Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Amerika’nın Pakistan’da İslam’ı Bastırma Kampanyası

Rahil-Navaz rejimi, “Ulusal Eylem Planı” ve Yirmi Birinci Anayasal değişikliği kullanarak Pakistan içinde yargı, medya, sosyal medya, iktidar, eğitim ve askeri etkileyecek geniş kapsamlı değişiklikler yapmaktadır. Ancak bu plan, asla Pakistan’a barış ve refah getiremez. Çünkü bu plan, en güçlü Müslüman ülkesi ve bölgeye hâkim olmak isteyen Amerika’nın stratejisinin bir parçasıdır.

Ulusal Eylem Planı‘nın temel konseptleri, Amerikan girişimi olan Terörle Mücadelede Pakistan-ABD Ortak Çalışma Grubu ve Kolluk Kuvvetlerinin [JWG-CTLE] doğrudan bir sonucudur. Bu yapının Pakistan üzerinde derin etkisi vardır. Çünkü ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD Adalet Bakanlığı ve Federal Soruşturma Bürosu FBI’ının bu eylem planına katkıları var. Şubat 2002’de ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanmasından bu yana JWG-CTLE, Amerikan ajanları eşliğinde Müşerref-Aziz rejiminin “Aydınlanmış ılımlılık” projesinden mevcut rejimin “Ulusal Eylem Planına” kadar İslam, cihat ve Hilafet çağrısını bastırmak için hep mücadele etmiştir.

Amerika, “Ulusal Eylem Planı” ve diğer araçlar yoluyla Müslümanların yüzyıllar boyunca İslam’a olan bağlılıklarını, İslam uğruna verdikleri savaşı ve İslami yönetim nedeniyle kökleşen derin İslami sevgi ve muhabbetlerini bitirmek için çalışıyor. Pakistan’ın kurulmasında kilit rol oynayan İslam’ın gücüdür. İslam’ın gücü, dönemin küresel lideri İngiltere’yi Hindistan Yarımadasındaki askeri işgalini sona erdirmeye zorlamıştır. Ki bir daha dönmeye asla cesaret edemez. Başka bir süper güç olan Sovyet Rusya’sının Afganistan işgalini sona erdirmeye zorlayan yine İslam’ın gücüdür. Böyle büyük bir devletin askeri ve ekonomik olarak tükenmesine, sonunda büsbütün yok olmasına neden olmuştur. Şimdi de bölgeyi işgal eden Amerika’dır. Bugün onun karşısında yine İslam’ın gücü vardır.

Amerika’ya göre Amerikan varlığı ve bölgedeki çıkarları için Pakistan’da İslam’ı bastırmak hayat memat meselesidir. Diğer araçlarla birlikte “Ulusal Eylem Planı‘nı” kullanan Amerika, cihadı “terörizm” olarak ilan etmek ve Afganistan’da Amerikan işgaline karşı savaşan samimi mücahitlere baskı uygulamak amacıyla tüm ajanlarını seferber etmiştir. Suçluların tutuklanması, mezhep ve etnik şiddet sergileyenler de temel amacını gizlemek için bir kılıf olarak kullanılıyor. Ayrıca medya, sosyal medya ve siyasi ortamda İslami fikirlere karşı saldırı başlatan Amerikan ajanları, o fikirleri “nefret söylemi”, “radikalizm” ve “İslamcılık” ile itham ettiler. Binlerce samimi âlimi, Amerika’nın Afganistan işgaline karşı cihat çağrısı yapanları ve Pakistan’da Hilafetin kurulmasına çağıran politikacıları kaçırdılar.

Nitekim rejim, Pakistan genelinde Hizb-ut Tahrir üyelerini tutukladı. 11 Mayıs 2015 tarihinde Hizb-ut Tahrir / Pakistan Vilayeti Resmi Sözcüsü Naveed Butt’un kaçırılmasının üzerinden dört yıl geçmiş olacak. 22 Nisan 2015 gece geç saatlerinde, herkesçe bilinip sayılan Hizb-ut Tahrir / Pakistan Vilayeti Merkezi Temas Komitesi Pakistan Başkanı Saad Cigranvi’yi de kaçırdılar.

Eğitime gelince, Amerikan ajanları İslam medreselere verilen mali desteği kestiler. Pakistan’ın geleceği olan gençleri, çok değerli İslam kültüründen yoksun bırakmak için okulların temel eğitim müfredatını değiştiriyorlar. Orduya gelince, Amerika ve onun ajanları İslam’a baskı uygulamak için silahlı kuvvetlerimizden destek ararken, silahlı kuvvetlerimiz, bu ümmetin apaçık düşman olsa bile Amerika ve Hindistan ile işbirliği yapmaya davet ediliyor. Oysa İslam, işgal edilen Keşmir ve Afganistan topraklarının kurtarılmasını emreder.

