gibi devleti yakından ilgilendiren konularda hangi bilgilerin yayımlanabileceğini medyaya anlatmalıdır.

H. 10 Şevval 1443

 

Hizb-ut Tahrir

10.05.2022
 

Pakistan Vilayeti

 


...:-
  • Arabuluculuklar, Müzakereler veya Uluslararası Kurumlar Yahudi Varlığının Suçlarını Durduramaz, Yahudi Varlığını Ancak Müslüman Orduların Seferberliği Durdurabilir

  • Filistin Yönetimi, Haksız Kararlarıyla İç Barışı Tehdit Ediyor ve Toplumu Yıkmanın, İnsanları Yoksullaştırmanın ve Harama Boğmanın Çabası İçerisinde

  • Filistin Barosuna Açık Bir Mektup

  • Müslüman Çocuğa Polis Şiddeti

  • Demokratik Seçimler Serap Gibidir, Susayan Onu Su Sanır!

  •