Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Ürdün Yönetimi, Müslümanlara Karşı Savaşlarında Kâfirlerin Yanında Yer Alıyor

Dün 24 Mart 2008’de Ürdün menşeli er-Ra’y Gazetesi’nin ilk sayfasında, “Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı, Ürdünlü gençlerden oluşan üç gruba Amerikalılara karşı savaşıp Cihâd etmek üzere Irak’a gitmeye çalıştıkları suçlamasında bulundu.” şeklindeki kısa haberi mütalaa ettik.

Daha önce de Yahudilere veya Amerikan çıkarlarına karşı muharip eylemlerde bulunmayı dile getirdikleri yahut düşündükleri için bazı Ürdünlü gençlere bu tür suçlamalarda bulunulmuş ve aralarında herhangi bir maddî eylemde bulundukları kanıtlanamayan kimselerin de bulunduğu birçok genç, müebbede varan mahkumiyetlere çarptırılarak Ürdün hapishanelerine atılmıştır.

Bugünkü Ürdün Kralı‘nın mensubu olduğu aile, -ki Osmanlılar dönemindeki Mekke Şerîfi Hüseyin ibn-u Alî ailesidir- I. Dünya Savaşında İngilizlerin yanında yer almış, Hilâfet Devleti’nin yıkılmasında onlara yardım etmiş ve bu ailenin yöneticileri, Yahudilere sadakatini sürdürerek sözde Yahudi varlığının kurulması, Filistin topraklarına çöreklenmesi, ardından da onu tanımak, ekonomik ve siyâsi açıdan onunla tam bir normalizasyona girmek için Kâfir Batı ile birlikte çalışmıştır. Yine bu yönetim, Amerika’nın Irak’a yönelik savaşında da kâfirlerin yanında yer alarak topraklarını Amerikan ve İngiliz istilâcı güçlerine açmış, onlara lojistik ve istihbarat desteği sağlamıştır. Bunu açıklığa kavuşturmak için, Amerikan Askerî Akademisi’ne bağlı Amerikan Stratejik Çalışmalar Enstitüsü [SSI] tarafından yayınlanan W. Andrew Terrill’in yazdığı “Ürdün Ulusal Güvenliği ve Ortadoğu İstikrârının Geleceği” başlıklı kitaptan bazı alıntılar yapacağız. Bu kitapta geçenlere göre; Amerikan eski büyükelçisi Paul Bremer, “Irak’ta Bir Senem” (My Year in Iraq) başlıklı hâtırâtında Ürdün yönetimi hakkında şunları yazmıştır: “Koalisyon Özel Operasyonel Birlikleri’ne kendi toprakları üzerinden operasyon düzenleme izni vererek istila sırasında bize epey yardımcı oldu.” Yine aynı kitaba göre; CIA eski direktörü George Tenet de hâtırâtında, Amerika-Ürdün istihbârat işbirliğinden fevkalâde memnun kaldığını belirtip kitabında Ürdün Genel İstihbârat Teşkilâtı başkanını ismen yâd etti. Söz konusu kitapta Amerika-Ürdün askerî ilişkileri hakkında ise, John Abizaid’in, Birleşik Devletler Merkezî Kuvvetler Komutanlığı‘nda [CENTCOM] kurmay komutanı iken, başkent Amman’ın yaklaşık 20 km. kuzey doğusundaki Yecûz Tepeleri’nde “Kral II. Abdullah Özel Operasyonlar Eğitim Merkezi"nin [KASOTC] inşâsını denetlediği ve proje sözleşme ajansı olarak hizmet veren Birleşik Devletler Ordusu İstihkâm Teşkilâtı ile birlikte Birleşik Devletler hükümetinin, projenin tamamlanması amacıyla 99 milyon dolar bağışta bulunduğu zikredilmiştir.

Ey Müslümanlar! İşte bu, Ürdün Nizâmıdır, işte bunlar da ülke halkının hesabına çıkarlarını gerçekleştirmelerinde ve nüfuzlarını yerleştirmelerinde Yahudilere ve Kâfirlere yardımcı olsun diye uyguladığı politikaları ve icraatlarıdır. Yine o, 1988 yılı bağlantısını koparmak adı altında Ürdün Nehri için Yahudiler lehine Batı Şeria’dan vazgeçtiği gibi sizler adına başka bir nehir için de Doğu Şeria’dan da vazgeçebilir. [Ürdün 1949’de Ürdün ile Yahudi varlığı arasında imzalanan ateşkes anlaşmasından 1967’de üç Arap devleti (Mısır, Ürdün, Suriye) ile Yahudi varlığı arasındaki savaşa kadar Batı Şeria Ürdün’ün yönetimi altında idi. Ürdün Kralı Hüseyin 1967’den itibaren Batı Şeria üzerinde hak iddia etti ve 1988’de güya Filistinliler lehine bu hak iddialarından vazgeçerek Yahudiye teslim etti.]

Daha önce bu nizâmın politikaları ve icraatlarına karşı sizleri uyararak karşı koymanızı ve infâz etmesini engellemenizi talep eden Hizb-ut Tahrir bugün de sizlerden bu politikaları sürdürmesini engellemede daha samimi olmanızı talep etmekte ve sizleri, Hilâfet Devleti’nin kurulmasında Hizb ile birlikte çalışmaya çağırmaktadır ki böylece hem Ürdün onun bir parçası olsun, hem de gençlerinizi Müslümanların topraklarını işgâl eden Kâfirlere karşı savaşıp Cihâd etmek suçlamasıyla nizâmın zindanlarına atılmaktan kurtarıp onları Allah yolunda savaşın mücâhid askerlerden kılsın.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَجِيبُواْ لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ 24 وَاتَّقُواْ فِتْنَةً لاَّ تُصِيبَنَّ الَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنكُمْ خَآصَّةً وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ  “Ey imân edenler! Allah ve Rasulu sizi, size hayat verene çağırdığında icâbet edin. Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer ve siz muhakkak O’nun huzurunda toplanacaksınız. Bir de hâssaten içinizden yalnızca zulmedenlere isâbet etmekle kalmayan bir fitneden sakının! Bilin ki Allah, cezâlandırması gerçekten pek şiddetli olandır.” [el-Enfâl 24-25]

H. 17 Rabî’-ul Evvel 1429

 

Hizb-ut Tahrir

25.03.2008
 

Ürdün Vilâyeti

 


...:-
  • Pakistan Yöneticileri, Faiz Günahına Batan Kimselerin Ceplerini Doldurmak İçin Yoksullara ve Borçlulara Acımasızca Vergi Koyuyorlar

  • Geçiş Hükümeti Yakıt Fiyatlarına Neredeyse Yüzde Yüz Zam Yaptı, Efendilerinin Talimatlarıyla Halkını Yoksullaştırmaya Devam Ediyor

  • Mescid-i Aksa Ordulara Haykırıyor

  • Pakistan Silahlı Kuvvetleri’ndeki Babalarımıza, Kardeşlerimize ve Oğullarımıza Mescid-i Aksa’nın Kurtarılması İle İlgili Bir Mektup

  • Herhangi Bir Ülkede Hilal Görüldüğünde Ramazan Orucuna Başlanılması Farzdır

  •