Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Askerlerin ve Sivillerin Egemenlik Mücadelesi Pakistan’ı Yıkımın Eşiğine Getirdi, Tek Kurtuluşumuz, Nübüvvet Metodu Üzere Raşidi Hilafetle Şeriatın Egemenliğidir

Son haftalarda yaşanan kaos, gerginlikler ve yıkıcı politikalar Pakistan’ı kasıp kavurdu. Bu siyasi krizin nedeni, yargıçlar, generaller ve politikacılar arasında yaşanan çatışmadır. Halkın yaşadığı gerçek sorunlar umurlarında değil. Sadece iktidar mücadelesi peşindeler. Mücadele Pakistan halkının yararına değildir. İnsanlar ciddi bir ekonomik sıkıntı içindeler ve derin bir umutsuzluk yaşıyorlar.

Yargıçlar, generaller ve politikacıların iktidar mücadelesi, derin bir toplumsal bölünme yaratmıştır. Sıradan Müslümanlar, silahlı kuvvetler içindeki çocuklarına karşı cephe aldılar. Mülkler tahrip edildi, kutsallıklar çiğnendi ve Müslüman kanı döküldü. Silahlı kuvvetleri kitlelerle karşı karşıya getirmek sadece Müslümanları zayıflatır. Bu, tıpkı sözde ‘Terörle Mücadele’ gibidir. Müslümanlar, Afganistan sınırında Amerika’nın sömürgeci çıkarlarını güvence altına almak için Müslümanlarla savaştı. Bu yüzden Pakistan, Hindistan cephesinde zayıfladı ve sonunda Hindistan, İslami toprak olan Keşmir’i gasp etti. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:
وَأَطِیْعُوا اللهَ وَرَسُوْلَهُ وَلَا تَنَازَعُوْا فَتَفْشَلُوْا وَتَذْهَبَ رِیْحُكُمْ  “Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider.” [Enfal 46]

Yargıçlar, generaller ve politikacılar, kendi aralarında iktidar mücadelesi verseler de devletin liberal ve laik olması konusunda hemfikirdirler. Pakistan’ın yönetici eliti, Amerika’nın dünya düzenine hizmet etmek için yetmiş yılı aşkın bir süredir laikliği uygulamaktadır. Bu laik devlette hem askerler hem de siviller kapitalist ekonomi politikalarını uyguluyorlar ve Pakistan’ın para birimini sürekli devalüe ediyorlar. Sömürgeci IMF’nin dayatmaları nedeniyle halk yoksulluk, enflasyon ve yoksunluk altında inim inim inlerken, tefeci yatırımcıların serveti artmakta, zengin kaynaklar küçük bir azınlığın elinde toplanmaktadır. Hem askerler hem de sivillere göre Pakistan Amerikan çıkarları için bir piyondur ve paralı asker olarak kullanılmaktadır.

Bu yönetici elit, yönetişim, ekonomi, yargı ve dış politikada İslam’ın söz sahibi olmaması gerektiği konusunda hemfikirdirler, sadece İslam’ın adını Pakistan’ın İslamsever halkının desteğini kazanmak için kullanıyorlar. Her zaman insan yapımı kararlara ve yasalara bağlılıklarını bildiriyorlar, bu yasaları Allah’ın indirdiklerinden üstün tutuyorlar. İktidardaki gruplar, siyasetin ve devletin temelinin kesinlikle İslam olmamasından yanadır. Bunu Batı’nın onayını almak, Batı tarafından tanınmak, övülmek, ayrıca Amerika’nın desteğini almak için yapıyorlar.

Egemen gruplar arasındaki çatışma 76 yıldır devam ediyor, bazen hafifliyor, bazen de şiddetli bir siyasi kriz olarak alevleniyor. Bazen sivil ve askeri liderlikler arasında çatışma yaşanıyor, bazen de ordu komutanının görevi konusunda ordunun kendi içinde bir çatışma yaşanıyor. Çatışmalar devam ediyor çünkü demokrasi, ölümcül iktidar mücadelelerinin garantörüdür. Demokraside insan yapımı yasama organı, açgözlü ve güçlü grupların yasa yapmasına izin verir. Yapılan bu yasalar o grupların çıkarlarını sağlar, iktidarda kalmalarını ve devletin kaynaklarını kontrol etmelerini garanti eder. Dolayısıyla demokrasi var olduğu sürece iktidar mücadelesi devam edecektir.

