Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Mübarek Toprak’tan İslam Ümmeti ve Ordularına Çağrı

Ey Müslüman orduları! Ey Subaylar! Ey Genelkurmay başkanları! Ey Askerler! Size Mescid-i Aksa’dan ve Haşim Gazze’deki yıkıntılar arasından Allah’ın şu çağrısıyla sesleniyoruz:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا مَا لَكُمْ إِذَا قِيلَ لَكُمُ انفِرُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ اثَّاقَلْتُمْ إِلَى الْأَرْضِ أَرَضِيتُم بِالْحَيَاةِ الدُّنْيَا مِنَ الْآخِرَةِ فَمَا مَتَاعُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا فِي الْآخِرَةِ إِلَّا قَلِيلٌ  “Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size “Allah yolunda sefere çıkın” denilince, yere çakılıp kaldınız! Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir.” [Tevbe 38]

Sizi Yüce Allah’ın şu sözleriyle uyarıyoruz:
إِلَّا تَنْفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَاباً أَلِيماً وَيَسْتَبْدِلْ قَوْماً غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْئاً وَاللهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ  “Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” [Tevbe 39]

Sabırlı mücahitler sahada sebat ve kararlılıkla cihat ederken, korkak düşman, uçakları ve havan toplarıyla uzaktan bombalıyor, evleri yıkıyor, kadınları, çocukları, yaşlıları öldürüyor. Daha ne bekliyorsunuz?

Söyleyin Allah aşkına, sizde Allah yolunda cihat tutkusunu uyandıran şey nedir?

Söyleyin Allah aşkına, konvoylarınızı ve ordularınızı Mescid-i Aksa’nın avlusunda ne zaman göreceğiz?

Mücrim hain yöneticiler, mücahitlerin kahramanlığını zillete, ihanete ve yenilgiye dönüştürmekte ısrar ediyorlar. Hain Sedat, Mısır ordusunun Ramazan ayında (Ekim) sergilediği kahramanlıkları, büyük bir ihanete dönüştürmüştü. Müslüman ordularının Mescid-i Aksa’ya ve Mübarek Toprak’taki mücahitlere yardım gevşekliği, ihanet ötesi bir ihanettir, Yahudi varlığını doğrudan desteklemektir, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in İsra’sını karşı sergilenen kahramanlıkların hainler tarafından yeni bir ihanete dönüştürülmesine olanak sağlamaktır. Mücahitleri sahada yalnız bırakıp kışlanızda zillet ve yenilgi içinde mi oturacaksınız?

Aşağılık insanlar, Gazze Şeridi’ni tamamen abluka altına aldıklarını, su, yakıt, gıda ve tıbbi malzemeyi kestiklerini duyurdular, peki siz ne yapıyorsunuz?

Gazze halkını bu kahramanca mücadelede yalnız bırakıp katliamlarında Yahudilerin suç ortağı mı olacaksınız? Yoksa Allah ve Rasûlüne yardım için Gazze’nin çağrısına yanıt verip taş üstüne taş bırakmayacak mısınız?

Allah yolunda mücahitler şu iki güzellikten birini umuyor: ya zafer ya da şehadet. Kim öldürülür ve şehit olursa, büyük bir kurtuluşa erer ve ne kadar çok olursa olsun şehitlerin sayısı Filistin halkının cesaretini kıramaz. Cesaretlerini kıran tek şey, Müslüman ordularının kendilerini desteklemedeki gösterdiği vurdumduymazlıktır. Bu ya hakkın ya da suçların ömrünü uzatır.

Ey İslam ümmeti! Ey insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet! Kalplerimiz acı içindeyken size sesleniyoruz. Kalplerinizin artık Allah’ın zikrine teslim olmasının zamanı gelmedi mi? Artık kulaklarınızın çağrımızı duymasının zamanı gelmedi mi? Artık ordularınızın Allah’ın çağrısına yanıt vermesinin zamanı gelmedi mi? Artık Allah ve Rasûlüne yardım etmenizin zamanı gelmedi mi? Bu ucube varlık, bir saat içerisinde tarumar ediliyor, daha ne bekliyorsunuz?

Bu harap varlığı Mübarek Toprak’ta tutan tek şey, sizi zincirlere vuran, Kudüs’ü özgürleştirmenizi engelleyen ajan yöneticilerdir. Peki siz ne yapıyorsunuz?
Ey Müslüman orduları! Ey Subaylar! Ey Genelkurmay başkanları! Ey Askerler! Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’i İsra’sını kurtarmak, büyük bir şereftir, korkaklar ve zayıflar bu şerefe erişemez. Bu büyük şerefe ancak samimi ve takva sahipleri erişebilir, zillet elbisesini çıkarıp, izzet örtüsüne bürünecek misiniz? Dininizle izzetli olarak ayağa kalkıp İslam ümmetinin izzet ve itibarını yeniden tesis edecek misiniz? Yoksa size ve ümmetinize her türlü zillet ve züllü tattıran ajan yöneticilerin boyunduruğu altında zelil bir şekilde yaşamaya devam mı edeceksiniz?

