Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

هَذَا بَلَاغٌ لِلنَّاسِ وَلِيُنْذَرُوا بِهِ
“Bu Kur’an kendisiyle uyarılsınlar diye insanlara bir bildiridir.” [İbrahim 52]

Kutlu Suriye devriminin üzerinden beş yıl geçti. Istırap, acı ve yaraları da beraberinde getirdi. Ama aynı zamanda beklenti ve umutlar da yeşerdi. Uzun süredir ümmetin yitik cevheri kendini gösterdi. Suriye’de öyle bir ümmet ortaya çıktı ki boyun bükmüyor, bu dine nusret vermek için çabalıyor, rezalete razı gelmiyor, günah karşısında sessiz kalmıyor. Şanı yüce olan bu ümmet şunu iyi bilmelidir ki hayırlı bir ümmet olmak, yapılacak yüce amelde saklıdır. Bu ameli yaparsa, hayırlı bir ümmet nitelik ve özelliğini hak eder. Yapmazsa, yıkım ve felakete maruz kalır. Allah Subhânehu ve Teâlâ Kuran’da şöyle buyuruyor:

كُنْتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ 

“Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah’a inanırsınız.” [Ali İmran 110]

Devrimin doğurduğu bu ümmet, Allah’ın indirdikleriyle hükmetme iyiliğini emretmek ve Allah’ın indirdiklerinden başkasıyla hükmetme gibi büyük bir kötülüğü ortadan kaldırmak içindir. 

Hal böyleyken bazıları hâlâ bu ümmet gerçeğinden habersizdir. Bu kimseler, bu ümmetin güneşini bağımlılık ve itaat balçığıyla sıvamaya çalışıyorlar. Hem kendi sorunları hem de ümmetin sorunlarının kurtuluşunu BM ve uluslararası hukukta arıyorlar. Basiretsiz oldukları için Batının gerçek yüzünü göremiyorlar. Batıya seğirterek çözümlerine yöneliyor, konferanslarında masa başını tutuyorlar. Şam topraklarında devam eden çatışma gerçeğini görmezden geliyorlar. Suriye’deki çatışma, kâfir Batının laik sivil devlet projesi ile ümmetin akidesinden fışkıran Nübüvvet metodu üzere Hilafet projesi arasındadır. Biri küfrün hâkimiyeti ve çıkarının güvencesidir. Katil rejimin cinayetlerine yeni bir yüz kazandırmanın, yeniden ona meşruiyet vermenin, güvenlik güçleri ve orduyu korumanın yoludur. Diğer proje ise Rabbimizi razı etmenin, sabitelerimizi gerçekleştirmenin, sıkıntılarımızı sona erdirmenin, gönüllerimize şifa vermenin, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet olmanın yoludur.

O bazıları şunu unutuyorlar, başta Amerika ve Rusya olmak üzere komplocu ülkeler tarafından empoze edilen siyasi çözüm, ümmetin projesini yok ederek kendi projelerini güvence altına almak için yeni bir ketenpeledir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَلَا يَزَالُونَ يُقَاتِلُونَكُمْ حَتَّى يَرُدُّوكُمْ عَنْ دِينِكُمْ إِنِ اسْتَطَاعُوا

“Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler.” [Bakara 217]

Bu bazıları, uluslararası toplum himayesinde gerçekleşen müzakereler ve siyasi çözümü, insanlık acılarımızın sonu olarak süsleyip püslediler. Bunların durumu, tıpkı serabı su, zehri de deva olarak lanse edenlerin durumuna benzer.

Muhalefet adına günahkar görüşmelere katıldığını iddia eden müzakere heyeti ve katılımcılara hızlıca bir göz atıldığında, onların büyük güçlerin ve sponsor devletlerin hizmetkarları oldukları görülür. Suriye devrimini temsil iddiasıyla onları bu müzakere heyetine seçen bu büyük güçlerdir. Mücrim rejimin eski başbakanı mı olan Riyad Hicab mı Suriye devrimini temsil ediyor? Daha düne kadar cani rejimin Kültür Bakanı olan Riyad Nassan Ağa mı devrimi temsil ediyor? Ya da sadık mücahitleri, sabırlı ve itaatkâr halkımızı Kuran’ı Kerim’den başka bir kültüre davet eden ve Mescidi Aksa’nın gaspçısı Yahudiler ile Müslümanlar arasında kardeşliğe çağıran Basma Katmani mi devrimi temsil ediyor? Sakallı görüntüsüyle Muhammed Alluş’u müzakere heyeti mensubu yapmak, hatta heyet başkanlığına getirmek komplo gerçeğini asla değiştirmez. Güneşin Moskova’dan doğacağını muştulayan, ama ne yazık ki bu muştusu nedeniyle maskesi düşen Şeyh Muaz Hatib’in koalisyon başkanı olması da koalisyon gerçeğini değiştirmez.