Ayrıca başından beri “Ulusal Eylem Planı‘nın” bir Amerikan planı olduğu apaçıktır. Çünkü Amerikan ajanları, Pakistan’daki istikrarsızlığın çıbanbaşı olan yabancı güçleri yok etmek için bir şey yapmıyorlar. Rahil-Navaz rejimi, düşman Hindistan ve Amerika’nın diplomatik misyonu hakkında hiçbir şey yapmadı. Oysa büyükelçilikler, personeli ağırlama, finanse etme, paralı askerleri eğitme üsleri olarak kullanılıyor. Mezhep ve etnik şiddete teşvik etmek amacıyla adli suçlular oralardan besleniyor. Amerikan özel askeri ve istihbaratı Raymond Davis Şebekesi’ne gelince, suikastlar düzenlemek ve Pakistan genelinde patlamalar yapmak için personeline tam yetki veriyor. Her türlü iletişim araçları ve silah taşıyorlar. Yakaladıklarında hemen serbest bırakılıyorlar.


Ey Pakistanlı Müslümanlar!

Amerika ve onun ajanları, sizden umudu kestiler. Tıpkı işgal sırasında sömürgeci İngilizler ve Sovyet Rusları sizden umudu kestikleri gibi. Size karşı kurulan onca komplo ve planlara rağmen yine de İslam’a sadakatle sımsıkı sarıldınız. İnşaAllah yakında Hilafet dönecektir ve bu yüzden sömürgeci kâfirler şimdi size karşı çabalarını daha da yoğunlaştıracaklardır. Hakkınız olan Hilafet Devletini kurmak için Hizb-ut Tahrir’in cesur gençleri safında yer almanın tam zamanıdır. Hilafet, sizi Allah ve Rasûlü‘nün emir ve yasaklarına göre yönetecek, kâfirlerin sarf ettikleri tüm çabalar da hüsrana uğrayacaktır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُنفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ فَسَيُنفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَ “Doğrusu kâfirler, mallarını Allah’ın yolundan insanları alıkoymak için sarf ederler ve daha da sarf edeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır.” [Enfal 36]

Ey Pakistan silahlı kuvvetleri!

Mevcut yöneticiler, düşmanlarımız karşısında zayıflar. İster Filistin, Keşmir, Afganistan, Irak ve Suriye’de olsun, isterse Pakistan’da olsun yapılması gerekeni yapmıyorlar. Bununla beraber Müslümanlar karşısında aslan kesiliyorlar. Yabancı efendileri uğruna İslam’a sımsıkı sarılan herkesi göğüs gere gere darp ediyorlar. Açıktır ki onlar bizden değil, biz de onlardan değiliz. Nasıl, o zaman, daha siz onların yönetimlerini tolere edebilirsiniz? Hayatta kalmak için daha ne zamana kadar sizin destek ve gücünüze tutunacaklar? Küfrü desteklemek için sizi, insanları ve insan yapımı demokratik sistemi kullanan bu hainleri nasıl kabul edebilirsiniz? İslam’ı ve insanları bastırmak için Hilafet Devleti altında onların İslam’a göre yaşama hakkını inkâr eden bu ajanlara nasıl sessiz kalabilirsiniz?

Devlet adamı ve fakih Şeyh Ata Bin Halil Ebu Raşta liderliğindeki Hizb-ut Tahrir’e nusret vermek sizlere farzdır. Ancak o zaman bu mücrim yöneticilerin komploları, İslam gerçeği tarafından tarumar edilecektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ “(Bunlar,) günahkârlar istemese de hakkı gerçekleştirmek ve bâtılı ortadan kaldırmak içindi.” [Enfal 8]

H. 04 Receb 1436

 

Hizb-ut Tahrir

23.04.2015
 

Pakistan Vilayeti

 


...:-
  • Hizb-ut Tahrir’den Mübarek Toprak Halkına Açık Bir Mektup

  • Sudan’ın Sorunları Ne Sivil Ne de Askeri Darbe İle Çözülmez, Hilafet Devleti Tarafından Uygulanan İslami Yönetim İle Ancak Çözülür

  • Nizar Banat’ın İnfazı, Yozlaşmış Aşı Anlaşması Suçuna Ek Olarak İğrenç Bir Suçtur

  • Pakistan Yöneticileri, Faiz Günahına Batan Kimselerin Ceplerini Doldurmak İçin Yoksullara ve Borçlulara Acımasızca Vergi Koyuyorlar

  • Geçiş Hükümeti Yakıt Fiyatlarına Neredeyse Yüzde Yüz Zam Yaptı, Efendilerinin Talimatlarıyla Halkını Yoksullaştırmaya Devam Ediyor

  •