Ey Pakistan Müslümanları! Ordunun ve siyasi müttefiklerinin, şimdiki Halkçı Demokratik Hareket’in veya ondan önceki Adalet ve Uzlaşma Hareketi’nin ve yargıdaki müttefiklerinin başarısı bize bir fayda sağlamayacaktır. Hem sivil hem de askeri liderlik, sorunlarımızın temel nedeni olan kapitalist demokratik sistemi dayatmak istiyor. “Askeri ve sivil egemenlik” mücadelesi boşunadır. Hem sivil hem de askeri liderlik, ABD’nin sömürgeci dünya düzeninin egemenliğini güvence altına alıyor.

Bu bencil siyasete ve laik demokratik sisteme son vermenin, hayatımızı Allah’ın vahyine göre şekillendiren yeni bir siyaset ve yeni bir devletin temellerini atmanın zamanı gelmiştir. Nübüvvet metodu üzere Hilafeti kurmanın zamanı gelmiştir. Hilafet’te Halifeye itaat ve biat ancak Allah’ın indirdiği kanunlara göre hükmetmesi için verilir. Raşidi Hilafet’te Müslümanlar, İslam’ın eksiksiz ve kapsamlı bir şekilde uygulayıp uygulamadığı, insanların işlerini İslam’a göre güdüp gütmediği konusunda Halife’den hesap soracaklardır. Hilafet yargısı şeriat kanunlarına göre kararlar verir. Tüm devlet kurumları ve halk tamamen şeriat hukukunun üstünlüğüne boyun eğer. Kur’an-ı Kerim ve Nebevi Sünnetin kararı kesindir ve bağlayıcıdır.

Ey Pakistan Müslümanları! Hizb-ut Tahrir sizi Nübüvvet metodu üzere Hilafete ulaştırabilecek ve sizi İslam ile doğru yola iletebilecek tek partidir. Düşüncesinden ve istikametinden asla taviz vermez, çünkü düşüncesinin kaynağı İslam’dır. Metodolojisi şeri metinlerine dayanmaktadır. Onlarca yıllık mücadeleye dayalı ideolojik duruşu, iman atmosferin bir yansımasıdır. Küresel liderliği, yayınlarında belirttiği İslami öğretilere göre işlerinizi gütmeye muktedirdir. O halde Hizb-ut Tahrir gençleri ile ele ele Hilafet’i kurma görevinizi yerine getirin. Hilafet güneşi yeniden ümmetin üzerine doğana kadar dinlenmemek üzere azmedin.

Ey Pakistan silahlı kuvvetleri! Pakistan’da demokrasi, sizi iki grup arasında bırakıyor. Bir yanda askeri liderler var ve gücünüzü halkınıza karşı kullanıyorlar. Diğer yanda sahte sivil egemenlik iddiasında bulunanlar var, iktidar uğruna sizi hedef tahtasına koyuyorlar. Amerika’nın yirmi yıllık terörle mücadelesinde Müslümanları Müslümanlara karşı kırdırtan da aynı demokrasidir. Kanınızın ve terinizin bencil liderlikler için israf edilmesine son verin. Kanınızın ve terinizin Allah’ın dinini üstün kılmak için akıtılmasını istemez misiniz? Halkınıza karşı seferberliğe son verin. Keşmir’i ve Mescid-i Aksa’yı özgürleştirmek için seferber olmayı, tekbir getirmeyi istemiyor musunuz? Batının dinimizle mücadele düzenini destekleyen askeri egemenlik sizin için nasıl bir onur kaynağı olabilir? Yalnızca Allah’a itaatte şeref ve onur vardır. Gelin Nübüvvet metodu üzere Hilafetin kurulması için Hizb-ut Tahrir liderliğine nusret verin. Muhakkak ki Raşidi Hilafet müminlerin kalplerini ferahlatacak, İslam’ın Medine-i Münevvere’de kabile ve grupların kalplerini birleştirdiği gibi bölünmüş kalpleri İslam’ın nuruyla birleştirecektir.
وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعاً وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَةَ اللهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَاء فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِ إِخْوَاناً وَكُنتُمْ عَلَىَ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ النَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ  “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.” [Ali İmran 103]

H. 29 Şevval 1444

 

Hizb-ut Tahrir

19.05.2023
 

Pakistan Vilayeti

 


...:-
  • Bek-Abad Olayı: İşkence ve Uyduruk Suçlamalar

  • وَإِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدِّينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ “ Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, yardım etmek üzerinize borçtur.” [Enfal 72]

  • Ey Müslüman Ordular! Refah’ı, Cenin’i ve Tüm Filistin’i Siz Desteklemezseniz Kim Destekleyecek?

  • Daha Ne Zamana Kadar Devam Edecek Ey Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Ümmeti!

  • Ramazan Bitti, Bayram Geldi, İslam Ümmeti Hala Sıkıntılarla Boğuşuyor, Trajediler Her Taraftan Sarmış Durumda!

  •