Şunu kesinkes biliyoruz ki Amerikan siyasi çözümü yolunda yürüyen bu zavallılar, az bir paha uğruna dinlerini ve kutlu Suriye devriminin sabitelerini satmışlardır. Bu devrim, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın camilerinden başlayarak, “Allah için Allah için “ ve “Ebedi liderimiz, Efendimiz Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’dir” sloganlarını haykırarak kendi sabitelerini kendi belirlemiştir. Bu sabiteler de Suriye halkının müsellematı olmuştur. Bu sabiteler, müzakerelere cevaz vermez, aksine görüşmeleri haram sayar. Bu sabiteler, tüm sembolleriyle, kurum ve kuruluşlarıyla rejimi devirmek ve enkazı üzerine de onun anayasa ve kurumlarıyla asla bağdaşmayan bir sistem kurmak için vardır. Kuşkusuz o İslami sistem de Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafettir. Hilafete İslam ve Müslümanlar izzet bulacak, küfür ve kâfirler de zillete düşeceklerdir. Ümmet, Batıya bağımlılıktan azade olacak, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın şu sözü de hayat bulacaktır:

وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلًا 

“Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.” [Nisa 141]

Sözde muhalefet heyetinin, siyasi süreçte Beşşar’a yer yok, geçici yönetimde ısrar etmek ve rejimin ateşkes ihlallerini protesto etmek amacıyla müzakerelerin ertelenmesini istemek gibi sergilediği yalancı tutumlara gelince, ümmetin sadık evlatlarını asla kandıramaz. Bu ihanet kokan siyasi çözümü de Suriye halkının isteği yapamaz. Müzakere heyetinin bu yapay tutumu, onun sözde temsilciliğine asla meşruiyet kazandırmaz. Çünkü biz, müzakere heyetinin devrim karşıtı tutumu nedeniyle devrimi temsil etmediğini çok iyi biliyoruz.

Ey İslam’ın Payitahtı Biladu’ş Şam Müslümanları!

Yapılan fedakârlıklar paha biçilmez, sarf edilen çabalar da emsalsizdir. Şüphesiz ki bu çabalar, paha biçilmez bir değeri hak ediyor. Bu değerin karşılığı da ancak ve ancak Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafettir. Bilin ki yarı yolda durmak, devrim için ölüm demektir. Siz müzakerelerin devrim öncesine dönüş olduğunu biliyorsunuz. Onun için bu devrime devam etmek ve sabitelerini korumak kaçınılmazdır. Devrimi boşa çıkarmak ve devrimin evlatlarının kanını peşkeş çekmek isteyen herkese engel olmak bir zorunluluktur. Sakın “beni ilgilendirmez” demeyin. Zira Ebu Bekir’den rivayet edildiğine göre

يا أَيُّهَا النَّاسُ، إِنَّكُمْ تَقْرَؤُونَ هَذِهِ الْآيَةَ ﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا عَلَيْكُمْ أَنْفُسَكُمْ لَا يَضُرُّكُمْ مَّنْ ضَلَّ إِذَا اهْتَدَيْتُمْ﴾ وَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ ﷺ يَقُولُ: «إِنَّ النَّاسَ إِذَا رَأَوْا الظَّالِمَ فَلَمْ يَأْخُذُوا عَلَى يَدَيْهِ أَوْشَكَ أَنْ يَعُمَّهُمُ اللهُ بِعِقَابِهِ 

“Ey insanlar siz “Ey müminler, siz kendinizden sorumlusunuz. Eğer siz doğru yolda olursanız sapıklar size zarar veremez” ayetini okuyorsunuz. Ve onu yanlış şekilde yorumluyorsunuz. Hâlbuki ben Peygamberin şöyle dediğini işitmiştim; “İnsanlar bir kötülüğü görüp onu engelleyemezlerse Allah’ın onları toptan cezalandırması yakındır.” [Ahmed, İbn Hibban]

