Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Parlamento Seçimleri Saçmalıktır, Halkın Yararına Değildir, Ürdün Rejiminin Sömürgeciliğe Olan Bağımlılığına Hizmettir

Ürdün Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından 06 Ekim 2020’de “Ürdün sokaklarının nabzı-24” başlığı altında yapılan kamuoyu yoklaması, Ürdünlülerin yarısının (%50) parlamento seçimlerine katılmayacaklarını, yapılması durumunda sadece yüzde 17’sinin seçimlere katılacaklarını vurguladı. Ürdünlülerin seçimlere katılmamalarının en önemli nedenleri arasında parlamentoya ve seçimlerin tarafsızlığına olan güvensizlikleri ve liyakat sahibi bir adayın olmamasıdır. Çoğunluk, pandemiyi etkin sebepler arasında görmedi.

Karar verici, pandemi ve kötüleşen sağlık koşullarından, ölümlerden, pandemiden, hastanelerin doluluğundan, hayat kurtarmaktan ve ekonomik daralmadan bahsetti ve seçimlerin yapılmaması gerektiğini söyledi. Ancak rejimin başının seçimlerin zamanında yapılması gerektiği yönündeki talimatlarından esinlenen hükümet ve Bağımsız Seçim Komisyonu, seçimleri belirlenen zaman diliminde yapmak için adımlar atıyor. Her şeyden önce devlet medyası seçimlere katılımın öneminden dem vurdu. Anayasal hak ve insanların temsilcilerini seçme hakkı olduğu gerekçesiyle insanları seçimlere katılmaya çağırdı. Ürdün kamuoyuyla çelişen bir önceki kamuoyu yoklamasına ve sosyal medya platformlarında alaycı konuşmalara rağmen halk bu seçimlere katılımı reddetti.

Seçimler için önlemler alınıyor, sahada işaretleri açıkça görülüyor. Devlet medyası, katılımlar ve ihlaller üzerinde duruyor. İddia edildiği gibi anayasal hakkın etkinleştirilmesi Ürdün rejiminin umurunda değil. Tek umurunda olan şey, öncekinden daha yozlaşmış ve daha kötü yeni yasama meclisi seçimlerinin yapılmasıdır. Çünkü yasama meclisine yeni işlevsel rolü meşrulaştırmak için yeni bir görev tevdi edilecek, rejimin sömürgeciliğe olan bağımlılığı bu rolü gerektiriyor. Yasama meclisi, ya kâfir Batıya teslimiyet gösterecek ya Yahudi varlığı ile ekonomik veya normalleşme gibi yeni bir ihanet anlaşması imzalayacak ya da ülkenin kaynakları ve ümmetin akidesi üzerinde çekişen Avrupa (özellikle İngiliz) ve Amerika sömürgecileri arasında yeni uluslararası anlaşmanın bir parçası olacaktır…

Bu bir Amerikan hakkıdır. Rejim, Trump ya da Biden olsun ABD başkanının ve yeni Büyükelçisi Henry Wooster’ın diktelerine uyduğunu kanıtlamak için bu hakkı yerine getiriyor. Rejim, pandemi bahanesiyle seçimleri ertelemek veya iptal etmek zorunda kalsaydı, İngiliz ya da Amerikan rolü olsun uluslararası durumun ne üretebileceğine dair net bir vizyonu olurdu. Ya da zayıf seçim temsiliyle kaçınılmaz olarak zayıf bir temsilciler meclisi üretecek seçimlere devam edilecektir. Meclise rejimden istenen Amerikan gündemlerinin uygulanması havale edilecektir. Filistin sorununun çözümü ve maddelerini uygulamak ile ilgili Amerikan vizyonunu onaylayacaktır. Ek olarak anayasal monarşiyi, parlamenter hükümeti ve gerçek nüfus temsilini etkinleştiren yeni bir seçim yasası hazırlayacaktır. Bu yeni meclis, görev süresinin sonuna kadar devam edebilir ya da seçmenlerin gerçek temsilcisi olmadığı bahanesiyle kısa bir süre sonra feshedilebilir. Yeni bir seçim yasasına göre yeni bir meclis seçimi yapılabilir.