İslam’ı desteklemek, Hilafeti kurmak ve Kudüs’ü kurtarmak için sizden yardım istiyoruz. Eğer Allah’ın ve Rasûlü’nün çağrısına ve müminlerin çağrısına icabet ederseniz, büyük bir kurtuluşa erişirsiniz. Eğer yüzüstü bırakır, korkaklaşır ve yeryüzüne çakılıp kalırsanız, o zaman kurtuluşa erişemezsiniz. Sizi, size benzemeyen insanlarla değiştirmesi Allah’ın bir hakkıdır.
وَإِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْماً غَيْرَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُونُوا أَمْثَالَكُمْ  “Eğer O’ndan yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir, artık onlar sizin gibi de olmazlar.” [Muhammed 38]

Zalimler ve kâfirler bizi her taraftan kuşatsa da Mübarek Toprak Filistin’de biz hakka yardım etmeye devam edeceğiz. Biz, İslam’ı taşıdık, kalplerimiz imanla doludur, ahlaksızlar bizim zayıf, yardımcısız, gücümüz ve yardımcımızın olmadığını düşünebilir. Bu insanlar bilsinler ki, bizim sınırsız bir gücümüz var ki bu da Yüce Allah’ın gücüdür. Düşmanlarımıza gelince, güçleri ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın gücü ve kudreti karşısında sınırlıdır ve dağılmaya mahkumdur.

Amerika uçak gemileriyle gelsin, bütün kafir ülkeler filolarıyla Yahudi varlığını korumaya gelsinler, önemli değil, Allah’ın gücü ve kudreti ile bunların hiçbir faydası olmayacaktır. Yüce Allah’ın şu sözlerine inanmıyor musunuz?
إِنْ يَنْصُرْكُمُ اللهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْ وَإِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذِي يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِهِ وَعَلَى اللهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ  “Allah size yardım ederse artık sizi yenecek hiçbir kimse yoktur; eğer sizi yardımsız bırakırsa O’ndan sonra size kim yardım edebilir? Müminler yalnız Allah’a güvensinler.” [Ali İmran 160] Evet, eğer Allah bize yardım ederse bizi yenecek hiçbir kimse yoktur ve bu savaş bir turdur, Allah’ın bizim için ne kadar iyilik takdir ettiğini bilemiyoruz. Ama Mübarek Toprağın açık bir zaferin eşiğinde olduğundan eminiz. Nübüvvet metodu üzere Hilafetin askerleri Kudüs’e inecek, Yahudileri öldürmek, Allah Subhânehu ve Teâlâ ve Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesini gerçekleştirmek için diyar diyar dolaşacaktır. Buhari’nin, Abdullah bin Ömer’den rivayet ettiğine göre
سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ ﷺ يَقُولُ: «تُقَاتِلُكُمْ الْيَهُودُ فَتُسَلَّطُونَ عَلَيْهِمْ، ثُمَّ يَقُولُ الْحَجَرُ: يَا مُسْلِمُ، هَذَا يَهُودِيٌّ وَرَائِي فَاقْتُلْهُ “Ben, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’i şöyle buyururken işittim: Yahudiler sizinle savaşacaktır! Fakat neticede siz onlara musallat kılınacaksınız! Öldürme o kadar şiddetli olacak ki. Bir kaya parçası: ‘Ey Müslüman! Şu arkamda duran kişi bir Yahûdî’dir. Onu öldür!’ diye haber verecektir.” Müslim ise bu hadisi İbn Ömer’den, Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’den şu lafızla rivayet etmiştir:
لَتُقَاتِلُنَّ الْيَهُودَ فَلَتَقْتُلُنَّهُمْ، حَتَّى يَقُولَ الْحَجَرُ: يَا مُسْلِمُ، هَذَا يَهُودِيٌّ فَتَعَالَ فَاقْتُلْهُ “Sizler Yahudilerle muhakkak savaşacaksınız! Harp o kadar şiddetli olacaktır ki, hatta taş: Ey Müslüman! Şu arkamdaki bir Yahudi’dir! Gel de onu öldür!’ diyecektir. Sonra yeryüzü Güçlü, Aziz ve Hâkim olan Allah’ın zaferiyle aydınlanacaktır.

Allah’ım, bu iyiliği başkalarına ulaştır, Müslümanların kalplerini ona aç, onunla ferahlat, bize katından bir yardımcı ve sultan ver, dinine yardım etmek ve sözünü yüceltmek için bizi katından bir güçle destekle. Biz Senin kulların ve askerleriniz; bizi, dinini desteklemek ve kelimeni yüceltmek için seçtiğin kullarının en hayırlılarından eyle.

Allah bize yeter, O, ne güzel vekildir. Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun

H. 25 Rabiu’l Evvel 1445

 

Hizb-ut Tahrir

10.10.2023
 

Mübarek Toprak Filistin

 


...:-
  • وَإِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدِّينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ “ Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, yardım etmek üzerinize borçtur.” [Enfal 72]

  • Ey Müslüman Ordular! Refah’ı, Cenin’i ve Tüm Filistin’i Siz Desteklemezseniz Kim Destekleyecek?

  • Daha Ne Zamana Kadar Devam Edecek Ey Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Ümmeti!

  • Ramazan Bitti, Bayram Geldi, İslam Ümmeti Hala Sıkıntılarla Boğuşuyor, Trajediler Her Taraftan Sarmış Durumda!

  • “Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi.” [Bakara 185]

  •