Bugün zalimlerin yüzleri ve isimleri farklı olsa da, aslında hepsi birdir. Fedakârlıklara ihanet eden, halkı ve kendisi için zillet ve zülle razı olan zalimdir. Bugün yapılması farz, zayıflar ve korkaklar devrimi çalmadan önce devrime sahip çıkmaktır.
فَإِنْ تَرَكُوهُمْ وَأَمْرَهُمْ، هَلَكُوا جَمِيعًا، وَإِنْ أَخَذُوا عَلَى أَيْدِيهِمْ، نَجَوْا جَمِيعًا 

“Eğer onları bu istekleriyle baş başa bırakırlarsa, hepsi birlikte helak olur. Eğer onlara engel olurlarsa, hep birlikte kurtulurlar.” [Ahmed]

Bu farzda gösterilecek herhangi bir ihmalkârlık, hem bu dünyada hem de ahirette Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın azabını gerektirir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

لُعِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَى لِسَانِ دَاوُودَ وَعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ ذَلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ كَانُوا لَا يَتَنَاهَوْنَ عَنْ مُنْكَرٍ فَعَلُوهُ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ 

“İsrail oğullarından kâfir olanlar, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lânetlenmişlerdir. Bunun sebebi, söz dinlememeleri ve sınırı aşmalarıdır. Onlar, işledikleri kötülükten, birbirini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun yaptıkları ne kötüdür!” [Maide 78-79]

Hizb-ut Tahrir / Suriye Vilayeti olarak biz, sizin hakkınızda hüsnü zanda bulunuyor ve diyoruz ki haydi görev ve misyonunuzu yerine getirin de devrimi ekseninden saptırmak veya çarpıtmak isteyenleri düzeltin. Allah hakkında hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan deyin ki “Devrimimiz satılık değil” “Devrimimizin sebatkâr adamları var.” ve “Devrimimiz Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafetten gerisini kabul etmez.” Sizlere Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın şu ayetlerini hatırlatıyoruz, onlara sımsıkı sarılın ve onlarla amel edin. Sakın onları unutmayın ya da onlarda ihmalkâr davranmayın. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ 

“Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar.” [Tevbe 71]

فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِهِ أَنْجَيْنَا الَّذِينَ يَنْهَوْنَ عَنِ السُّوءِ وَأَخَذْنَا الَّذِينَ ظَلَمُوا بِعَذَابٍ بَئِيسٍ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ 

“Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardık, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.” [Araf 165]

Ey İslam’ın kalbi Biladu’ş Şam Müslümanları!

Hizb-ut Tahrir / Suriye Vilayeti kardeşleriniz olarak biz, çatışmanın gerçeği hakkında agâhız. Çatışma, iki proje arasındadır, üçüncüsü yoktur. İman fustatının alametleri açığa çıkarak nifak fustatından ayrışmaktadır. Allah’ın lütfu sayesinde de Şam devrimi tüm maskeleri düşürmektedir. Biz, İslam’ın emin bekçileri olmak, fikirlerini berraklaştırmak, komplocuların planlarını deşifre etmek ve Allah hakkında hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan hakkı söylemek üzere Allah’a söz verdik. Biz, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in metoduna uygun olarak ümmetin samimi evlatları ile birlikte çalışıyoruz. Hedefimiz de Nübüvvet metodu üzere Hilafeti kurarak İslami hayatı yeniden başlatmaktır. Nübüvvet metodu üzere Hilafet, bir partinin, grubun veya hizbin değil, bütün Müslümanların Hilafetidir. Nübüvvet metodu üzere Hilafet, hem bu dünyada hem de ahirette izzete, kurtuluşa ve felaha nail olmak için gayret ve çabaları birleştirerek bütünleştirecektir. 

وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ بِنَصْرِ اللَّهِ. يَنْصُرُ مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ 

“O gün müminler Allah’ın zaferiyle sevinecekler. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.” [Rum 5]

Ey sadık insanlar!

Sizi Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet projesine yardım etmek için bizimle birlikte çalışmaya davet ediyoruz.

H. 12 Receb 1437

 

Hizb-ut Tahrir

19.04.2016
 

Suriye Vilayeti

 


...:-
  • Bek-Abad Olayı: İşkence ve Uyduruk Suçlamalar

  • وَإِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدِّينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ “ Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, yardım etmek üzerinize borçtur.” [Enfal 72]

  • Ey Müslüman Ordular! Refah’ı, Cenin’i ve Tüm Filistin’i Siz Desteklemezseniz Kim Destekleyecek?

  • Daha Ne Zamana Kadar Devam Edecek Ey Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Ümmeti!

  • Ramazan Bitti, Bayram Geldi, İslam Ümmeti Hala Sıkıntılarla Boğuşuyor, Trajediler Her Taraftan Sarmış Durumda!

  •