Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Hizb-ut Tahrir / Avustralya’dan İslam Dünyası’nın Avustralya’daki Büyükelçiliklerine Açık Mektup

وَإِذَ قَالَتْ أُمَّةٌ مِّنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْماً اللهُ مُهْلِكُهُمْ أَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَاباً شَدِيداً قَالُواْ مَعْذِرَةً إِلَى رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
“İçlerinden bir topluluk, “Allah’ın helâk edeceği yahut şiddetli bir azapla cezalandıracağı kimselere ne diye öğüt veriyorsunuz sanki!” deyince onlar, “Rabbiniz katında bir mazeretimiz olsun diye; bir de sakınıp çekinirler ümidiyle” şeklinde cevap verdiler.” [Araf 164]

Rejimlerin, hiçbir koruyucusu ve yardımcısı olmayan küçücük bir halkın üzerine üşüştükleri bir dönemde Hizb-ut Tahrir/ Avustralya, halkı yalan söylemeyen bir lider ve güvenilir bir öğütçü olarak, İslam ümmetine yöneliyor. Batıdan güç alan işgalci Yahudi varlığı, Gazze şehri ve köylerinde terör estiriyor, taşları bile inleten bir barbarlıkla hastane ve okullara saldırıyor.

Bazıları bu trajediden dolayı acı içinde kıvranırken, bazıları da sanki duymuyormuş ya da görmüyormuş gibi davranıyor. Daha da kötüsü, tüm dünya olup biteni izlerken, kararlı bir şekilde müdahale edebilecek yetenekte olanların sahada esamesi okunmuyor. Yakın ve uzak İslam dünyasındaki kurulu rejimler, Mübarek Toprak Filistin’deki mazlum halkımıza yardım edebilecekken, Yahudilerin katliamları karşısında sessiz kalmayı yeğlemişlerdir. Bu, o rejimlerin tamamen mücrim Yahudi devletinin yanında yer aldıklarını gösteriyor. Bu nedenle Hizb-ut Tahrir / Avustralya şunu beyan ediyor:

1- Filistin meselesi, sömürgeci kafirin İslam ülkelerinde çizdiği yapay sınırları aşan salt İslami bir meseledir ve inancın bir parçasıdır.

2- İslami bir mesele olarak başlayan Filistin’deki çatışma, önce Arap sonra da Filistin meselesine indirgenmek için yoğun bir çaba sarf edilmiştir… Ancak devran tersine dönmüş ve Filistin meselesi İslami bir mesele haline gelmiştir ve İslam ile küfür arasındaki çatışmanın özetidir. Batı zaten buna göre hazırlık yapmıştır ve İslam ümmeti de aynısını yapmak zorundadır.

3- Bu meseleye yanıt olarak harekete geçen ümmet, etrafında kenetlenecek samimi bir Müslüman liderin özlemini çekmektedir. Rejimlerin Batılı efendilere köleliği, Filistin ve diğer yerlerdeki Müslümanların cesaretiyle hiçbir zaman boy ölçüşemez.

4- Batı’nın, Müslümanların iradesini baltalamak için hazırladığı plan ve entrikalar doğrultusunda değil, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın emirleri doğrultusunda müdahale edilmelidir. Ümmete ihanet edenler, ya son kullanma tarihi dolduktan sonra efendileri tarafından bir kenara atılanlar gibi olacaklar ya da bundan önce Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in ümmetinin gazabına maruz kalacaklardır.

5- Biz, güç ve kuvvet ehlini yöneticilerden yüz çevirmeye, Hizb-ut Tahrir’e nusret vermeye ve ümmetle ele ele Filistin’in kurtuluşuna doğru yürümeye çağırıyoruz.

H. 26 Rabiu’s Sânî 1445

 

Hizb-ut Tahrir

10.11.2023
 

Avustralya

 


...:-
  • وَإِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدِّينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ “ Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, yardım etmek üzerinize borçtur.” [Enfal 72]

  • Ey Müslüman Ordular! Refah’ı, Cenin’i ve Tüm Filistin’i Siz Desteklemezseniz Kim Destekleyecek?

  • Daha Ne Zamana Kadar Devam Edecek Ey Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Ümmeti!

  • Ramazan Bitti, Bayram Geldi, İslam Ümmeti Hala Sıkıntılarla Boğuşuyor, Trajediler Her Taraftan Sarmış Durumda!

  • “Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi.” [Bakara 185]

  •