Aya

istabl.
1953
HT logo
 
 
 
               
 

:::
:::
 

Bismillahi Al-Rahman Al-Raheem

Endonezya, Amerika İle Çin Arasındaki Çatışmanın Neresinde Yer Almaktadır?

Kuzey Kore’nin 23.11.2010 çarşamba günü Güney Kore’ye ait bölgelere füze saldırısında bulunmasının ardından iki ülke arasındaki gerilim arttı. Çin, Sarı Denizde ortak askeri tatbikat yapma kararı almalarının ardından Amerika ile Güney Kore’yi gerilimi tahrik etmekle suçladı ve Kuzey Kore’nin yaptığı şeyler karşısında sessiz kaldı. Bu gerilim, Amerikan dışişleri bakanı yardımcısının Amerika ile Çin arasındaki ilişkiyi Amerika’nın Asya’daki ajanlarının stratejik güvencesi olarak isimlendirmesinin ardından ortaya çıktı!

Nitekim 29.11.2010 tarihli Kombas gazetesi yaptığı analizinde, Kore yarım adasında yaşanan gerilimin Kuzey ile Güney Kore arasında olmadığını bilakis bunun aşağıdaki sebeplerden ötürü Amerika ile Çin arasındaki bir çatışma olduğunu yazdı:

Birincisi: Daha önce Amerikan Başkanı Barack Obama, Çin’den parasının değerini düşürmesini talep etmiş ancak Çin, bunun kendi sorunu olmayıp Amerika’nın iç sorunu olduğunu gerekçe göstererek buna şiddetle karşı çıkmış ve bunun üzerine Amerika’nın ticari bütçesi Çin karşısında zayıflamıştı. Bunun üzerine Amerika, Çin’e karşı düşmanca muamele etmek yerine dostça muamelede bulunmaya çalışmış ancak Çin, tutumunu değiştirmeyerek bunda ısrar etmiştir.

İkincisi: Amerika, Çin para birimi yuanın değeri üzerinde baskı oluşturmak için yüz milyarlarca dolar bastı ve yuanın değerini düşürmeyi başardı. Ancak bu defa da enflasyon sorunu ile karşı karşıya kaldı ve ekonomisi giderek zayıfladı.

Üçüncüsü: Çin’in Amerika karşısında gücü arttı ve bunun üzerine Obama, şu açıklamada bulundu: “Amerika, Çin’in ihtirasları ile sadece bu bölgede karşı karşıya kalmamıştır.”

Şimdi burada varit olan soru şudur: Özellikle Amerika, Endonezya hükümeti ile Kapsamlı Ortaklık adında bir anlaşma yapmışken Endonezya, bu sorunun neresinde yer almaktadır? Amerika’nın yanında mı yoksa Çin’in yanında mı yer almaktadır? Yoksa tarafsız bir tutum mu takınmaktadır? Gerçek şu ki bu krizin çıkmasını isteyen Amerika’dır. Zira Amerika, bu sayede kendi iradesine karşı çıkan Çin’i rahatsız etmeyi, onu Kuzey ile Güney Kore’nin askeri sorunlarına boğmayı ardından sıcak bir odağa kilitlemeyi, bölgenin güvenliğini tehdit etmeye çalıştığını göstermeyi dolayısıyla Asya ülkelerini Çin’e karşı tahrik ederek bu ülkeleri ondan uzaklaştırmayı amaçlamaktadır. Bütün bunlardan açığa çıkmaktadır ki mesele, Amerika ile Çin arasında olup Endonezya ile bir ilgisi yoktur. Dolayısıyla Amerika ile Çin’in Endonezya’yı şu veya bu tarafa çekmeye çalışmasına rağmen Endonezya’nın iki ülkeden herhangi birisinin yanında yer alması kesinlikle doğru değildir. Çünkü bu iki ülkeden birisinin yanında yer alması ne şimdi ne de gelecekte Endonezya’nın lehine olmayacaktır. İslam beldeleri içerisinde en büyük ülke olan Endonezya, müstakil bir iradeye sahip güçlü bir devlet olmalı ve bu anlamda gerekli imkanlara da sahiptir. Ancak akidesinde ve nizamlarında İslam akidesine ve ondan fışkıran nizamlara sahip olan kendi ümmetine dayanıp Nübüvvet Minhacı Üzere Hilafet Devleti haline gelmedikçe güçlü bir devlet olması imkansızdır. Zira izzet, Amerika’nın veya Çin’in yanında değildir. İzzet ancak Allah’ın elindedir.

وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لا يَعْلَمُونَ “Oysa izzet Allah’ın, Resulünün ve müminlerindir. Ancak münafıklar bilmezler.” [Münafikun 8]

Evet, Ey Müslümanlar! Allahuteala’dan sonra kendimize ve kendi gücümüze güvenmeliyiz. İşte Hilafeti kurma çalışması vecibelerini yerine getirmeleri için Müslümanların eline altın bir fırsat geçmiştir. Aksi takdirde Müslümanlar, selin köpüğü gibi birer köpük olarak kalmaya devam edeceklerdir. Zira Endonezya’yı sömürgeci kafirlerin devletlerinden bağımsız güçlü bir devlete dönüştürecek, Endonezya’yı ve Müslümanları Amerika ile Çin’in hakimiyetinden, vahşiliklerinden, ülkeyi ve insanları fesada boğmalarından kurtaracak, [لا إله إلا الله محمد رسول الله] rayesi altında dünyaya liderlik edecek, Müslümanların beldelerini ve ordularını Amerika’ya, Çin’e ve diğer küfür devletlerine karşı birleştirecek olan bizzat Hilafettir.

Ey Müslümanlar! Ey Kuvvet Sahipleri!

Ümmetin muhlis evlatlarıyla birlikte Hilafeti kurarak İslami hayatı yeniden başlatmaya çalışmak, sömürgeci devletlerin ülkenizi ve servetlerinizi yağmalamasından kurtarmak için elinize bir fırsat geçmiştir.

H. 27 Zilhicce 1431

 

Hizb-ut Tahrir

03.12.2010
 

Endonezya

 


...:-
  • Parlamento Seçimleri Saçmalıktır, Halkın Yararına Değildir, Ürdün Rejiminin Sömürgeciliğe Olan Bağımlılığına Hizmettir

  • Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e Yardım Etmenin ve Mescidi Aksa’yı Kurtarmanın Yolu, Hilafet ve Allah Yolunda Cihattır

  • Müslümanların Oyu: Pragmatik ve Anlamsız Mı Yoksa Haram Mı?

  • El Burhan ve Hamduk’un İhanet Trenine Binmesi, Düşmanlara Ajanlık Yaptıklarını ve Sadık Olduklarını Doğrular ve Hilafetin Kurulması Çalışmasını Kaçınılmaz Hale Getirir

  • Ey Dünya Bankası ve IMF Ajanları! Yeter Artık Bu Pahalılık, Yoksulluk ve Zillet!

  •