Müslüman ülkelerdeki egemen rejimler, ümmetin düşmanlarına bağımlıdır, emirlerine ve planlarına uyarlar. Bu planlar doğrultusunda İslam ve Müslümanlar ile mücadele ediyorlar, ihanet ve normalleşme anlaşmalarını uyguluyorlar… Bu tür yasama meclislerin varlığına gerek var. Bu çirkin eylemlerin sorumluluğunu insanlara havale etmek ve bu ihanetleri insanlara yüklemek için yalan yere insanların temsilcisi olduğunu iddia ediyorlar. Bu meclislerin onayladığı Wadi Araba ihanet anlaşması bunun en iyi kanıtı. “İslamcı” milletvekilleri bu meclislerin bir parçası olmuştur.

İslam, seçimleri onaylar ve yakında kurulacak olan Hilafet, ümmet meclisine halkın temsilcilerini seçmek için seçimler yapacaktır. Hilafet Devletinde seçimler, görüş bildirmek, İslam hükümleri temelinde yöneticiyi muhasebe etmek, denetlemek, zulüm ve sapkınlığa düşmesini önlemek için halkın temsilcilerini veya vekillerini belirleyecektir. Bu seçimler, demokratik kapitalist sistemdeki parlamento seçimlerinden farklıdır. Çünkü kapitalist sistemde seçimler, insan yapımı anayasa hükümlerine göre devleti muhasebe eden milletvekilleri üretir. Yasalar yaparlar ve onaylarlar. Bu nedenle temsilciler meclisi, İslam hükümlerine uygun olmayan bir yasama meclisidir. İslam’daki yasa koyucu sadece Allah’tır ve çünkü İslam, Müslümanların yasa koymasını yasaklar. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:
وَأَنِ احْكُم بَيْنَهُم بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ أَن يَفْتِنُوكَ عَن بَعْضِ مَا أَنزَلَ اللَّهُ إِلَيْكَ  “Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın.” [Maide 49] Bu nedenle, ne aday ne de seçmen olarak bu seçimlere hiçbir şekilde katılmak caiz olmaz.

Ey İnsanlar! Ey Ürdün halkı!

Biliyorsunuz, temsilciler meclisleri gayri meşrudur, arzularınıza ve kalkınma projelerinize samimi değillerdir. İktidar sisteminin çıkarlarını temsil ederler, bağımlılığı perçinlerler, sizi temsil etmezler. Kuruluşundan bu yana temsilciler meclisinin tarihi bunu kanıtlar. Devletin seçim hedeflerinden uzaktırlar. Bu seçimlerde aday olma niyetinde olan tüm samimi insanların, seçimlerden uzak durmalarının, seçimler gerçeğinin ve insanları dürüst bir şekilde temsil etmediklerinin farkına varmalarının zamanı gelmiştir. Rönesans projelerini hayata geçirmeyi, Yahudi varlığını yok eden ve sömürgeci kâfirleri ülkemizden kovan Hilafet Devletinin kurulmasını dört gözle bekliyorlar. Kâfirler, devletin tüm kaynaklarını boşa harcıyorlar, zenginliği için savaşıyorlar. Ayrıca insanların da bu seçimlere katılım göstermekten uzak durmalarının zamanı gelmiştir. Seçimler Tağuti hükümleri perçinler. Bu seçimlerin saçmalığının ve yasadışılığının bilincinde olan çoğunluk arasında olun. Bu gerçeği değiştirme kararlılığı gösterin. Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in değişim metodu ile çalışanlar ile birlikte çalışın, İslam davasını yüklenmek ve Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devletini kurmak için mücadele edin.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَجِيبُواْ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ  “Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Rasûl’üne icabet edin.” [Enfal 24]

H. 19 Rabiu’l Evvel 1442

 

Hizb-ut Tahrir

05.11.2020
 

Ürdün Vilayeti

 


...:-
  • Herhangi Bir Ülkede Hilal Görüldüğünde Ramazan Orucuna Başlanılması Farzdır

  • İşgal Altındaki Keşmir İhanetini ve Hindu Devletinin Bölgesel Egemenlik Tehlikesini Durdurun

  • El Burhan-El Hılu Anlaşması, Uluslararası Çatışmanın Bir Halkasıdır ve Sudan Halkına Karşı Bir Tuzaktır

  • Müslümanın Kanı Kâbe’den Daha Değerlidir Sadece Hilafet Bu Kanın İntikamını Alacaktır

  • Üçüncü Meclis Seçimleri Filistin Sorununun Tasfiyesinden Yeni Bir Bölümdür

  •